Archive for Ocak, 2018

SORKUN’DA KÜLTÜR MANTARI ÜRETİMİ BAŞLADI

0

Sorkun Kavak Kültür Mantarı

Sorkun’da kültür mantarı tesisin de ilk üretim gerçekleşti.

Sorkun/Kızılçal’da kültür mantarı üretimini gerçekleştiren Adnan Kartal/Seyit Ali KARTAL’ı, köylülerimize ve Sorkun’a örnek bir “mantar tesisi” kurdukları için tebrik ederiz
Hayırlı bol kazançları olsun. Başarılarının devamını dileriz.
Mantar satışlarına da parekende 10.- TL.den başlamışlardır.
Hazırlayan:Hüseyin Çetin/SorkunDer Yönetim Kurulu Başkanı

Kültür/Kavak Mantarı
Kültür/Kavak Mantarı

Kültür/Kavak Mantarı

BOZKIR’IN DOMUZ SORUNU

0

Mithat Arı/Emekli Öğretm

Bozkır’ın sorunları bilindiği gibi çoktur. Tümünü birden anlatmaya çalışmak yanlış olur. Genel olarak ele almak yerine önem sırasına göre ele alıp, çözüm yollarını değerlendirmek yerinde olur diye düşündüm. Bu amaçla başlıktaki sorunu yazmayı uygun buldum. Bozkır ve çevresinde görüp, izleyip, dinlediğim bir soruna değinip bazı önerilerde bulunacağım.
Yaz aylarında kendi köyüm (mahallem) Küçükhisarlık, Hisarlık, Yelbeyi, Taşbaşı, Tepelice, Dereiçi (Gederet), Söğüt, Üçpınar, Işıklar, Yazdamı, Ulupınar mahallerine uğradım. İnsaları-mızla sohbet ettim. Dağları, bahçeleri , ormanları gezdim.Bozkır merkezde ‘’cuma pazarı’’ günleri eski dostlarla sohbet ettim. Sorunlardan söz edip konuştuk.
Gözlemlerimde, sohbetlerimde, yakınmalarda ortak sorunlar ortaya çıktı. En önemli sorun olarak karşımıza

Yaban Domuzu

‘’Domuz’’ çıktı. Neden ekip biçmiyorsunuz sorusuna ‘’domuzla başa çıkamı- yoruz’’ oldu.

Domuz hakkında bilgilerimi, araştırmalarımı, incelemelerimi birleştirince aşağıdaki ayrıntı-lar ortaya çıktı.
Domuz: Çift tırnaklı 20-30 yıl yaşayabilen bir hayvandır. İyi bir bitki örtüsüne sahip her türlü ortam ve iklimde yaşayabiliyor. Yapraklı ormanlık alanları seviyorlar. Su kenarları, sık çalılıklarla kaplı meralıklarda yaşıyorlar. Sürüler halinde geceleri dolaşıp, gündüzleri gölgeliklerde yatıyorlar. Sık sık yer değiştirip, bir gecede 5-20 km. çevreyi dolaşabiliyorlar.115 günlük bir gebelikten sonra 4-12 yavru doğurabiliyorlar. Yavruladıkları ve anaçlar kısa sürede gebe kalıp yavrulayabiliyorlar. Hem ot obur, hem et oburdurlar. Meyve-sebze, sürüngenler, solucanlar, böcekler kısaca ne bulurlarsa yiyorlar. Bölgemiz domuzların yaşaması ve beslenmesi için gerekli şartlara çok uygun duruma gelmiş. Bu yüzden de domuzlar bölgemizde aşırı çoğalmışlar.
Yaşama ortamları ve beslendiği yiyecekler belirtildiği gibi olunca, domuz sayısı artmış. Bölgede tarımın da yapılması mümkün olmamış. Tarım yapılamayıp, bir şeyler üretilemeyince bölge insanı sıkıntıya düşmüş görünüyor.
Belirtilen bu büyük sorun çözülemez değildir. Ortak hareket edilip mücadele edilirse kısa sürede insanları sıkıntıya sokan bu sorun halledilir kanaatindeyim. Aşağıda belirteceğim önerilerin hayata geçirilip, başarı elde edilmesi zor olmasa gerek.
Yaban domuzlarının en büyük yok edicisi, düşmanı insandır. Bölgede nüfus düşmüş, yaşayan insan sayısı nerede ise yok denecek kadardır. Nüfus azalınca tarım, hayvancılık vb. yapan da azalmış. Bölgede bitki örtüsü gözle görülür şekilde sıklaşmış. Bu hayvanların düşmanları olan tilkiler ve kurtlar (Domuzların yavrularını çalıp yerler) yok olunca,  ortam  tam domuzların yaşayacağı yerler olmuş. Bölge tamamen onlara kalmış.
İlgili bakanlıklar bölgeye, yaban domuzları ile mücadele amacıyla kurt salmış. Salınan bu kurtlar domuzları avlayacağına daha kolay av olarak; koyun, keçi, eşek, at, inek, öküz gibi evcil hayvanlara saldırmaya başlamışlar. Saldırmakla kalmayıp hayvanları öldürmüş, parça-lamışlar. İnsanlar bu yönden de mağdur olmuşlar.
Bozkır bölgesi, bu hayvanlardan arındırılmadıkça tarım yapılamayacak duruma gelmiş. Ekip  dikebilenler tarlasını, bahçesini, bağını, bostanını tel örgü ile çevirmek zorunda kalmış. Tel örgü ile ne kadar arazi çevrilebilip, ne kadar tarım yapılabilir?.. Başkaları tarafından çözüm  bulunmadığına göre iş başa düşmektedir. Mahalle (köy) muhtarları, belediye başkanı, ilçe yöneticileri, sivil toplum örgütleri (dernekler), meslek odaları (öncelikle ziraat odası), avcılar ve atıcılar derneği , ilçe  tarım müdürlüğü vb. toplanıp çözüm yolları araştırmalı ve bulmalıdırlar. Asli görevlerinden en önemlisi de bu olsa gerek.
Bence;  mücadele yolları ve yöntemleri şunlar olabilir :
1-Bölgesel av  festivali düzenleme: Belirtilen tüzel ve kamu kuruluşları iş birliği yaparak , ilgili bakanlıktan izin alınabilir. Adı belirtilen festival ; ülke geneli ve uluslar arası olabilir. İnternet ve av organizasyon acentaları ile  işbirliği yapılarak gerekli duyurular yapılabilir. Katılımcılar-dan belirlenen belli bir ücret bile alınabilir. ‘’Dağın taşı ile dağın kuşu avlanmış olur.’’ Devlet eliyle bu tür av festivalleri yapılmaktadır. Çeşitli kolaylıklar sağlanmaktadır. Ayrıca avlanan yaban domuzları ilgili  domuz mezbahaneleri ile temasa geçilerek satılıp değerlendirilebilir. (Manavgat’ta bir domuz üretme çiftliği ve   mezbahane var.Orada çalışan bir hemşehrimiz  4 sene önce kilosunun kaçak olarak yerinden 8 liraya aldıklarını sölemişti. Eti kaliteli olduğundan tercih ediliyormuş.)  Düzenlenen festival geleneksel hale getirilebilir.
2-Bozkır ve bölge tatil yöresi haline gelmiş. Bölgede yaşayan nüfus azalmış. Ekilmeyip, tarım yapılmayan arazi çoğalmış. Bölge hayvancılığa elverişli hale gelmiş. Hayvancılık teşvik edilip, gerekli destek verilirse dağlar hayvanlarla dolar. Dağların  dolması domuzların yaşam alanlarını daraltır. Üreyip çoğalmaları zorlaşır.
Böylece hem insanlara gelir kapısı açılmış olur, hem de domuz sorunu çözülmüş, halledilmiş olur.
25.1.2018
Mithat ARI  Küçükhisarlık  Mahallesi  (Köyü)

GÖNÜL DOSTLARIMIZA SELAM OLSUN

0
Hüseyin Çetin/SorkunDer Başkanı

Hüseyin Çetin/SorkunDer Başkanı

Değerli Hemşehrilerim,

Derneğimizi maddeten katkı veren zengin iş adamlarımız yok.

Ama, SorkunDer’imizi destekleyen gönlü zengin insanlarımız var.

Sorkun’na ve Sorkunluya salih hizmet vermemiz için de onlar bize yetiyor.

Sorkunlu tüm gönül dostlarımıza selam olsun.

Gülümseme yüzünüzden eksik olmasın.

Unutmayın, en büyük servet sağlık ve mutluluktur.

Hüseyin Çetin

Sorkun Kasabası Kalkınma Ve Dayanışma Derneği/SorkunDer Başkanı

Konya, 11.01.2018

ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

0

Çalışma Toplantısı

ÇİFTÇİ ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

Derneğimizin organize ettiği Bozkır İlçe Tarım Müdürlüğü ile SorkunDer ve Sorkun Muhtarlığının çalışma toplantısı: Bozkır Sorkun Mahallesinde Tuzla Mevkiinde köy kahvehanesinde saat:13.30-16.30 saatleri arasında köylülerin kadın/erkek yoğun katılımı ile gerçekleştirildi.

Toplantıda Sorkun Kasabası Kalınma ve Yardımlaşma Derneği/ SorkunDer’i: YönetimKurulu Başkanı Hüseyin Çetin’in başkanlığında yönetim kurulu üyeleri Mehmet Başaran/Başkan Yardımcısı, Mustafa Sarıkaya/Sayman, Mehmet Akgül/Sekreter ve Necati Gevenli/Üye – Bozkır İlçe Tarım Müdürlüğü’nü: Salih Öncü/ İlçe Tarım Müdürü, Halil Durmuş/Veteriner Hekim ve Seda Yaman/Ziraat Mühendisi – Sorkun Muhtarlığını: Veli Akgül/Muhtar olarak temsil ettiler.

Toplantı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları ile Sorkunlu geçmişlerin anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Arkasında hep birlikte İstiklal Marşı okundu.

Toplantıyı yöneten SorkunDer Başkanı Hüseyin Çetin, toplantıya katılanları selamladı.

Tam kadro katılan Bozkır İlçe Tarım Müdürlüğü heyetine, SorkunDer yönetim kurulu heyetine ve Sorkun Muhtarı Veli Akgül’e ayrı ayrı teşekkür etti. Çalışma Toplantısına büyük ilgi gösteren mahalle sakinlerine katılımlarından dolayı teşekkür edip memnuniyetini ifade etti.

Toplantı gündemi, köylülerin katılımı ile irdelenecek konu başlıkları katılımcı taraflarca aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.

1-Damla Suyu,2-Ekilecek Ürünler,3-Hayvancılık,4-Arıcılık,5-Tahincilik,6-Kütüphane

Gündemin en ilgi çeken maddesi ‘’damla suyu projesi’’ oldu. Damla suyu projesi hakkında genel bir değerlendirme yapan SorkunDer Başkanı Hüseyin Çetin: Sorkun Köyünün böyle bir projeye gereksinmesi var mı, köylü bu uygulamaya hazırlandı mı ? Köylünün büyük çoğunluğu  ne gereksinme duyuyorlardı ne de proje tasarımcıları köylüyü bu konuda bilgilendirilmemiş.

Sorkun köylüleri bahçelerini tarlalarını bir çok kaynağı olan dere ve dereciklerin suyu ile salma sulama; şimdilerle küresel ısınmadan dolayı su kaynakları kurumaya başlayınca ‘’vahşi sulama’’ diye tanımladıkları şekilde sulamakta idiler. Köylüler, bahçelerini suladıkları doğal açık arklar bahar geldiğinde her sene imece usulü temizlenirdi. Bu temizleme işi zamanla yapılmaya yapılmaya dolduğundan uzaktaki tarlalara su gitmemeye başlamış. Çarşamba/Ulu Çayın kaynağını  oluşturan bir çok dereler/derecikler  verimli kullanılmadığı için Köylülerin bir kısmı sulu köyde susuzluk çekmeye başlamış. Zamanın yerel yöneticileri, arkları açtıramamış veya yenilemeye gidip beton kanallara çevirememiş. Bu nedenle bahçe/tarla komşuları kavga eder hale gelmişler. Kaynaktan uzaktakilerde yerlerini ekemez hale gelmişler. Beton kanalları yaptıramayan yerel yönetici Ankara’nın yolunu tutar büyüklerinin yanına varır. Beldesine yatırım yapılmadığından yakınır. Büyükler lafın altında mı kalır. Sen, proje getirdin de biz mi çıkartmadık; der. Yerel yönetici bu yanıt karşısında yutkunur/mutkunur tabi efendim der; oradan ayrılır.

Yerel yönetici proje aramaya koyulur. Mevlana Kalkınma Ajansı/Mevka’ya gider. Proje desteği ister. Onlarda damla suyu projesini öneriler. Bizim yerel yönetici de bizim beldenin her tarafı su, damla suyu projesini ne yapacağım dememiş; hiç yoktan iyidir misali Ankara’dan onaydan geçirtmiş.

Projenin uygulamasında kaynak ölçüsünde bazı hatalar olmuş. Bir kısım bağlantı tesisleri suların birleştiği çatallara değil de kuruyan pınarlara yapılmış. Hazır pınara yakın bahçe sahiplerini de mağdur etmiş.

Proje, yarım yamalak altı yıldır sahipsiz bir şekilde salma su amaçlı kullanılmaktadır. Köylü bu kadar çok suyu olan bir köyde ‘’sulama birliği’’ kurmaya pek sıcak bakmamaktadır. Köylü bizim yapacağımız bir iş değil bu; diyor. Köylünün çoğunluğu, bir kamu kuruluşunun ‘’KOSKİ’’ nin sahiplenmesini istiyor.

İlçe Tarım Müdürü Salih Öncü, damla suyu projesinde kaynak bağlantısında değişikliğe gidip devamlı su akar şekle getirmek için çalışma yapacaklarını belirtti. Muhtar Veli Akgül’de damla suyu projesine baypas yapılacak kaynak su yerini tespit ettiklerini belirtti.

Ziraat Mühendisi Seda Yaman, damla suyunun önemini belirtti. Damla sulama ile sulanan ürünlerde verimin ve kalitenin yükseleceğini, salma/vahşi sulamanın ise toprakta erozyona sebebiyet vereceğini belirtti. Sorkunda köylünün gelirini artırabilecek patates ve fasulyenin dışında çilek, sarımsak gibi ürünlerin ekilebileceğini belirtti. Çilek üreticiliğine gruplar halinde en az beş kişilik gruplara %80 hibe, mantar üreticilerine de %70 hibe desteği verileceğini belirtti. Astım ve mantar hastalıklarına neden olan kavak ağaçlarının da vadinin içerisinden temizlenmesi gerektiğini ifade etti.

Veteriner Hekim Halil Durmuş, Sorkun’un, büyük baş hayvan yetiştiriciliğine arazi bakımından uygun olmadığını; samanı bile dışarıdan alan bir besici maliyet açısından bu işin üstesinden gelemez; dedi. Bu yöreye uygun sürekli her zaman paraya dönüştürülebilecek küçükbaş/koyunculuğun yapılmasının daha uygun olacağını belirtti. ORKÖY/Orman ve Köy İlişkileri (ORKÖY) Genel Müdürlüğü, ahır yapmak isteyenlere % 50 varan destek verdiklerini.Ahır yapmak isteyenlerin ilgili kuruma başvurabilirler; dedi.

Arıcılığın son zamanlarda yöremizde çok geliştiğini belirtti. Verimin de artırılması için çalışmalar yapıldığını belirtti. Bu kapsamda 35.000.TL.lik bir paketlerinin olduğunu belirtti.Paketin içeriği başvuru yapanlara ayrıntılı bir şekilde anlatılacak. 24.000.- TL.si hibe 11.000.TL.si başvuru esnasında ödenecek şekilde seksen arısız kovan verilecek. Başvuruların, 19 Ocak 2018 başlayacağını belirtti.

Tahincilik konusunda Sorkun tahinin özelliklerini, Mehmet Çavuş Tahinlerinin sahibi Yavuz Ertekin etraflıca anlattı. Sorkun tahininin belirgin özelliklerini şu şekilde sıraladı: Su değirmeninde öğütülmesi, yerli Manavgat susamı kullanılması, ıslatılması ve dinlendirilmesi, taş fırında geyik ardıcı odunu ateşinde kavrulması; diye özetledi.

İlçe Tarım Müdür Salih Öncü’ye,  Göktepe Tahinlerinin Sahibi Mehmet Ali Göktepe/Ercan Göktepe, sorkun tahinine ‘’coğrafi ürün etiketi’’ alabilir miyiz diye bir soru sordu. Yanıt olarak Sorkun’da susam üreticiliği yapılmadığı için söz konusu etiketi alamazsınız; dedi.

İlçe Tarım Müdürü Salih Öncü Sorkunlu tahin imalatçılarına, markalaşmanın şartlarını anlattı. Verdiğiniz sözlere uymak koşulu ile tahinlerinizin ‘‘Sorkun Tahini’’ olarak markalanmasını ister misiniz; diye sordu. Toplantıya katılan Göktepe Tahinlerinin ve Mehmet Çavuş Tahinlerinin temsilcileri bu hususları ileriki zamanlarda durum değerlendirmesini yaptıktan sonra bir açıklama yapabileceklerini ifade ettiler.

Son görüşme maddemiz Kütüphane kurulmasına geçildi. Veteriner Hekim Halil Durmuş kendilerinin belirlediği konularda kitap desteği verebileceklerini belirtti. SorkunDer Başkanı Hüseyin Çetin’de her konuda olmak üzere kitap desteği yapabileceklerini ifade etti. Muhtar Veli Akgül’de eski belediye binasında uygun yerin oğlunu belirtti. Önümüzdeki aylarda kütüphane için gerekli çalışmalara başlayabiliriz; dedi.

Sorkun Kasabası Kalkınma Ve Dayanışma Derneği-Sorkun Belediyesi- İlçe Tarım Müdürlüğü ile ilkini 14/02/2011 Tarihinde yapılan ‘’Çiftçi Toplantısı’’nın devamı olan ‘’Çalışma Toplantısı’’ 03/01/2018 Tarihinde Saat: 13.30-16.30 arasında Sorkun’da başarıyla gerçekleştirildi.

Toplantıyı Yöneten SorkunDer Başkanı Hüseyin Çetin, Çalışma Toplantımızın yapılmasına vesile olan başta Bozkır İlçe Kaymakamımız Emre Öztürk’e, İlçe Tarım Müdürü Salih Öncü’ye, Veteriner Hekim Halil Durmuş’a, Ziraat Mühendisi Seda Yaman’a, SorkunDer Yönetim Kurulu üyeleri, Hüseyin Çetin’e, Mehmet Başaran’a, Mustafa Sarıkaya’ya, Mehmet Akgül’e, Necati Gevenli’ye Sorkun Muhtarı Veli Akgül’e ayrı ayrı teşekkür etti. Ve de en önemlisi toplantıya yoğun ilgi gösteren kadın/erkek tüm sorkunlulara teşekkür etti.

Hazırlayan : Hüseyin Çetin/SorkunDer Başkanı

Go to Top