EY TÜRK GENÇLİĞİ

0

ATATÜRK

Ey Türk Gençliği ! . . .

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yolculuğunda Samsun’a ilk adımın atıldığı 19 Mayıs 1919 tarihi; Atatürk’ün Selanik’ten sonra yeniden doğduğu doğum tarihidir. Atam doğum günün kutlu olsun. Bu kutlu yolculukta Atatürk’e yoldaş olan tüm vatanseverleri, saygı ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun.
Kendini her yaşta genç hisseden tüm yurttaşlarımızın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını canıgönülden kutluyorum.
Hüseyin Çetin, SorkunDer Başkanı
ATAM SANA MİNNETTARIM
Gelibolu’da Çanakkale geçilmez dedin, Osmanlı’nın şerefini kurtardın.
Kurtuluş Savaşı’nda hattı müdafaa yok sathı müdafaa var dedin, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdun.
Ay yıldızlı bayrağımızı yurdumun üstünde dalgalattın.
Dünya’nın mazlum milletlerine örnek oldun.
Yurtta sulh, cihanda sulh dedin, dünyaya barış ve güvenliği hedef gösterdin.
Tekke ve zaviyeleri kapattın, müslümanların kutsiyetini korudun.
Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin dedin.
Engin ufuklara açılan yollarımızı aydınlattın.
Cemalini görmesem de Sen, benim ruhumdasın, Atam sana minnettarım!
Benim en büyük eserim dediğin Cumhuriyet’e sahip çıkan gençlere hakkını helal et Atam.
Kurtuluş Savaşı’nı keşke Yunan kazansaydı diyen nankörlere, hakkını helal etme Atam.
En büyük Türk Atatürk; ruhun şad, doğum günün kutlu olsun!
Hüseyin Çetin  (Konya, 19.05.2021)
ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Mustafa Kemal Atatürk

Hazırlayan: Hüseyin Çetin SorkunDer Başkanı

SEVGİ GÜNÜ

0

Hüseyin Çetin

Sevgi bakıştadır

Sevgi tebessümdedir

Sevgi selamdadır

Sevgi merhabadadır

Sevgi hatır soruştadır.

Sevgi yardım ediştedir.

Sevgi bazen bir geçmiş olsunda,

Bazen de bir teselli tavsiyesindedir.

Sevgi pişirilen yemektir.

Sevgi “ hoşgeldinde”

Güle güle de, Allah’a ısmarladıktadır…

Yürektedir sevgi…

Sevgi gerçekten varsa ,sevgi her şeydir.

Aslında sevgi, aşk gibi kavramlar; her gün, her saat, her dakika yaşanan en kutsal duygudur, bir günle tarif edilemez.

Sımsıkı sarılın sevdiğinize.

“Iyi ki varsın ” diyerek.

Hepinize sevgi selamlar.

Sevgi gününüz kutlu olsun.

Hüseyin Çetin SorkunDer Başkanı

Toplumsal Bilinç

0

SorkunDer

Toplumsal Bilinç

Toplumun gündelik yaşamında sahip olduğu görüşleri, kavramları, düşünceleri, siyasal, sanatsal veya geleneksel olguları oluşturan biçimlerin tamamına denir. Toplumsal bilinç, toplumun sahip olduğu veya etkilendiği bir mirastan kaynaklanan davranış ve düşünme biçimlerinin sonucudur. Bunlar, toplumdaki çoğunluk tarafından kabul edilmiştir. Söz konusu bilinç bireyden önce de vardır, bireyden sonra da olmaya devam edecektir. Toplumsal bilinç ayrıca, bir toplumun diğerinden ayıran yegane unsurlardan birisidir.
Wikipedia

Hazırlayan: Hüseyin Çetin SorkunDer Başkanı

KOMŞU

0

Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkan

KOMŞU

“Komşu komşunun külüne muhtaçtır. ” Atasözümüz, iyi komşuluk ilişkilerinin gerekliliğini vurgulamak için söylenir.

Hayat şartları insanları bir arada yaşamaya zorunlu kılmıştır.

Bir arada yaşama sosyal hayatı, sosyal hayat da karşılıklı olarak yardımlaşmayı beraberinde getirmiştir.

Dolayısıyla insan her meselesini tek başına halledemez olmuş, yakınındakine/komşusuna başvurmak zorunda kalmıştır.

Toplum hayatında komşuluğun yeri ve hakkı büyüktür. İyi komşu daima bir nimettir. Komşular, küçük bir şey için bile birbirlerinin kapısını çalar.

Çünkü en önemsiz şeyin yokluğu, büyük bir işin aksamasına yol açabilir. Onun için ilk başvurulacak yer çatkapı komşundur.

Yemek pişireceksin tuzun yok; çal komşunun kapısını. Hastalandın ateşin yükseldi; çal komşunun kapısını ne yapacağını sor.

“Yakın komşu uzak akrabadan iyidir.” denilmiştir.

Velhasıl yirmi dört saat birbirinin yardımına hazırsın.

İnsanın nasıl biri olduğu komşularıyla olan ilişkisinden anlaşılır.

İyi komşu, son yolculuğunda da sana refakat eder.

Allah, herkese hayırlı iyi komşularla yaşamayı nasip etsin.

Sağlıcakla kalın ve de mutlu kalın.

Yurttaş Hüseyin Çetin

Kadir Gecesi, 2022

0

Sugözü

Allah’ım,

benim için,

ailem için,

milletim için

ve de insanlık için

her şeyin hayırlısını ver!

Kadir Geceniz mübarek olsun.

Hüseyin Çetin, SorkunDer Başkanı

23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Ulusal Bayramı’nın 102. Yılı Kutlu Olsun

0

Hüseyin Çetin

23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı’nın 102. Yılı Kutlu Olsun

Milli Bayramlar, bir ülkede kazanılan ulusal başarıların yad edildiği özel günlerdir.

Türkiye Cumhuriyet kolay kurulmadı.

Osmanlı İmparatorluğu, Sevr Antlaşmasını imzalayarak kendini imha ettikten sonra; Türk Milleti, Atatürk önderliğinde vatanı işgalden kurtarıp yeni bir devlet kurmak üzere yola çıkıldı.

Amasya Genelgesi ile; milleti, yine milletin kendisinin azmi ve kararlılığının kurtaracağını beyan edilerek Kurtuluş Savaşı başlatılmıştır.

Cumhuriyet rejimine giden bu süreçte, ilk adım, 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasıdır.

Kurtuluş Savaşı bir tek kişinin tek başına aldığı kararlarla kazanılmadı.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin verdiği kararlarla Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türk Milleti ile kazanılmıştır.

Cephede kazanılan zaferleri, masada da kazanmak gerekiyordu.

Milli Şef İsmet İnönü’nün başkanlığındaki müzakere heyeti uzun görüşmelerin sonunda; Lozan Antlaşması (veya yapıldığı dönem Türkçesi ile Lozan Sulh Muâhedenâmesi), 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Britanya İmparatorluğu, Fransız Cumhuriyeti, İtalya Krallığı, Japon İmparatorluğu, Yunanistan Krallığı, Romanya Krallığı ve Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı (Yugoslavya) temsilcileri tarafından, Leman Gölü kıyısındaki Beau-Rivage Palace’ta imzalayarak “Türkiye Cumhuriyeti”nin tapusunu almıştır.

Türk Milleti, cephedeki başarısını masada da kazanarak Türkiye Cumhuriyet’inin Milletler Cemiyeti’nin içindeki onurlu yerini almasını sağlamıştır.

Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nın nasıl kazanıldığını Nutuk/Söylevinde anlatmıştır.

Tüm yurttaşlarımızın bu eseri tekrar tekrar okumasını tavsiye ederim.

Bu duygu ve düşüncelerimle;

Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan; kaderde, kıvançta ve tasada ortak duygulara sahip tüm yurttaşlarımızın ve geleceğimizin sahipleri çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramını coşkuyla yaşamaları dileğiyle kutluyorum.

Hüseyin Çetin

SorkunDer Başkanı

Kaynakça: Wikipedia

ÖĞRETMENLER HALKININ ÖNDERİ OLMALI

0

Abdurrahman Okay, Emekli Öğretmen

1970-1979 yılları arasında Sorkun Kızılçalı İlkokulunda öğretmen olarak görev yaptım.

Bu yıllar içerisinde dört duvar arasında sıkışıp  kalmadık.
Ben Dereli,yım.
Dere köyü nüfus sayımı sonucu kasaba olma hakkına kavuştu.
Köylünün ekonomik gücü bazı hizmetleri yapmaya elverişli değildi.
Köyümüz Belediyelik olunca bazı bina ve tesisler devlet tarafından yapılmaya başlandı.
Sorkun  Kızılçalı mahallesinde göreve başladıktan sonra,Başta rahmetli Muhtar Hünkar abi olmak üzere köy halkıyla üç mahalle okul binalarında Belediyenin Sorkun köyüne neler kazandıracağı hakkında köyde görevli Öğretmen arkadaşlarla toplantılar düzenleyip  halkı bilgilendirdik.
Yapılan nüfus sayımında Belediyelik hakkı kazanıldı.
Kızılçalı ilkokulunun çocukları teneffüslerde su ihtiyaçlarını aygırdan gelen sudan karşılıyordu. Bu hem sağlıklı değil hemde can güvenliği açısından tehlikeliydi.
Rahmetli Muhtar Hünkar abi ,okul müdürü Osman Gülaçar ve ben Kızılçalı mahallesinde Çavuş dayı olarak tanınan amcanın yanına giderek su gözündeki suyun bir kısmının okul ve camilere alınmasını konuştuk.
Şu boruları Çavuş dayının bahçesinden gececekti.Agaclara zarar vermeden oradan boruları geçirmek için yardım istedik.
O da  izin verdi .İmece usulü  yapılan çalışmalar sonunda okula,camiye,yol kenarlarına bir kaç çeşme ile şu getirildi.
Çocuklar sağlıklı suya kavuşmuşlardı.
Öğretmen kendisini dört duvar arasına hapsetmemeli.Sosyal etkinliklere ,vatandaşa yararlı hizmetlerin yapılmasına ön ayak olmalı.
Sizlere bir iki anımı anlattım.Yazarken tekrar oraları yaşadım.
Sorkun Der olarak bu yörenin tanıtımını yaptığımız için sizlere teşekkür ediyorum.
Görevinizde başarılar diliyorum
Hayırlı,bereketli,sağlıklı bir ramazan geçirmenizi yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Abdurrahman Okay
Emekli Öğretmen

BEN OLMASAM DA

0

Yurttaş Hüseyin

BEN OLMASAM DA

Dünya dönüyor dönecek
Zaman durmadan akıp gidecek
Can bedenden çıkıp arşa yükselecek
Ben olmasam da yaşam sürecek
Güneş vuracak karlar eriyecek
Pınarlar şırıl şırıl akacak
Bahçeler sürülüp ekilecek
Ben olmasam da bahar gelecek
Gelincikler tarlalarda süzülecek
Lale sümbül sıra sıra dizilecek
Mis kokular etrafa yayılacak
Ben olmasam da doğa canlanacak
Seherde garip bülbüller ötecek
Yalnızlar kendilerine yoldaş arayacak
Kader kısmet neyse o olacak
Ben olmasam da gönüller çoşacak
Güneş tepeden vuracak
Meyveler dallarda erecek
Nefsi çeken herkes yiyecek
Ben olmasam da yaz gelecek
Hazanda yapraklar dökülecek
Ağaçlar bahara hazır olacak
Hasatlar ambarları dolduracak
Ben olmasam da yüzler gülecek
Dağlar beyaz gelinliği giyecek
Bacaların kara dumanı tütecek
Kış uykuda baharı bekleyecek
Ben olmasam da mevsimler gelip geçecek!…
Konya, 21.03.2022
Yurttaş Hüseyin Çetin

BAHAR BAYRAMI KUTLU OLSUN

0

Ekinoks ve Bahar Bayramı

Gece ve Gündüzün eşitliğinin/ekinoks olduğu 21 Mart, bütün varlıklar için uyanış, diriliş ve yaradılış günü olarak kabul edilen Bahar/ Nevruz/Yenigün Bayramı ve 21 Mart Dünya Şiir Günü kutlu olsun.
Hüseyin Çetin SorkunDer Başkanı

Gece ve Gündüzün eşitliğinin/ekinoks olduğu 21 Mart, bütün varlıklar için uyanış, diriliş ve yaradılış günü olarak kabul edilen Bahar/ Nevruz/Yenigün Bayramı ve 21 Mart Dünya Şiir Günü kutlu olsun.

Hüseyin Çetin SorkunDer Başkanı

Çanakkale Zaferinin 107. Yılı Kutlu Olsun

0
Çanakkale Zaferinin 107. Yılı

Çanakkale Zaferinin 107. Yılı

Türkiye Cumhuriyeti’nin önsözü Çanakkale Zaferimizle gururluyuz. Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kahraman milletimize minnet borçluyuz. Ruhları şad olsun.
Kahraman askerlerimizin ve tüm şehit büyüklerimizin bu kutlu emanetini de sonsuza kadar sahip çıkarak koruyacağız.
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferimiz kutlu olsun.
Hüseyin Çetin SorkunDer Başkanı
Bir Yolcuya
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek Anadolu’nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğdugu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki, haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
Necmettin Halil Onan
Go to Top