CUMHURİYETİMİZ 91 YAŞINDA

SorkunDer Başkanı

CUMHURİYETİMİZ 91 YAŞINDA

Milletleri var eden en güzel değerlerden biride milli bayramlardır.

Yurttaşların, birbirleriyle en iyi iletişim kurmalarına, tüm güzellikleri gönülden paylaşmalarına vesile olur.

Cumhuriyet Bayramımız, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyetimize kazandırdığı en büyük değerdir.

Cumhuriyetimizin 91. Yılını kutladığımız bugünlerde, zaman tünelinde hafızamızı bir yoklayıp şöyle bir gezinelim; bakalım. Nerelerden nerelere gelmişiz. Birçok badireleri atlatarak bugünlere geldik. Bağımsızlık savaşı veren mazlum Afrika ve Asya ülkelerine örnek olduk.

Bugün geldiğimiz noktada: Türkiye Cumhuriyetinin bu özelliğini çekemeyen fitne şer güçleri, ortalığı toza dumana katıp bulanık suda balık avlamak istiyorlar.

Bugünleri gören Atatürk, Gençliğe Hitabesi’yle durumumuzu ne güzel özetlemiştir. Fazla bir şey yazmama da gerek yoktur; sanırım. Yeniden bir daha bir daha okumak lazım.

Gençliğe Hitabenin Günümüz Türkçesi ile
Atatürk’ün Türk Gençliğine Hitabesi

Atatürk’ün Gençliğe Seslenişi:

‘’Ey Türk gençliği! Birinci görevin Türk bağımsızlığını, Türk cumhuriyetini sonsuza kadar korumak ve savunmaktır.

Varlığının ve geleceğinin tek temeli budur. Bu temel senin en değerli hazinendir. Gelecekte bile, seni bu hazineden yoksun bırakmak isteyecek iç ve dış düşmanların olacaktır. Birgün bağımsızlık ve cumhuriyeti savunmak zorunluluğuna düşersen, göreve atılmak için, bulunduğun durumun olanak ve şartlarını düşünmeyeceksin! Bu olanak ve şartlar, çok elverişsiz bir özellikte ortaya çıkabilir. Bağımsızlık ve cumhuriyetini yok etmek isteyecek düşmanlar, bütün dünyada eşi görülmemiş bir galibiyetin temsilcisi olabilirler. Zorla ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri ele geçirilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve ülkenin her köşesi eylemli olarak ele geçirilmiş olabilir. Bütün bu koşullardan daha acı ve daha tehlikeli olmak üzere, ülkenin içinde iktidara sahip olanlar duyarsızlık, sapkınlık ve hatta ihanet içinde bulunabilirler. Üstelik bu iktidar sahipleri, kişisel çıkarlarını işgalcilerin siyasi istekleriyle birleştirebilirler. Ulus fakirlik ve çaresizlik içinde yorgun ve bitkin düşmüş olabilir.

Ey Türk geleceğinin evladı! İşte, bu durum ve şartlar içinde bile görevin Türk bağımsızlık ve cumhuriyetini kurtarmaktır.

Gereksinim duyduğun güç damarlarındaki asil kanda bulunmaktadır!’’ (http://www.youtube.com/watch?v=rDso2ieu5KE)

Türkiye Cumhuriyeti, bize miras değil emanettir. Emanete ihanet etmeden bir hane kalana kadar sonsuza dek koruyacağız, sahip çıkacağız.

Sorkunlu da, milletimizin ortak değerlerinin yaşatılmasına neme lazım demeden her türlü katkıyı vermelidir.

Vatanımızı korumada ve savunmada, bayramlarda, düğünlerde, cenazelerde, hastalıklarda, afetlerde, komşu komşunun külüne muhtaç olduğu zamanlarda, gönülden gönüle bağ kurup birlik ve beraberlik içinde olmalıdır. Haslet duyduğumuz bu özellikleri hep birlikte ben demeden biz diyerek yaşatmalıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle, ortak paydası vatanımız olan tüm yurttaşlarımızın Cumhuriyet Bayramını, birlik ve beraberlik duygusu içerisinde coşkuyla kutlarım.

Herkese selam.
Sağlıklı ve mutlu kalın.
Hazırlayan: Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

KISSADAN HİSSE

Kıssadan Hisse. Ben ve biz birlikte varız. Sorkunluların da bu kıssadan hisse çıkarmaları gerekir diye düşünüyorum.

Çin’de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna astığı
testilerle dereden su taşırmış evine.
Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış. Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış; ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun tümünü taşır, ulaştırırmış eve.
Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış iki sene her gün bu şekilde geçmiş. Adam her iki testiyi suyla doldururmuş ama evine vardığında sadece 1,5 testi su kalırmış.
Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş . Fakat zavallı çatlak olan kusurlu testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece yarısını eve ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş. İki yılın sonunda bir gün,
görevini yapamadığını düşünen çatlak testi,ırmak kenarında adama şöyle
demiş: ‘Kendimden utanıyorum. şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene
kadar akıp gidiyor.’ Adam gülümseyerek dönmüş testiye; ‘göremedin mi? Yolun
senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu.
Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok.Çünkü ben başından beri senin
kusurunu, çatlaklığını biliyordum.. Senin tarafına çiçek tohumları ektim..
Ve hergün o yolda ben su taşırken,sen onları suladın. 2 senedir o güzel
çiçekleri toplayıp,masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın
olmasaydı evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim’ diye cevap
vermiş.

Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz her birimizin kendine has kusurları
vardır. Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı
ilginç yapan,mükafatlandıran, renklendiren. .
Etrafımızdaki her kişiyi,oldukları gibi kabullenin.. Onlardaki
kusurları değil, içlerindeki güzellikleri görün. . .

Can Dündar

http://www.uludagsozluk.com/k/k%C4%B1ssadan-hisse/

Derleyen : Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

KONYA BÜYÜKŞEŞHİR BELEDİYESİ EĞİTİM YARDIMI

Konya Büyük Şehir Belediyesi İl Sınırları içerisindeki İlk,Orta ve lise öğrencilerine Eğitim Desteği (Para Yardımı) yapmaktadır.Merkez dışındakiler çocuğunun öğrenim gördüğü okul müdürlüklerine 20 Ekim 2014  Tarihine kadar başvuru yapabilirler.(Linkteki Bilgileri okuyup, şartları uyanlar başvuru yapabilir)

http://www.konya.bel.tr/sayfadetay.php?sayfaID=1584

KURBAN BAYRAMI (2014)

Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

Bayramlar, dini olsun, milli olsun, milletlerin ortak değerlerinin buluştuğu odak noktalarıdır. Yurttaşların, birbirleriyle en iyi iletişim kurmalarına, tüm güzellikleri gönülden paylaşmalarına vesile olur.

Sorkunlu, milletimizin ortak değerlerinin yaşatılmasına neme lazım diyerek duyarsız kalamaz.

Bayramlarda, düğünlerde, cenazelerde, hastalıklarda, afetlerde, komşu komşunun külüne muhtaç olduğu zamanlarda, gönülden gönüle bağ kurup birlik ve beraberlik içinde olmalıdır. Haslet duyduğumuz bu özellikleri hep birlikte ben demeden biz diyerek yaşatmalıyız.

Bir Sivil Toplum Kuruluşu olan Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanışma Derneğimiz, Sorkunlu  hemşehrilerimizin dayanışmasını ve kalkınmasını geliştirmek için yönetim olarak elinden geleni yapmaktadır.

Halkımızın gönülden vereceği maddi manevi desteklerle, Derneğimiz daha güzel işleri gerçekleştirecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle, kesilen her kurbanın, milletimizin ortak değerlerine katkı vermesi dileğiyle tüm hemşehrilerimin ve SorkunDer’i izleyen herkesin kurban bayramını içtenlikle kutlarım.

Herkese selam.
Sağlıklı ve mutlu kalın.
Hazırlayan:Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

SÖYLEŞİ TOPLANTILARI

Söyleşi Toplantısı (28/09/2014)

Değerli Sorkunlular, geleneksek aylık söyleşi toplantılarımıza devam ediyoruz.Toplantılarımızı bundan böyle Bozkır ve Çevresi Dernekleri Federasyonunda(İhsaniye Mahallesi İnce Minare Sok.Nu:29/1 Selçuklu-Konya) yapacağız. Federasyonumuza, her ayın son pazar günü toplantı salonunu bize tahsis ettiği için Federasyon Başkanı Burhan Yılmaz’a SorkuDer Yönetim Kurulu olarak teşekkür ederiz.

Bu ayki toplantımızı, 28 Eylül 2014 Pazar günü saat 16.oo da gerçekleştirdik.Yurt dışında çalışan hemşehrilerimizin de(Almanya’dan Ramazan Gevenli,Hollanda’dan Hasan Aydın) katılması bizleri ziyadesiyle memnun etti.

Bu toplantıda toplumsal kültürümüzün özelliklerine değinerek; yapılması gerekenler konusun da karşılıklı fikir alış-verişinde bulunduk.

Sorkunlunun birlik ve beraberlik içerisinde olması için; hiç kimsenin maddi menfaat beklemeden çalışması, faaliyetlere destek olması gerekir. Sorkunlu, toplu yaşama kültürünün  gerektirdiği toplumsal işleri yapabilmeli. Mahalle ve kişi ayırımına girmeden cenazelerini kaldırabilmeli,maddi ve manevi desteğe ihtiyacı olan yaşlılara yardım etmeli, evlatlarını askere gönderebilmeli, gençleri evlendirmeli, yurdumuzun değişik yerlerinde eğitim gören çalışkan fakir öğrencilere yardım yapmalı. Köyümüzün okulunu,mahallemizin yollarını,sulama kanallarını,çeşmelerini,camilerini, parklarını bahçelerini,mezarlarını tüm ortak alanlarını komşuluk haklarına riayet ederek başkalarına zarar vermeden kullanabilmeli.

Bu konuları, enine boyuna irdelenip tartışılabileceği, öncülük edebileceği Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanış Derneği gibi bir sivil toplum kuruluşunuz var.Derneğinize sahip çıkın.Sorkun kültürünü gelecek kuşaklara aktaralım.

Herkese selam.

Sağlıklı ve mutlu kalın.

Hazırlayan:Hüseyin Çetin-Sorkun-Der Başkanı

DERNEKTEN BİR HİBE DAHA

Muhtar Veli Akgül ve Dernek Başkanı Hüseyin Çetin

DERNEKTEN BİR HİBE DAHA

Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu, Bozkır Sorkun Mahallesi İlk Öğretim Okulunda ‘’Bilişim Odası’’ oluşturduktan sonra şimdi de Bozkır Sorkun Mahallesi Muhtarlığımızın makam odasına Bilgisayar ve donanımlarını hibe olarak temin etti. Sorkun Dernek Başkan Yardımcısı Mehmet Başaran, bilgisayar kurulumunu bizzat kendisi yaptı. Muhtar Veli Akgül, yapılan hibeden dolayı çok mutlu olduğunu belirtti. Dernek Yönetim Kuruluna çok  çok teşekkür ederim; dedi. Ben de mahallemiz için gece gündüz çalışıp halkımızın sorunlarına çözüm üreteceğim; dedi.

Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanışma Derneği Başkanı Hüseyin Çetin: Dernek olarak hibe etmiş olduğumuz bilgisayar ve donanımların, halkımızın hizmetinde güzel işlere vesile olmasını dilerim. Muhtarımız Veli Akgül’ü istekli heyecanlı çalışmalarından dolayı tebrik ederim. Konya Büyük Şehir Belediyesi ve Bozkır ilçe Belediyesi ile eş güdümlü çalışırsan Sorkun’a daha çok yatırım alabilirsin. Biz de Dernek olarak, Sorkun Mahallemiz için elimizden geldiğince yardım ve çalışmalarımızı sürdüreceğiz; dedi.

Hazırlayan: Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

30 Ağustos 2014

Türk tarihine altın harflerle yazılmış olan 30 Ağustos Zaferi, Türk milleti için son derece önemli bir zaferdir. Başkomutan Mustafa Kemal’in bizzat yönettiği meydan muharebesi sonucunda, düşman vatan topraklarından tamamen atılmış, bu sayede düşman işgaline nihayet bir son verilmiştir.

Yaşadığımız bu toprakları, vatan yapan şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ederek; tüm hemşehrilerimin, 30 Ağustos Zafer Bayramını içtenlikle kutlarım.

30 Ağustos Zafer Bayramının Anlam ve Önemi :

Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, koşulları itibariyle Türk topraklarının tamamen işgalini hedef alıyordu. 10 Ağustos 1920’de yine Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması da Türk milletinin yok sayılmasına neden olan çok ağır koşullar içeriyordu. Türk milleti bu antlaşma hükümlerini hiçbir zaman kabul etmediğini, Atatürk’ün önderliğinde başlattığı bağımsızlık mücadelesi ile bütün dünyaya ilan etmiştir.

19 Mayıs 1919’da Atatürk’ün Samsun’a gelerek başlattığı bağımsızlık mücadelesi adeta bir çığ gibi büyümüş, yapılan kongreler ile birlikte daha da sağlam bir milli hareket haline dönüşmüştür. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması ile memleket yönetiminin halkın kendisine verilmiş olması, milli mücadelenin zaferle sonuçlanmasındaki ki en büyük etkenlerden biri olmuştur.

Vatanın ve milletin bağımsız bütünlüğünü korumanın yolunun, düşmanla top yekun mücadele edilmesiyle mümkün olacağı fikrine sahip olan Meclis, bir çok önemli kararlara imza atmış, düzenli ordu kurularak ilk olarak Doğu’da Ermeni çetelerine karşı önemli başarılar elde edilmiştir. Elde edilen her başarı halkın moral gücünü yüksek tutmuş, İnönü Muharebeleri ile Batı’da Yunanlılara çok ağır kayıplar verdirilmiştir. 23 Ağustos-12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesi ile Yunanlılar büyük bir bozguna uğratılmış, bu savaş sonrasında TBMM tarafından, Mustafa Kemal’e “Gazi” unvanı ve “Mareşal” rütbesi verilmiştir.

Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı’nın Türk ordusu tarafından kazanılması ile artık büyük zafere çok yaklaşılmıştır. Düşmanın son bir harekat ile vatan topraklarından atılması için tüm hazırlıklara son hızıyla devam ediliyordu. Tahrip olan toplar onarılmış, silah ve cephaneler temin edilmiş, Güneydeki Türk birlikleri gizlilik içerisinde Batı cephesine kaydırılmış, ordu taarruz eğitiminden geçirilmiş böylelikle 1922 yılı Ağustos ayına kadar tüm hazırlıklar tamamlanmıştı.

Başkomutanlığını Gazi Mustafa Kemal’in yaptığı ordumuz 26 Ağustos 1922’de düşmana karşı taarruza geçerek bir saat gibi kısa bir sürede düşman mevzilerini ele geçirdi. 30 Ağustos günü çember içine alınan düşman kuvvetleri yok edilirken, elde edilen esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis’te bulunuyordu. Bu savaş Mustafa Kemal’in önderliğinde yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.

Büyük Taarruz’un başarı ile sonuçlanmasının ardından kaçan düşman askerleri İzmir’e kadar takip edilerek 9 Eylül 1922’de İzmir’inde kurtarılması ile yurdumuz tamamen düşmanlardan temizlenmiş oldu.

Türk’ün olağan üstü gayret ve gücünü tüm dünyaya göstermiş olması açısından büyük bir öneme sahip olan 30 Ağustos Zaferi, milli bir bayram olarak her yıl büyük bir coşku içerisinde kutlanmakta, dosta güven, düşmana korku veren kahraman ordumuzla milletçe gurur duymaktayız.

Not: Türklerin Kurtuluş Savaşı’nı zaferle sonuçlandırmasının ardındanSevr Antlaşması hiçbir zaman yürürlüğe girmemiş, 23 Temmuz 1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması uygulamaya konulmuştur.

http://www.ataturkdevrimleri.com/yazi-1010-30-agustos-zafer-bayraminin-anlam-ve-onemi.html

Hüseyin Zeybek Oğlu Mahmut’u Evlendiriyor

Hüseyin Zeybek Oğlu Mahmut’u evlendiriyor.

Genç çiftlere, Allah’dan yaşam boyu sağlık,mutluluk ve başarılar dilerim.
Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

Hüseyin Zeybek Düğün Davetiyesi
















Hüseyin Zeybek Düğün Davetiyesi

SORKUNDER YOLA DEVAM EDİYOR

SORKUNDER

Değerli Üye, Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu,01/06/2014 günü yaptığı toplantıda, hemşehrilerimizin yoğun istekleri doğrultuda derneğin kapatılmaması kararına varıldı.Olağanüstü Genel Kurul kararı iptal edildi.

Bizlere gönülden destek veren herkese teşekkür ederiz.

SorkunDer, Temmuz /2014 ayından itibaren İhsaniye Mahallesi İnce Minare Sok. 1. Nizam Ap. Nu: 29/1 Selçuklu/Konya adresine taşınacak.

Tüm hemşehrilerimize selam ve hürmetlerimi sunarım.

Sağlıklı ve mutlu kalın.
Hazırlayan: Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkan

BİLİŞİM ODASI

Sorkun'a Yolculuk

Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu, Bozkır Sorkun Mahallesi İlk Öğretim Okulunda ‘’Bilişim Odası’’ oluşturdu. Bilgisayar ve donanım malzemeleri Sorkun İlk Öğretim Okulu Müdürü Cenap Cengiz’e teslim edildi. Okul Müdürü Cenap Cengiz: Derneğiniz, okulumuz çocuklarının, bilgi çağının olanaklarından yararlanmaları için güzel bir yatırım yapmıştır; dedi. Dernek Yönetim Kurulu Başkanı

Hüseyin Çetin’e ve üyelerine ayrı ayrı teşekkür etti.

Sorkun Derneği Başkanı Hüseyin Çetin’de: Bu topraklarda doğup büyümenin bir minneti olarak okulumuza küçükte olsa bir katkı sağlamanın mutluluğunu yaşamaktayım dedi. Bizler, söğüt çubuklarından çakı ile harf yaparak okumayı öğrendik. Bu bilgisayarlar da, gelecekte ki çocuklarımıza da fare ile tık der gibi araç olur; inşallah dedi.

Çocuklarımızın yaşamı kolaylaştıracak güzel bilgilere ulaşması dileğiyle ‘’Bilişim Odası’’  Sorkun İlk Öğretim Okuluna hayırlı olsun dileklerinde bulunarak okuldan ayrıldılar.

Hazırlayan: Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

Sorkun'a Yolculuk

Sorkun'a Yolculuk

Sorkun'a Yolculuk

Sorkun'a Yolculuk

Sorkun'a Yolculuk

Sorkun'a Yolculuk

Sorkun'a Yolculuk

Sorkun'a Yolculuk

Sorkun'a Yolculuk

Sorkun'a Yolculuk