Archive for Kasım, 2019

UNESCO’NUN ATATÜRK’Ü TARİFİ

0

ATATÜRK

UNESCO’NUN ATATÜRK’Ü TARİFİ:
Atatürk ;
Uluslararası anlayış, işbirliği ve barış yolunda çaba göstermiş üstün bir kişi,
olağanüstü reformlar gerçekleştirmiş bir devrimci,
sömürgecilik ve emperyalizme karşı savaşan ilk lider,
insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü,
bütün hayati boyunca insanlar arasında renk, din ve irk ayrımı gözetmeyen essiz bir devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu.
1981 yılının tüm dünyada Atatürk yılı olarak anımsanmasına karar verilmesi
UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu) 1978 yılında Paris’te BM’nin UNESCO kültür kolu, genel kurul toplantısı yaparken, başkanlık divanına 11 ülkenin imzaladığı bir önerge verilmişti.
Öneri “1981 yılının tüm dünyada Atatürk yılı olarak anımsanmasına karar verilmesi” ile ilgili önergede şöyle denmişti:
”Bugün UNESCO’nun üzerinde çalıştığı bütün projelerin isim babası Mustafa Kemal’dir.”
“… Üç sene sonra 1981 yılı geliyor. 1981, Atatürk’ün doğumunun 100′üncü yıl dönümüdür. Atatürk elbette 20′nci yüzyılın en büyük devlet adamlarından biridir.
Bellidir ki, Türkler o özel gün için çok özel olarak hazırlanıyorlar ama Atatürk’ü anmak bir tek Türklere bırakılmamalıdır. Çünkü Atatürk tüm insanlığın ortak paydasıdır, dolayısıyla, hazır BM kültür kolu burada toplantı halinde. UNESCO şu anda genel kurul yapıyor. Bu genel kurul bir karar almalıdır, bu karar üye devletlere iletilmelidir. Önümüzde 3 yıl var. 3 yıl hazırlanılmalıdır ve 1981 yılı bütün dünyada günü gelince, Atatürk yılı olarak anılmalıdır.”
Bu önergeye İsveç delegesi itiraz eder:
Kürsüye gelen bu İsveç delegesi konuyu açıklarken, “…ben” der, Atatürk’ün büyüklüğünü elbette biliyorum.
Türkler için, insanlık için, çağdaşlaşma için ne anlama geldiğini de biliyorum. Buna rağmen bir kaygım var. Onu sizinle paylaşmak için söz aldım. Evet, Atatürk bir devlet, bir cumhuriyet kurucusu.
Fakat dünyada 200 devlet var, yarısından fazlası cumhuriyet. Bu kadar cumhuriyet kurucusu varken, bugüne kadar kimse için düşünmediğimiz bir olayı, şimdi bir tek Atatürk için ve Türkler için düşünüyor olursak bu ileride başımıza bir iş çıkarır mı, bilmiyorum. Ama bu endişeyi taşıyorum.
Bunun üzerine o zamanın Sovyetler Birliği delegesi söz alır. Yumruğunu masaya vurur ve 152 ülkenin delegelerine aynen şöyle söyler; ”Genç delege arkadaşım hatırlatmak isterim ki ATATÜRK öyle dünyadaki herhangi bir lider değildir, bırakın onu bir yıl anmayı her ülke her problemimizde çare olarak aramalıyız”
İsveç delegesi bu imzanın atıldığı gün mikrofona gelir ve aynen şunları söyler;
”Ben ATATÜRK’Ü inceledim bütün ülkelerden özür diliyor ilk imzayı ben atıyorum” diyecektir.
Oylamaya geçilir, O gün, “1981 Yılının Atatürk Yılı olarak kabulüne” oy birliği ile karar verilir.
27 Kasım 1978 tarihli UNESCO genel kurulu kararı doğrultusunda, Atatürk’ün doğumunun 100′üncü yılı bütün dünyada, “1981 Atatürk Yılı” olarak kutlanmıştır.
Bu uygulama, dünyada ilk ve tektir. UNESCO, dünyadaki hiçbir lider için bugüne kadar düşünülmemiş bir uygulamayı Atatürk için yapmıştır. Bu uygulama 1981′ den bu yana bir başka lider için de tekrarlanmamıştır.
Bunun en büyük nedeni, Bir başka devlet adamı bulamadıkları için değil; bir başka “Atatürk” bulamadıkları içindir.
UNESCO 152 ülkesinin oybirliği ile yapmış ve dünyaya dağıtmış olduğu ATATÜRK tanımlaması: sayfanının başında.
Alıntı

ATATÜRK’ÜN VEFATININ 81. YILI

0

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder en büyük türk  Gazi  Mustafa Kemal ATATÜRK’Ü vefatının 81. yılında rahmet ve minnetle anıyoruz.
Sana olan sevgimizi ve bağlılığımızı kalbimizden hiç eksiltmeden sonsuza kadar sürdüreceğiz. “Gençliğe Hitaben” en büyük yol rehberimiz olacaktır.
Ruhun şad olsun.
 Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kasdedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! (1927)
Hazırlayann: Hüseyin Çetin/SorkunDer Başkanı

GÜÇLÜ İLETİŞİM/ HAKKI GÜLEÇ

0

Hakkı Güleç

Hadimliler Derneğinin düzenlediği Eğitim Programının  “Güçlü İletişim”  konulu konferansına, Sorkun Kasabası Kalkınma Ve Dayanışma Derneği/SorkunDer’i temsilen  dinleyici olarak Dernek Başkanı Hüseyin Çetin katıldı.

Konuşmacı İletişimci/Yazar Hakkı Güleç, konularına hakim sıcak samimi bir hava içerisinde, zaman zaman karşılıklı olarak  konuşmacılara da  söz vererek dinleyicilerin konferansa etkin bir şekilde katılımlalarını sağladı. Böylece bildiklerimizi tazeledik. Bilmediklerimizi de öğrendik.
Konferansı düzenleyen Hadimliler Derneğini, Başkan Zeki Kıvrak’ın nezdinde tüm Yönetim Kurulu Üyelerini tebrik ederiz.
Nazik davetlerinden ötürü SorkunDer Yönetim Kurulu olarak ayrıca teşekkür ederiz.

Hazırlayan: Hüseyin Çetin

Go to Top