Söyleşi Toplantısı

0

SorkunDer, Söyleşi Toplantısı

Aylık Söyleşi Toplantısı,27.03.2016

Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanışma Derneği (SorkunDer) her ayın son pazar günü yaptığı ”Söyleşi Toplantıları”na hemşehrilerimizin ilgisi her geçen gün artmaktadır.
Eski Belediye Başkanı Abdurahman Keşir, Emekli Albay Mehmet Akgül’de katıldılar. Çok verimli bir toplantı oldu.

Abdurahman Keşir, köyümüzün kuruluşundan 1400 lü yıllardan (1482) bugüne kadar geçirdiği evreleri, idare yapısı, coğrafi sınırlarındaki komşu ilçe ve köylerle olan mücadelelerini bazen dramatik, bazen esprili bir dille anlattı.

En sıkıntılı konuların: Yayla otlakları ve sınırları, Dipsiz Göl çevresindeki yapılaşmalar,Sarıot Gölünün sulama veya enerji amaçlı baraj yapılması konuları olduğunu belirtti. Kendi döneminde yapılan işler hakkında bilgileri hemşehrilerimizle paylaştı.

Dernek üyemiz Ahmet Kıllıbaş’da köylülerin yaşamlarına ait anılarını anlattı.

Emekli Albay Mehmet Akgül’de kuru pasta alıp gelmiş; sağ olsun. Dernek Başkan yardımcımız Mehmet Başaran’da arkadaşlara güzel bir çay yapmış.Dernek Yönetim Kurulu Üyemiz Musa Keşir’de servisleri yaptı. Hep birlikte hemşehriler olarak çaylı pastalı hoş bir sohbet yaptık. Anılarımızı paylaştık.

Biz de dernek olarak yapabildiğimiz kadarı ile Türkiye’nin ve Dünya’nın değişik yerlerine yerleşmiş hemşehrilerimizi SorkunDer şemsiyesi altında buluşturmak. Yeter ki hemşehrilerimiz, biz gönüllü çalışanlara ilgi gösterip yardımcı olsunlar.

Hemşehrilerimizin güzel tepkileri, gönüllü çalışma şevkimizi artırıyor.


Sağlıklı ve mutlu kalın.


Hazırlayan:Hüseyin Çetin-Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanışma Derneği Başkanı(SorkunDer)

Çanakkale Zaferi 101 Yaşında

0

Gelibolu Yarımadası

Çanakkale Zaferinin 101. yılı kutlu olsun.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.Ruhları şad olsun.
Şimdilerde bu ülkeyi bölmeye çalışanlar da kahrolsun.


BİR YOLCUYA
( Bu şiir Gelibolu yamaçlarında yazıldı.).

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın, Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda, Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda, Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele, Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğuldu sele, Mübarek kanını kattığı yerdir.

Düşün ki, hasrolan kan, kemik, etin, Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda, bütün milletin, Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

NECMETTİN HALİL ONAN

Bakımevi ve Huzurevi Ziyareti

0

Yazır Bakımevi

Sorkun Kasabası Kalkınma Ve Dayanışma Derneği (SorkunDer), Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çetin, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Başaran ve Sorkunlu Onursal Üyemiz Emekli Kurmay Albay Mehmet  Akgül’den oluşan bir heyetle  Konya Yazır Engelliler Bakımevi ve Konya Huzurevi’ne 04.03.2016 tarihinde ziyaretlerde bulunduk.

İlk ziyaretimizi Özel Yazır Engelliller Bakımevine gerçekleştirdik.

Bakım Evi işletmecisi Durmuş Ali Akıllı, ziyaretimizi büyük bir memnuniyetle kabul etti.

Bizleri bakımevi bahçesinde karşıladı. Yönetim Odasında türk misafirperverliğine yakışır bir şekilde ağırladı. 90 kişi mevcutlu bakımevi hakkında bilgiler verdi.

Yazır Bakımevi

Görme Engelli Emekli Sosyal Hizmet Uzmanı Ramiz Düzenli, Sorkun Dernek Başkanı olarak daha önce ziyaretimden dolayı hatırladı ve tanıdı. Sosyal Hizmet Uzmanı hastalarını ziyarete giderken, hizmetliye beni kör götürür gibi götürme, ben rahatlıkla gidebilirim; dedi. İnsan yeter ki gönülden hizmet etsin.

O zaman hiçbir şey engel sayılamaz; dedim ve beni onayladı.

Hastalarını da tek tek isimleri ve memleketleriyle birlikte hepsini bize tanıttı. Mükemmel bir hafızaya sahipti. Bizim göremediklerimizi o, gönül gözüyle görüyordu. Hastalarına hiç hayır, olmaz demeyip olumlu yanıtlar veriyordu.Etkinlik Odalarındaki ve katlarlarda yatan hastaları tek tek ziyaret ettik. Hastaların birçoğu bizleri coşkuyla karşıladılar. Memleketlerinden akrabaları köylüleri gelmiş gibi sarıldılar, kucaklaştık. Bir kısmı da kaderine küsmüş, buralara getirenlerin biz olduğumuzu sanıyor gibi konuşmak istemedi.

Yazır Bakımevi

Onursal Üyemiz Mehmet Akgül’ün aldığı ikramları tüm hastalara dağıtarak; ziyaretimizi sonlandırdık.

Burada kalmakta olan Sorkunlu Hasan Göğer ile de görüştük. Bura da kalmaktan buruk bir memnuniyeti vardı. Her hangi bir ihtiyacın var mı diye sorduğumuz da yorgun solgun bir ifadeyle yok; dedi. Ama, köye götürelim mi dediğimizde de yüzü hemen gülüverdi. Köydeki çocukluk arkadaşı Çeto Musa’yı sordu. Ona selam söyleyin; dedi.

Durmuş Ali Akıllı Bey, öğle yemeği ikram etti. Ziyaretimizden çok memnun olduğunu, her zaman beklediğini ifade etti.

SorkunDer olarak çalışmalarından dolayı kendisin tebrik ettik. Bizleri ağırlamasından dolayı teşekkür ettik.

İkinci ziyaretimizi de Konya Dr.İsmail Işık Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü’ne yaptık.

Burada da Huzurevi Müdürü Osman Baybağan ve Sosyal Hizmet Uzmanı Müdür Yardımcısı Hasan Güven heyetimizi makamında ağırladı. Huzurevi genel işlevleri hakkında bilgi alış verişinde bulunduk. Hoş bir sohbet havasında güzel bir toplantı yaptık.

Sivil Toplum Kuruluşunda (STK) gönüllü çalışan bizler gibi, Osman Bey olsun Hasan Bey olsun devletin maaşlı bir memurlarından öte gönüllü birer çalışanlarıydı; sanki.

Konya Huzurevi

Hasan Bey ile Sorkunlu Ümmü Göğer’in kaldığı katı ziyaret ettik. Odalar gayet temiz, kalanlar bakımlı, bakanlar da güler yüzlü idiler.

Odaya girdiğimizde hepsinin yüzü gülüyordu. Hepsinin ellerini öptük. Onlar da bizi sarılıp kucaklayıp öptüler. Ilgın’lı yaşlı Emine Teyze: Siz gelince san ki akrabalarımız köylülerimiz gelmiş gibi oldu. Çok sevindik. Sizler bizim elimizden tuttunuz sevindirdiniz; Allah’da sizlerin ellerinden tutsun sevindirsin. Eşlerinize çocuklarınıza selam söyleyin. Allah onlara da sağlık afiyet versin; dedi.

Konya Huzurevi

Fatma Göger, zorda olsa Dernek Başkan Yardımcısı Mehmet Başaran’ı Sarı Mehmet olarak tanıdı. Bizleri de konuştukça tanıdı. Bizimle konuşurken çok heyecanlı ve yüksek sesle konuşuyordu. Kısa süreye daha çok konuşma sığdırma telaşındaydı; sanki. Aklına gelen tüm akranlarını sordu. Nasıllar, ne yapıyorlar; diye. Benim aklıma gelmeyen birçok kişiyi saydı, selam söyleyin dedi. Bana da bizim mahalleye Kızılçal’a, Değirmenci Ali Karabacak Dayıma gelin gelen Şaziye’ye çok selam söyle dedi.

Bir daha geldiğinizde bana boncuk getirmeyi unutmayın; diye tembihledi.

Vedalaşırken bizleri birer evlatları imiş gibi dua ederek uğurladılar. Bu ayrılış bizler de bir burukluk oluşturdu. Gün gelip bizlerde rol değiştirip buralara gelebiliriz; diye içimden geçti.


Konya Huzurevi

Hasan Bey, heyetimizi diğer bölümleri de gezdirdi.

Ziyaretimizi soğuk yağışlı (04.032016) Mart gününde yaptık. Hasan Bey kafeteryada bize çay ikram etti.  İçimizi çay değil, çalışmaları hakkında genel bilgileri ısıtıyordu. Projeleri arasında ilçe merkezlerinde küçük bakım ve yaşam evleri kurarak yaşlıların, yakınları ile daha kolay ve sık görüşmelerini sağlayarak moral uyumlarını sağlayabilmek; dedi. Heyet olarak bu projenin uygulanabilir ve çok yararlı olacağını belirttik. Bu konu da Toplu Konut İdaresinin (TOKİ)nin konut temin edebileceğini dile getirdik.

Hasan Bey ziyaretimizden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Biz de SorkunDer olarak çalışmalarından dolayı kendisini tebrik ettik.


T.C.Devleti, Sosyal devlet olmanın gereği, huzur evleri olsun bakımevleri olsun kurarak sorumluluğunu yerine getirmiştir.

Allah, milletimize devletimize zeval vermesin.

Hazırlayan : Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

2.Uluslararası Tarih, Kültür, Turizm ve Tarım Sempozyumu (Bilgi Şöleni)

0

2.Uluslararası Tarih, Kültür, Turizm ve Tarım Sempozyumu (Bilgi Şöleni)
(GEÇMİŞTEN GELECEĞE BOZKIR)
06 – 07 – 08 Mayıs 2016 -KONYA
Bozkır zengin bu sosyal birikiminin yanında dokuz bin yıllık bir tarihin mirasçısıdır. Bozkır’ın 100 km. kuzeyinde olan Çatalhöyük dokuz bin yıl önceki bir Çarşamba Suyu uygarlığı idi. Bilindiği gibi Çarşamba Suyunun en önemli kaynaklarından “Bozkır Kolu” Bozkır topraklarından doğar ve bölgeye hayat verir. Çatalhöyük duvar resimlerindeki av sahneleri ve buradaki kazılarda elde edilen kurşun eserler bölge coğrafyası ile ilişkilidir.
Tarihi çağlarda bölgede Luvi kökenli halklar yaşamıştır. Bu halklardan İsaurialılar Pers, Grek, Roma ve Bizanslılara karşı bin yılı aşkın özgürlük savaşları vermişlerdir. Bu nedenle bölge Antik Çağ’da İsauria Bölgesi olarak bilinmektedir.
Bizanslıların asimilasyon politikaları ile boşalan bölge nüfusu Türklerin XI. Yüzyılda bölgeye gelmesi ile Bozkır adını almıştır. Bölgenin adını aldığı “Bozkır’ın Selçuklular döneminde bir bey adından geldiği ya da bir bölge adından kaynaklandığı araştırmacılar tarafından tartışılan bir husustur. Osmanlı dönemi nahiye merkezine verilen Sırıstad adının da kökenleri tartışılan bir konudur.
Birçok köy, mezra ve yaylasında türbe, yatır ve erenleri ile bir Türk-İslam kültür dünyasının parçası olan Bozkır’ın dünü ve bugünü daha önce bir sempozyumda ele alınmıştı. İkincisini düzenlemeyi planladığımız Uluslararası bir sempozyumda “Bozkır’ın Coğrafi, Tarihi, Folkloru, Turizmi ve Tarımı” tartışılacaktır. Bozkır insanının geçmişteki tecrübesi günümüzdeki enerjik yapısı ve geleceğe olan ümitvar bakışı bu sempozyuma kalkışmamız için en büyük cesaret kaynağımız olmuştur.
Selçuk Üniversitesi, Konya Valiliği, Kültür Bakanlığı, Türk Tarih Kurumu, Konya Büyükşehir Belediyesi, Bozkır Kaymakamlığı, Bozkır Belediyesinin katılımları beklenmektedir.
Sempozyum Yürütme Kurulu adına:
Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hasan Bahar
Ve
Bozkır Dernekleri Federasyonu Başkanı Burhan Yılmaz

Bozkır, Konya’nın güneyinde Akdeniz Bölgesinde yer alan ilçelerinden biridir. İlçenin doğusunda Konya’nın Hadim, Güneysınır; kuzeyinde Çumra ve Akören; batısında Ahırlı ve güneyinde Antalya’nın Gündoğmuş ilçeleri ile çevrilmiştir. Yüksek Toros Dağları’nın orta kesimindeki ilçe toprakları dikey olarak kuzeyden Konya Ovası, güneyde Akdeniz, yatay olarak doğuda Göksu, Çarşamba Suyu ve Suğla havzalarını birbirine bağlar. Bu özelliği ona bölgenin en büyük pazar merkezi olmasını kazandırmıştır. Yakın tarihimizde yaz mevsiminde güneydeki Antalya ilçeleri ile kuzeydeki Konya ilçelerinin yaylacılarını buluşturan bu merkez, kış aylarında ise bölgedeki yoğun kış şartları nedeni ile nüfusunun çalışma gücünü, Batı Anadolu illerine mevsimlik işçi olarak gönderiyordu. Bu bölgeler arasındaki bu dışa açık karakteri son yıllarında ilçenin dış dünyaya açılımına yol açmış ve tanınırlığını sağlayan başlıca faaliyetlerden biri olmuştur.

http://www.bozkirsempozyumu.com/


Doç.Dr. Osman Tugay S.Ü.Rektör Danışmanı Oldu

0

Doç.Dr.Osman Tugay

Görevli olduğu okul: Selçuk Üniversitesi
Fakülte: Fen Fakültesi
Bölümü: Biyoloji

Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü danışmanlığına atanan
Doç.Dr.Osman Tugay kardeşimizi
tebrik eder,başarılarının devamını dileriz.
Dernek üyemiz, Sorkunlu ve Bozkırlı olarak gurur duyuyoruz.
Bozkır ilçemizin bütün insanları gibi mert, doğrucu, düzgün, cesaretli, adı akçalı hiçbir şaibeye karışmamış bilim adamı olarak Selçuk Üniversitesi’nin gelişmesine katkı vermesini bekliyoruz.
Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı


Doç.Dr.Osman Tugay


Doç.Dr.Osman Tugay

Doç.Dr.Osman Tugay

YAŞAMA DAİR ALINACAK DERSLER

0

Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

ŞAŞKINLIK AMA NEDEN?

İnsanlar şaşkın. Her kafadan bir ses çıkıyor. Herkesin yüzünden düşen bin parça. Sokakta trafikte, evde, işte hep bir gerginlik, telaş, stres var. Akıl, mantık, izan, ölçü, sabır, tahammül, sevgi saygı kavramaları anlamını yitirmiş durumda. Suçlamalar, hakaretler, keyfilikler, istismarlar, yalanlar, dolanlar, talanlar almış başını gidiyor.

Kimi din adına, kimi çağdaşlık adına, kimi bilim adına, kimi şeytan adına; konuşuyor yazıyor, eleştiriyor, öneriyor, bağırıyor, çağırıyor. Ancak herkes bildiğini okuyor.

Güç ve yetki sahipleri, yandaşı candaşı yoldaşı, mutlu mu mutlu. Kim mutsuz, huzursuz?

Eflatun’a İki Soru Sormuşlar;

Birincisi, İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir ?
Eflatun tek tek sıralamış,
Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.
Ne var ki çocukluklarını özlerler.
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.
Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler.
Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar.
Sonuçta, ne bugünü, ne de yarını yaşarlar.
Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar.
Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.
-Peki sen ne öneriyorsun?
Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın !
Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.
Önemli olan; hayatta, en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır.
04 yaşında başarı donuna işememektir.
12 yaşında başarı arkadaş bulabilmektir.
16 yaşında başarı araba sürebilmektir.
20 yaşında başarı seks yapabilmektir.
35 yaşında başarı para kazanabilmektir.
50 yaşında başarı çok para kazanabilmektir.
60 yaşında başarı seks yapabilmektir.
70 yaşında başarı araba sürebilmektir.
75 yaşında başarı arkadaş bulabilmektir.
80 yaşında başarı donuna işememektir.
Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz?
Çünkü kimseden bir şey ummam.
Beklentiler daima yaralar.
Hayat kısadır.
Öyleyse hayatınızı sevin.
Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin.
Sadece kendiniz için yaşayın ve;
- konuşmadan önce dinleyin,
- yazmadan önce düşünün,
- harcamadan önce kazanın,
- dua etmeden önce bağışlayın,
- incitmeden önce hissedin,
- nefret etmeden önce sevin,
- vazgeçmeden önce çabalayın,
- ölmeden önce yaşayın.
Hayat budur. Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

Sıra gelmiş ikinci soruya;

Bilge yine sıralamış,

Albert Follanberg’a göre, Başarı nedir?

Einstein der ki; Dünya kötülük yapanlar yüzünden değil, yapılan kötülüklere seyirci kalıp, hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir.

Tolstoy der ki; Kötüler, kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar.

Shakespeare der ki:

Günün Sözü; Kendine de zaman ayır, düşün, özgürleşirsin.

SORKUNDER ÜYELERİNE TEŞEKKÜR

0

Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı


Değerli Sorkun Kasabası Kalkınma Ve Dayanışma Derneği Üyeleri,

Yönetim Kurulumuz, gönüllülük esasına göre özverili çalışmalarıyla Sorkunlunun dayanışmasına katkı vermeye devam etmektedir.

Üye olarak, derneğimizin tüzel kişiliğinin yaşatılması için verdiğiniz maddi manevi desteğe Yönetim Kurulu olarak gönülden teşekkür ediyoruz.

Sorkunlunun altında toplandığı SorkunDer  gönül şemsiyemizin devamlı açık kalmasını istiyorsan; aidat ve bağışlarını ödemeye devam etmelisiniz. Tabii ki yalnız üyelerimiz değil; Sorkunlu hemşehrilerimizin de maddi manevi desteklerini vermelidirler.

Yeni yılın size ve ülkemize bereket getirmesini diliyoruz.

Yönetim Kurulu adına Hüseyin Çetin-Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanışma Derneği (SorkunDer) Başkanı

YENİ YILDAN NE İSTEDİK NE OLDU?

0

Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

YENİ YILDAN NE İSTEDİK

NE OLDU ?

Canlılar, dünyaya geldikten itibaren galibi ölüm olan, yaşam-ölüm savaşına girişirler.

İnsanlar da bu süreçte doğumundan itibaren ölünceye kadar yeni yılları hep yaşarlar. Herkes, yaş gruplarına göre yeni yıllar da farklı duyguları, heyecanları, hüzünleri, coşkuları bazen tek tek bazen de hepsini birlikte yaşarlar.

2014 yılının bitişinde, 2015 yılının, dünyamıza, ülkemize ve insanlarımıza savaşın olmadığı barışın ve dostluğun egemen olduğu bir dünya isteğinde bulunmuştuk.

Sanki isteklerimizin tam tersi gerçekleşmiş gibi; bir dünya görüntüsü ile karşı karşıya kaldık. Ülkemizin bir bölgesinin de kirli bir savaşın içine çekilmek istenmektedir. T.C. Devletimiz buna asla izin vermeyecektir.

Sorkunlu olarak, yakın akrabalarımızı, hemşehrilerimizi, Türkiye’nin tanınmış simalarını,  amansız hastalıklara yenik düşerek kaybettik.

Komşu ülkelerde sen ben kavgaları ile iç savaşlara sürüklendi. Belki milyonları aşan insanlar, kendi insanları tarafından öldürüldü.

Arapların bahar ayaklanmaları, kimlerin amacına hizmet ettiğini bilinmeden birçok taze fidan bir dal filiz veremeden kirli senaryoların içinde helak olup gittiler.

Ülkemiz de bu sıkıntılardan zaman zaman etkilenmekte. Türkiye Cumhuriyetinin köklü kuruluşları ve akli selim yöneticileri, milletin bekasına inanarak; bu tür sıkıntıları rahatlıkla atlatacaklarına inanıyorum.

Sivil toplum kuruluşunda (STK) çalışan gönüllüler olarak, ortak amaçlarımıza, ortak sorunlarımıza birlik ve beraberlik içinde çorbada tuz misali çözüm üretebilirsek ne mutlu bize. Gelişmiş ülkelerin dernek sayıları, ülkemizdeki dernek sayılarından çok fazladır. Merkezi yönetimler derneklere destek vererek, dolayısıyla kendi yükünü de azaltmış oluyor.

Duyarsız bir davranışla, Sorkun’da dernek olsa ne olur olmasa ne olur; demeyin. Devletin kurumları olsun başka kurumlar olsun bire bir insanlarla muhatap olmaktan ziyade kurumsal bir yapı ile muhatap olmak ister. Ortak sorunların, ortak işlerin kısa yoldan halledilmesi için dernek gibi tüzel kişilikler gereklidir.

Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanışma Derneği yöneticileri olarak; sorkunlunun derneğimize gösterdiği ilginin çok üstünde çalışma yaptığımıza inanıyoruz. Sorkunlu, birlik ve beraberlik içinde dayanışmasını güçlendirmek istiyorsa, kurulmuş hazır derneğine sahip çıkmalıdır. Ayni ve nakdi gönülden desteklerini esirgememelidirler. İhtiyaçlı bir insanın eksiğinin giderilmesi, çok güzel bir duygu; hissedebilene tabii ki.

Bu duygu ve düşüncelerle, yeni yılın (2016) insanlarımızın, ailesine sevdiklerine ve dostlarına bolluk, bereket, esenlik, ülkemize ve dünyamıza huzur ve barış getirmesi dileğiyle;

Tüm yurttaşlarımızın yeni yılını gönülden kutluyorum.

Herkese selam.

Sağlıklı ve mutlu kalın.

Hüseyin Çetin-Sorkun Kasabası Kalkınma Dayanışma Derneği Başkanı

SÖYLEŞİ TOPLANTILARI DEVAM EDİYOR

0

Söyleşi Toplantısı Konya, 29/11/2015

Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanışma Derneğimizin organize ettiği geleneksel ”Söyleşi Toplantıları” her ayın son pazar günü saat 13.00 de Konya Merkezde Bozkır ve Çevresi Dernekleri Federasyonunda (İhsaniye Mahallesi İnce Minare Sokak Nu:29/1 Nizam Ap. Selçuklu/Konya) yapmaktadır. Kasım ayı toplantısını,29 Kasım 2015 pazar günü yoğun bir katılımla gerçekleştirmiştir. Hemşehrilerimizin Derneğimize gösterdikleri ilgi her geçen gün artan bir ilgiyle devam etmektedir. Bu da bizim çalışma şevkimiz artırıyor; tabii ki. Toplantıya katılan  derneğimiz üyesi olsun veya olamasın tüm Sorkunlu hemşehrilerimize; Dernek Yönetim Kurulu olarak teşekkür ederiz.

Aylık söyleşi toplantılarımızın amacı:Haslet duygularımızın geliştiği gönül birlikteliğini yaşatmaktır.

Etkinliklerimizi, önümüzdeki dönemlerde de öneri ve istekler doğrultusunda geliştirerek yapmaya devam edeceğiz.

Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş…

Hemşehrilerimiz, derneğimizin öncülüğünde birbirleriyle buluşsunlar; yeter ki.

Hazırlayan: Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

ÖĞRETMENLER GÜNÜ

0

BAŞ ÖĞRETMEN ATATÜRK

Türkiye’de 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün tarihi, 24 Kasım 1928,

Türkiye Cumhuriyeti devletininin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün

Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği”ni kabul ettiği gün olması nedeniyle

öğretmenler günü olarak her yıl kutlanmaktadır.

Eğitimli toplumlar, savaşlarda,doğal afetlerde büyük yıkıntılara uğrasalar da ülkelerini yeniden inşa etmesini bilirler.

O halde eğitenleri ve öğretenleri en iyi şekilde yetiştirmeliyiz ki Ülkemizi

yeniden inşa edecek insanlarımız her zaman hazır olsun.

Almanya ve Japonya ikinci dünya savaşından yenik ayrıldıkları halde eğitilmiş yetişmiş insanları olduğu için ülkelerini yeniden mamur hale getirmişlerdir.

Toplumların mimarı öğretmenler, işlerini bir sanatçı anlayışıyla yaparlarsa bu kutsal görevin hazzını yaşayabilirler.

Milletinin çocuklarını, milliyet bağıyla güzel yurttaşları olarak yetiştiren

başta Cumhuriyetimizin kurucusu Baş Öğretmen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

olmak üzere tüm sanatkâr öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarım.


Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

Go to Top