Archive for Nisan, 2019

23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun

0

Atatürk ve Çocuk

23 NİSANIN ANLAM VE ÖNEMİ

23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilan ettiği tarihtir.

Atatürk, 23 Nisan 1924′te ’23 Nisan’ gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979′da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir.

Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli yeri işgâl eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde, bütün kurumlarımızda, okullarımızda ve her evde çeşitli etkinliklerle kutlanarak millî birliğimizin kenetlenmiş ifadesini temsil etmektedir.

ATATÜRK’E GÖRE ÇOCUKLAR

Atatürk’e göre “Vatanı korumak çocukları korumakla başlar”, “Çocukları her türlü ihmal ve istismardan korumalı ve onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel olarak ele alınmalıdır.” Yine Atatürk’e göre “Çocuk sevgisi bir ihtiyaçtır”. İşte bu nedenledir ki hiç çocuğu olmayan Atatürk, çok sayıda manevi evlat sahibi olmuştur. Ve yine bu nedenledir ki, TBMM’nin açıldığı 23 Nisan’ın aynı zamanda “çocuk bayramı” olmasını kabul etmiştir. 23 Nisan, Atatürk’ün hamiliğini yaptığı bir Cumhuriyet kurumu olan Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin öncülüğünde zamanla önce fiilen, sonra resmen bir “çocuk bayramı”na dönüşmüştür. 23 Nisan 1926 tarihli Milliyet gazetesinde Himaye-i Etfal Cemiyeti Başkanı Fuat Bey’in şu açıklaması yayınlanmıştır: “Bugün çocuk günüdür, yani istikbale ve istiklale ait bir gündür. Cumhuriyet hükümetimiz bu günü çocuklara tahsis etti.” Atatürk’ün yaveri Cevat Abbas Gürer de Güneş Kulübü adına Tepebaşı Tiyatrosundaki 23 Nisan kutlamasında yaptığı konuşmada Atatürk’ü, “23 Nisan’ın validi (babası)” diye adlandırmıştır.

18-04/17/8baie_1523521380_6559-1523988386.jpg

Atatürk diyor ki:

“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”

Alıntı:https://m.karar.com/guncel-haberler/23-nisanin-anlam-ve-onemi-23-nisan-neden-bayram-olarak-ilan-edildi-822321

BOZKIR SEVDASI

0

Foto: Celal Ünal

Bu Sevda Başka Sevdaya Benzemez

Mecnun , Leyla için çöllere düşmüş,Kerem nâra yanmış Aslı uğruna, Ferhat günlerce külünkle dağı taşı yere indirmiş Şirin için….. Ama hiç birisi bu sevdaya benzemez; Sevdanın adı vatan , sevdanın adı Bozkır .Ta uzaklarda da olsa insan adını duyunca bir sıcaklık kaynıyor sol yanında ılgıt, ılgıt ve farkına varmadan habersizce gözlerini terk ediyor iki damla.Bir resmiyle karşılaşsa gurbette ,televizyonların birinde bir haber duysa heyecanlanıyorsun .Gözlerin parlıyor yıllardır görmediğin bir dostuna kavuşmuşçasına. Her şeyde olduğu gibi bu sevdaya düşmeyen bu sevdayı anlamaz,yaşamak gerek anlamak için.yanmak gerek ,burnunun direği sızlamalı ki anlayasın..Evet Bozkırda yaşayan Bozkırlı yalnızlığın,yabanlığın ne olduğunu hiç tatmadı ki,kahvelerde tanıdık bir yüz aramadı ki ,konuşacak dertleşecek.bir sıkıntısını bölüşecek.Aşağı kahvede sıkıldıysa yukarı kahveye gitti .Akşama kadar pişpirik oynadı, okey oynadı,muhabbetin adı bile oyun oldu.Akşamın nasıl olduğunu bile anlamadı.Ne bilsin Bozkırın ne anlama geldiğini göz gözü görmeyen duman içindeki kahvede.Bir derdi olduğunda, çocuğu hastalandığında komşuyu çağırdı hemen yanı başında. Çaresizliğin yalnızlığın acısını hiç tatmadı ki.Bozkırda olmanın tadını hazzını anlayabilsin.Taşının toprağının bir hazine değerinde olduğunun bilincine varıp O’nun üzerine titresin.Ne zaman gurbete düşse ta uzak diyarlar gitse işte o zaman sevdasıyla yüreği yanmaya başlıyor o zaman anlıyor Bozkırın ne demek olduğunu.O yağmur yağdığında kokan toprak kokusunu ciğerlerine çekmenin insana verdiği mutluluğu.Köprü başında durup saatlerce Çarşambanın kışın hırçın dalgalarını seyretmenin , yazın dingin mırıltılarını dinleyerek.dalıp gitmenin verdiği dinginliği.Ama heyhat! hicran oku yüreğe çoktan saplanmıştır artık,ekmek başka yerde, Bozkır başka yerdedir.Sevda ateşiyle yanar durur yürek.Bu sevdanın başka bir sevdaya benzemediği işte o zaman anlaşılır. Diyorum ki bu sevda yüreğimiz de bitmesin, diyorum ki uzaklara gitmeden bu sevda yüreğimizde yer etsin ki ,Bozkırlı Bozkır’ına hasret gitmesin.Ve soralım kendimize Bozkır için ne yaptık ne yapabiliriz. Selam olsun Bozkır sevdalısı yüreklere .Selâm olsun Bozkırlı olmanın anlamını bilenlere.
Celal ÜNAL

BOZKIR, KUŞLARA BAK KUŞLARA

0

KuslKuş Bak KusKuşl

Konya’nın Bozkır ilçesinde çekimleri devam eden filmde, Bozkır’ın eşsiz doğal güzellikleri de beyazperdeye yansıtılıyor.
Film hakkında bilgi veren yapımcı-yönetmen Mehmet Tanrısever, Anadolu insanının mertliğini ve kahramanlığını vurgulamak istediklerini söylüyor. Günümüzde insanların ihtiyaçlarının giderek arttığını, buna rağmen mertlik ve cömertlik gibi özelliklerin azaldığını kaydeden Tanrısever, ‘Bazı insani değerlerin yeniden hatırlanmasında fayda var. Filmimi böyle bir amaca hizmet etmeyi hedefliyor’ diye konuşuyor.

Bir kısmı da Sorkun ve Kızılçal/Sugözünde çekilmişti.

KONSİAD’dan duyuru:

Yönetmenliğini Hemşehrimiz Mehmet Tanrısever’in Yaptığı Bozkır, Kuşlara Bak Kuşlara Filminin 14 Nisan Pazar Günü Saat:17.00′da Tim Show Center’da ki Özel Gösterimine Tüm Üyelerimiz Davetlidir. Adres: Büyükdere Cd. Derbent Mevkii (Darüşşafaka Kampüsü Yanı) Maslak-Sarıyer. İrt:5383324942 B021

Hazırlayan:Hu Hüseyin Çetin/SorkunDer Başkanı

KARABACAKLAR SU DEĞİRMENİ

0

Karabacaklar Su DegDeğirm

Dede Yadiğarı Karabacaklar Su değirmenini, Dedem Süleyman Karabacak torunu olarak torunlarımı büyük bir keyifle gezdirdim. Çocukluğumdaki anıları yeniden hatırladım.
Şu an değirmeni işleten 4. Kuşak Süleyman Karabacak’a bu mirası yaşattığı ve gelen misafirlere geleneksel ikramları için teşekkür ederim. Ziyaretçilerin sıcak tahinin tadına bakmalarını tavsiye ederim.
Hüseyin Çetin/SorkunDer Başkanı
Go to Top