İLET – İLETELİM

0

Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanışma Derneği

Değerli Hemşehrilerimize Duyurulur:

SorkunDer, Sorkunluların gönül şemsiyesidir. Dernek yönetimi olarak bizlere güvenip destek verdiğiniz sürece; çalışmalarımızı aksatmadan gönül köprülerinin kurulmasına vesile olmaya devam edeceğiz.

Hemşehrilerimizin, vefat, kan araması ve toplumsal etkinlik haberlerini, dernek mesajları ile halkımıza duyurulmasını istiyorsanız; derneğimizin 05312622814 telefonu ile iletişime geçebilirsiniz. Yazılarınızı, resimlerinizi ve videolarınızı sorkun-der@hotmail.com.tr e-posta adresimize gönderebilirsiniz.

Facebook da BOZKIR SORKUN KASABASI (https://www.facebook.com/groups/109247159116470/)

gurubumuzda paylaşabilirsiniz.

Birlik ve beraberliğimizi, iyi günde de kötü günde de sürdürebilmek; yaratılış özelliğimizdir.

Tüm hemşehrilerimizi sevgi ve saygıyla selamlıyoruz.

Sağlıklı ve mutlu kalınız.

SorkunDer Yönetim Kurulu

sorkunder.com

“Sağlıklı Hayat Kitabı”

0

Farkında Olmak !

STEVE JOBS’UN SON SÖZLERİ (INSAN HER YERDE AYNI INSAN VE AYNI DUYGULARI TAŞIR Lakin I biraz insan kalmişsa) DINLEYIN…
İş dünyasında başarının zirvesine ulaştım. Diğer insanların gözünde, benim hayatım tam bir başarı örneği.
Ancak, çalışmanın yanında mutluluğu çok az yaşadım. Sonuç olarak, zenginlik ve varlık hayatın alıştığım bir yönü oldu.
Şu anda bir hasta yatağında tüm hayatımı gözden geçirirken, kıvanç duyduğum tüm zenginlik ve tanınmanın ölümün karşısında solduğunu ve anlamsızlaştığını anlıyorum.
Karanlıkta bana hayat desteği veren cihazların yeşil ışıklarına bakarken onların çalışma uğultularını dinliyorum. Ölümün nefesinin giderek yaklaştığını hissediyorum…
Şimdi şunu biliyorum; hayatımız için yeteri kadar varlık elde ettiğimiz zaman, zenginlikle ilgisi olmayan konuların peşinden gitmemiz gerekir… daha önemli olan şeylerin:
Belki dostluklar, belki sanat, belki de gençlik yıllarında kurduğumuz hayaller…
Sürekli olarak zenginliğin peşinde koşmak insanı benim gibi eğri büğrü hale getiriyor.
Allah hepimize zenginliğin oluşturduğu illüzyonu değil, herkesin kalbindeki sevgiyi hissedebilmemiz için duygular verdi.
Kazandığım zenginliği ve varlığı birlikte götüremiyorum.
Birlikte götürebildiğim tek şey sevginin oluşturduğu hatıralarım.
Sizinle birlikte olan, size güç veren ve size yola devam etmeniz için ışık veren gerçek zenginlik işte bu sevgi dolu hatıralar.
Sevgi binlerce kilometre gidebilir. Hayatın sonu yok. Gitmek istediğiniz yere gidin. Ulaşmak istediğiniz yüksekliğe ulaşın. Hepsi sizin kalbinizde ve ellerinizde.
Dünyada en pahallı yatak nedir biliyor musunuz? – “Hasta yatağı” …
Sizin için arabayı sürmesi için bir kişiyi kiralayabilirsiniz. Sizin için para kazanması için bir kişiyi isdihdam edebilirsiniz. Ancak hastalığınızı sizin için taşıyacak kimseyi bulamazsınız.
Kaybedilen materyaller bulunabilir. Ancak kaybolduğu zaman asla bulamayacağınız birşey var – “Hayat”.
Bir insan ameliyathaneye girdiğinde, o ana kadar okumayı bitirmiş olması gereken bir kitabın olduğunu farkediyor – “Sağlıklı Hayat Kitabı”.
Şu anda nasıl bir hayat sahnesinde olduğumuzla, zaman içinde, perdeler aşağıya inince yüzleşiyoruz.
Ailenizin, eşinizin ve dostlarınızın sevgilerine değer verin.
Kendinize iyi bakın.
Diğer insanlara şefkat gösterin…

Alıntı

SÖYLEŞİ TOPLANTISI

0

SorkunDer, Söyleşi Toplantısı (26.02.2017)

Değerli Üye,
Yönetim Kurulumuzun yapacağı ve hedeflediği işlerin yapilabilirliği hakkında;sizlerin engin görüşlerine ihtiyaç duyulmaktadır.Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantılarına katılın;görüş ve önerilerinizi paylaşalım.Bu ayki toplantımız 26.2.2017 Pazar günü saat:13.00′de Bozkır Çevresi Dernekleri Federasyonunda-Aladdin de
(İhsaniye Mahallesi İnce Minare Sokak Nu: 29/ )
Saglikli ve mutlu kalin.
Hüseyin Çetin-Yönetim Kurulu Baskani
sorkunder.com
Sorkun Kasabası Kalkınma ve Dayanışma Derneğimizin düzenli olarak her ayın son pazar günü yaptığımız aylık “Söyleşi Toplantısı”na bu daha fazla katılım olmuştur.
Katılan veya katılmayan Sorkunlu tüm hemşehrilerime tesekkür ederiz.
Çaylarımızı içtik.Hoş bir sohbet gerçekleştirdik.Gelen köylülerimiz, yaptıkları bu söyleşiden memnun olduklarını belirttiler.Dernek Yöneticilerine yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ettiler.Başarılar dileğinde bulundular. Dernek Yönetimi de, gelenlere toplantımıza iştirak etikleri için tesekkür ettiler.
Gelecek ay buluşmak üzere toplantımızı bitirdik.
Konya,26.02.2017
Hazırlayan:Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

EVET – HAYIR !

0

Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

Değerli Hemşehrilerim,

Ülkemiz, 15 Temmuz darbe girişimi ile büyük sıkıntılar yaşadı.

Etkileri de devam etmektedir.

İktidar, özellikle yasama, yürütme ve yargıda işleri seri ve çabuk yapabilmek amacıyla sistem değişikliğine gitmek amacıyla 18 maddelik bir anayasa teklifini T.B.M.M. ne getirdi. TBMM de halk oylamasına gidecek şekilde onayladı.

Gönül isterdi ki; başta sivil toplum kuruluşları (STK) ve üniversiteleri de içine alan geniş bir kamuoyu tarafından enine boyuna madde madde irdelenip tartışıldıktan sonra milletin büyük çoğunluğunun kabul edeceği, uzun yıllar değişmeyecek komple bir anaya yapabilseydik; daha güzel olurdu. Böylece de 12 Eylül anayasasından da kurtulmuş olurduk.

Anayasa oylamasına giderken Tv. Haberleri ve sanal medyadan anlayabildiğim kadarıyla halkta,

evet-hayır gerginliği artmaktadır. Milletin, 16 Nisan 2017 Pazar günkü halk oylamasına huzur ve güven içinde gidebilmesi için başta akli selim siyasilerimize büyük sorumluluk ve görev düşmektedir.

Vatan ortak paydasında, milletimizin eşit ve özgür bireyleri olarak “evet” desek de, “hayır” desek de sonuç itibariyle demokratik bir hakkın ve görevin kullanılması olacaktır.

İnsanlarımız, bu coğrafyada kendisi gibi olmayanla ve kendisi gibi düşünmeyenle birlikte yaşama kültürünü mutlaka ama mutlaka öğrenmelidir.

Hemşehrilerimin, anayasa değişikliği halk oylamasına gidilirken; milletimizin birlik ve beraberliğine  sıkıntı  getirecek, bozacak  söylem ve davranışlardan kaçınmalarını hasletle rica diyorum.

Bir vatansever olarak; duygu ve düşüncelerimi hemşehrilerimle paylaşmak istedim.

Sağlıklı ve mutlu kalın.

Hazırlayan: Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

SorkunDer’i Yaşatalım

0

HÜSEYİN ÇETİN-SORKUNDER BAŞKANI

Değerli Hemşerilerim,
Birliğimizi, beraberliğimizi, sosyal dayanışmamızı güçlendirmek için aramızdaki iletişimi geliştirmemiz gerekir.
Gönülden gönüle bağ kurmanıza vesile olan gönül şemsiyeniz”SorkunDer”i hep birlikte yaşatalım.
Haslet duygularımızı ve güzellikleri paylaşalım.
Sorkun ile ilgili haber, bilgi, görselleri:
www.sorkunkasabasi.com ve sorkunder.com web sayfamizdan, facebook da @sorkunder2010: (https://www.facebook.com
Sorkunder2010/) sayfamizdan ve BOZKIR-SORKUN KASABASI:
(https://www.facebook.com/groups/109247159116470/ groups) dan izleyebilir, görüş ve önerilerinizi
sorkun-der@hotmail.com.tr e-posta adresimize yazabilirsiniz.
Dernek adresimiz:
İhsaniye Mahallesi ince Minare Sokak Nu:29/1 Selçuklu/Konya
Tlf: 05312622814
Sağlıklı ve mutlu kalın.
Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

Bir Anı

0

Sugözü

Kendi İşini Kendin Yapmak

Anam, babam vefat ettikten sonrada, sırtında çocuğuyla çalışıp yaptığı evinde tek başına yaşamını sürdürdü. Evi de köyün en güzel yerinde Kızılçal Sugözünde iki katlı şirin bir evdi. Bizler de çocukları olarak; bayramlarda, yıllık izinlerde, yaz tatillerinde kendisini ziyaret ederdik.

Anam, evinin işlerini, bahçelerinin ekimini, bakımını, hasadını kendi bir başına evirip çeviriyordu.

Yetiştirdiği ürünlerden az çok demeden çocuklarına pay edeceğim diye telaşla çırpınır dururdu.

Anama, bir gün bu işlerle ne uğraşıp duruyorsun? Yaşlandın artık kendini yorma; dediğimde: “Oğlum, çalışmasam ben hasta olurum.” Derdi. Ama, hiç olmazsa bazılarını parasını ver falan kişiye yaptır; hastalanırsın dediğimde:”O adama iş mi buyurulur; oğlum. O’na eşeği çeviriver desem; sıpasını ister.” Deyince çok tuhafıma gitmişti. Böyleleri,” gölgede aç yatar kuyruğu dik yatar” kendince gururlu insanlardır. Gurbette tutunup, çalışamazlar.

Öyle oğlum.”En iyisi gücüm yettiğince kendi işimi kendim yaparım.” Dedi. Haydi eyvallah deyip; beline ipini kuşandı. Çapasını sepetini eline alıp bir şeyler  bulup toplamak için bahçesine yürüyüp gitti. . .

Konya, 05.02.2017

Yazan: Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

KENDİNE DE ZAMAN AYIR ! . . .

0

Hüseyin Çetin SorkunDer Başkanı

ŞAŞKINLIK AMA NEDEN?

İnsanlar şaşkın. Her kafadan bir ses çıkıyor. Herkesin yüzünden düşen bin parça. Sokakta trafikte, evde, işte hep bir gerginlik, telaş, stres var. Akıl, mantık, izan, ölçü, sabır, tahammül, sevgi saygı kavramaları anlamını yitirmiş durumda. Suçlamalar, hakaretler, keyfilikler, istismarlar, yalanlar, dolanlar, talanlar almış başını gidiyor.
Kimi din adına, kimi çağdaşlık adına, kimi bilim adına, kimi şeytan adına; konuşuyor yazıyor, eleştiriyor, öneriyor, bağırıyor, çağırıyor. Ancak herkes bildiğini okuyor.
Güç ve yetki sahipleri, yandaşı candaşı yoldaşı, mutlu mu mutlu. Kim mutsuz, huzursuz?
Eflatun’a İki Soru Sormuşlar;
Birincisi, İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir ?
Eflatun tek tek sıralamış,
Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.
Ne var ki çocukluklarını özlerler.
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.
Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler.
Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar.
Sonuçta, ne bugünü, ne de yarını yaşarlar.
Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar.
Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.
Sıra gelmiş ikinci soruya;
-Peki sen ne öneriyorsun?
Bilge yine sıralamış,
Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın !
Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.
Önemli olan; hayatta, en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır.
Albert Follanberg’a göre, Başarı nedir?
04 yaşında başarı donuna işememektir.
12 yaşında başarı arkadaş bulabilmektir.
16 yaşında başarı araba sürebilmektir.
20 yaşında başarı seks yapabilmektir.
35 yaşında başarı para kazanabilmektir.
50 yaşında başarı çok para kazanabilmektir.
60 yaşında başarı seks yapabilmektir.
70 yaşında başarı araba sürebilmektir.
75 yaşında başarı arkadaş bulabilmektir.
80 yaşında başarı donuna işememektir.
Einstein der ki; Dünya kötülük yapanlar yüzünden değil, yapılan kötülüklere seyirci kalıp, hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir.
Tolstoy der ki; Kötüler, kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar.
Shakespeare der ki:
Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz?
Çünkü kimseden bir şey ummam.
Beklentiler daima yaralar.
Hayat kısadır.
Öyleyse hayatınızı sevin.
Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin.
Sadece kendiniz için yaşayın ve;
- konuşmadan önce dinleyin,
- yazmadan önce düşünün,
- harcamadan önce kazanın,
- dua etmeden önce bağışlayın,
- incitmeden önce hissedin,
- nefret etmeden önce sevin,
- vazgeçmeden önce çabalayın,
- ölmeden önce yaşayın.
Hayat budur. Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.
Günün Sözü; Kendine de zaman ayır, düşün, özgürleşirsin.

ŞAŞKINLIK AMA NEDEN? İnsanlar şaşkın. Her kafadan bir ses çıkıyor. Herkesin yüzünden düşen bin parça. Sokakta trafikte, evde, işte hep bir gerginlik, telaş, stres var. Akıl, mantık, izan, ölçü, sabır, tahammül, sevgi saygı kavramaları anlamını yitirmiş durumda. Suçlamalar, hakaretler, keyfilikler, istismarlar, yalanlar, dolanlar, talanlar almış başını gidiyor. Kimi din adına, kimi çağdaşlık adına, kimi bilim adına, kimi şeytan adına; konuşuyor yazıyor, eleştiriyor, öneriyor, bağırıyor, çağırıyor. Ancak herkes bildiğini okuyor. Güç ve yetki sahipleri, yandaşı candaşı yoldaşı, mutlu mu mutlu. Kim mutsuz, huzursuz? Eflatun’a İki Soru Sormuşlar;Birincisi, İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir ?Eflatun tek tek sıralamış,Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.Ne var ki çocukluklarını özlerler.Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler.Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar.Sonuçta, ne bugünü, ne de yarını yaşarlar.Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar.Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler. Sıra gelmiş ikinci soruya;-Peki sen ne öneriyorsun? Bilge yine sıralamış,Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın !Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.Önemli olan; hayatta, en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır. Albert Follanberg’a göre, Başarı nedir?04 yaşında başarı donuna işememektir.12 yaşında başarı arkadaş bulabilmektir.16 yaşında başarı araba sürebilmektir.20 yaşında başarı seks yapabilmektir.35 yaşında başarı para kazanabilmektir.50 yaşında başarı çok para kazanabilmektir.60 yaşında başarı seks yapabilmektir.70 yaşında başarı araba sürebilmektir.75 yaşında başarı arkadaş bulabilmektir.80 yaşında başarı donuna işememektir. Einstein der ki; Dünya kötülük yapanlar yüzünden değil, yapılan kötülüklere seyirci kalıp, hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir. Tolstoy der ki; Kötüler, kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar. Shakespeare der ki:Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz?Çünkü kimseden bir şey ummam.Beklentiler daima yaralar.Hayat kısadır.Öyleyse hayatınızı sevin.Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin.Sadece kendiniz için yaşayın ve;- konuşmadan önce dinleyin,- yazmadan önce düşünün,- harcamadan önce kazanın,- dua etmeden önce bağışlayın,- incitmeden önce hissedin,- nefret etmeden önce sevin,- vazgeçmeden önce çabalayın,- ölmeden önce yaşayın.Hayat budur. Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

Günün Sözü; Kendine de zaman ayır, düşün, özgürleşirsin.

Alıntı

YENİ YIL VE YILBAŞI

0

Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

Miladi yıl takvim yada Gregoryen takvim:Jüliyen takvimin yerine Papa XIII.Gregoryen tarafından yaptırılan takvimdir.

Miladi tarih başlangıcı ve Dünya’nın Güneş etrafındaki dönüş süresi 365 gün 6 saatlik bir zamanı “bir yıl” bir yıl olarak kabul eder.

Dünya’da en uygun olarak kullanılan takvim olan miladi takvim, senede 10,8 saniye hata oranıyla en güvenilir ve hassas takvimdir.

Daha önce 25 Mart olan yılın ilk günü 1Ocak olarak kabul edildi.İsa Peygamberin doğum günü 25 Aralıktır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde, önce Hicri takvim, sonrada 1 Mart yılbaşı kabul eden Mali Takvim kullanılmıştır. 26 Aralık 1925 Tarihinde kabul edilen kanunla 1Ocak 1926′dan başlayarak Gregoryen takvim benimsendi. 1Mart mali-bütçe yılbaşı olarak 1982 yılına kadar devam etmiştir.Bu tarihden itibaren Türkiye’de de takvim yılı ve bütçe yılı 1Ocak olarak uygulanmaya başlanmıştır.

Hıristiyan bayramları ve yılbaşı bir araya gelmesin diye uğraş verilmiş. 25 Aralık Hz.İsa Peygamber’in doğum günü Noel bayramı, 25 Mart Hz.İsa Peygamber’in dirilişi Paskalya bayramı olarak hıristiyanlarca kutlanmaktadır.

Ama, hıristiyanların çoğunluğu alış verişleri de içine katarak pratik olarak 25 Aralık Noel günü yılbaşı 1Ocak’ı birleştirerek kutlarlar.

Bu açıklamalardan sonra gelelim kendimize yani müslümanlara: İlk Peygamber Hz.Adem Aleyhisselâmdan son Peygamberimiz Hz.Muhammed Aleyhisselam dahil hepsine Allah’ın elçileri ve insanlığın rehberleri olarak kendilerine dua ederiz.

Ama, biz müslümanlar, Hz.İsa’nın doğum gününü çeşitli etkinliklerle anıp kutlamayız. Müslüman olup da kutlayan varsa ben bilmiyorum; aklım erdi ereli.Kendi ailemde de bu güne kadar herhangi bir noel etkinliği olmamıştır.Ve de olmayacaktır.

Genelde yılbaşılarda aile içi toplantılar düzenlenmiştir.

Bir yılın muhasebesi yapılmıştır.Çocuklar büyüdüğü için sevindiler.Yaşlılar ihtiyarlamanın verdiği bir hüzünle geçmiş hesabı yaparak geleceğe ait esprilerini paylaşırlardı.

Tabiiki kış ayı olduğu için geleneksel çorbamız arabaşı hamuru ile içilirdi; sıcak sıcak.Hatta hamuru çorbanın içine düşüren büyüklere başka bir gün içilmek üzere arabaşı yapma cezası verilirdi.

Son yıllarda ülkemizin etnik ve dini yapısı dikkate alınmadan cepheleştiren ifadeler kendilerini bilmezler tarafından yazılıp çizilmektedir. İnsanlarımız arasına  bilerek veya bilmeyerek ayrıştırıcı ifadelerle fitne sokmak isteyenlere fırsat vermiyelim.

Vatan ortak paydasında, devlet-millet-vatan-bayrak birlikteliğimizin geliştirilmesi; laik demokratik Türkiye Cumhuriyetimizin eşit ve özgür yurttaşları olarak hepimizin ortak görevidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devletimize,15 Temmuz 2016 Tarihinde devletimizin tüm kurumlarına nüfuz etmiş vatan hainleri tarafından darbe girişiminde bulunulmuştur. Bu büyük badire, akli selim yöneticilerimiz ve yurtsever vatandaşlarımız tarafından bertaraf edilmiştir. Nüfusunun %99 müslüman olan Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz dimdik ayakta kalmıştır.Sonsuza dek de hep birlikte gelişerek kalacaktır.

Bu duygu ve düşünceler ışığında; yaşadığımız zorluk ve engelleri aşarak, 2017yılının ailemize, ülkemize, milletimize, komşu ülkelere ve tüm dünyamıza barış-huzur, bolluk ve bereket getirmesi dileklerimle tüm yurttaşlarımın yeni yılını kutlarım.

Hazırlayan:Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı

SELAMLAŞMAK İLETİŞİMDİR

0

Hüseyin Çetin SorkunDer Başkanı

Gönülden gönüle yol bulabilmek için:
Selam insanlar arası bir iletişim işaretidir.
Ben, sana insan olduğun için değer veriyorum.
Seninle iletişim kurmaya açığım demektir.
Gülen yüzle gönülden selam vermek;
İnsanlarımızın en güzel davranışlarının başında gelmeli.
Vatan ortak paydasında, Türkiye Cumhuriyetinin eşit ve  özgür yurttaşları olan herkese selam.
Sağlıklı ve mutlu kalın.
Hüseyin Çetin (SorkunDer Başkanı)
Sorkunlular

SÖYLEŞİ TOPLANTISI (25.12.2016)

0

Sorkunlular

Değerli Müdavim Dernek Üyelerimiz, kar kış demeden alışkanlık haline getirdikleri aylık “Söyleşi Toplantısı”na hiç aksatmadan katılmaktadırlar.(25.12.2016)
Kendilerini kutluyorum.
Haslet duygularımızı yaşattıkları için kendilerine ayrı ayrı teşekkür ederim.
Hüseyin Çetin-SorkunDer Başkanı
Go to Top