Dernek

Dernek

1955 Sorkun Kızılçam (Çarşamba Mahallesi) de Doğmuşum. İlköğetimi Kızılçal ilkokulunda,orta okulu Cihanbeyli'de Lise ve Yüksek okulu Koya'da okudum.Askerlik görevi Yedek Subay olarak Konya'da yaptım.Bir kamu kuruluşundan emekli oldum. Evliyim,üç çocuk babsıyım. Sorkun Kasabası Kalkınma ve dayanışma Derneğinin 1. Olağan Kongresinde Yönetime seçildim.Şu an dernek başkanlığı görevini yürütmekteyim.

Home page: http://sorkunder.com/

Jabber/GTalk: Dernek

Posts by Dernek

23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun

0

Atatürk ve Çocuk

23 NİSANIN ANLAM VE ÖNEMİ

23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilan ettiği tarihtir.

Atatürk, 23 Nisan 1924′te ’23 Nisan’ gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979′da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir.

Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli yeri işgâl eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde, bütün kurumlarımızda, okullarımızda ve her evde çeşitli etkinliklerle kutlanarak millî birliğimizin kenetlenmiş ifadesini temsil etmektedir.

ATATÜRK’E GÖRE ÇOCUKLAR

Atatürk’e göre “Vatanı korumak çocukları korumakla başlar”, “Çocukları her türlü ihmal ve istismardan korumalı ve onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel olarak ele alınmalıdır.” Yine Atatürk’e göre “Çocuk sevgisi bir ihtiyaçtır”. İşte bu nedenledir ki hiç çocuğu olmayan Atatürk, çok sayıda manevi evlat sahibi olmuştur. Ve yine bu nedenledir ki, TBMM’nin açıldığı 23 Nisan’ın aynı zamanda “çocuk bayramı” olmasını kabul etmiştir. 23 Nisan, Atatürk’ün hamiliğini yaptığı bir Cumhuriyet kurumu olan Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin öncülüğünde zamanla önce fiilen, sonra resmen bir “çocuk bayramı”na dönüşmüştür. 23 Nisan 1926 tarihli Milliyet gazetesinde Himaye-i Etfal Cemiyeti Başkanı Fuat Bey’in şu açıklaması yayınlanmıştır: “Bugün çocuk günüdür, yani istikbale ve istiklale ait bir gündür. Cumhuriyet hükümetimiz bu günü çocuklara tahsis etti.” Atatürk’ün yaveri Cevat Abbas Gürer de Güneş Kulübü adına Tepebaşı Tiyatrosundaki 23 Nisan kutlamasında yaptığı konuşmada Atatürk’ü, “23 Nisan’ın validi (babası)” diye adlandırmıştır.

18-04/17/8baie_1523521380_6559-1523988386.jpg

Atatürk diyor ki:

“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”

Alıntı:https://m.karar.com/guncel-haberler/23-nisanin-anlam-ve-onemi-23-nisan-neden-bayram-olarak-ilan-edildi-822321

BOZKIR SEVDASI

0

Foto: Celal Ünal

Bu Sevda Başka Sevdaya Benzemez

Mecnun , Leyla için çöllere düşmüş,Kerem nâra yanmış Aslı uğruna, Ferhat günlerce külünkle dağı taşı yere indirmiş Şirin için….. Ama hiç birisi bu sevdaya benzemez; Sevdanın adı vatan , sevdanın adı Bozkır .Ta uzaklarda da olsa insan adını duyunca bir sıcaklık kaynıyor sol yanında ılgıt, ılgıt ve farkına varmadan habersizce gözlerini terk ediyor iki damla.Bir resmiyle karşılaşsa gurbette ,televizyonların birinde bir haber duysa heyecanlanıyorsun .Gözlerin parlıyor yıllardır görmediğin bir dostuna kavuşmuşçasına. Her şeyde olduğu gibi bu sevdaya düşmeyen bu sevdayı anlamaz,yaşamak gerek anlamak için.yanmak gerek ,burnunun direği sızlamalı ki anlayasın..Evet Bozkırda yaşayan Bozkırlı yalnızlığın,yabanlığın ne olduğunu hiç tatmadı ki,kahvelerde tanıdık bir yüz aramadı ki ,konuşacak dertleşecek.bir sıkıntısını bölüşecek.Aşağı kahvede sıkıldıysa yukarı kahveye gitti .Akşama kadar pişpirik oynadı, okey oynadı,muhabbetin adı bile oyun oldu.Akşamın nasıl olduğunu bile anlamadı.Ne bilsin Bozkırın ne anlama geldiğini göz gözü görmeyen duman içindeki kahvede.Bir derdi olduğunda, çocuğu hastalandığında komşuyu çağırdı hemen yanı başında. Çaresizliğin yalnızlığın acısını hiç tatmadı ki.Bozkırda olmanın tadını hazzını anlayabilsin.Taşının toprağının bir hazine değerinde olduğunun bilincine varıp O’nun üzerine titresin.Ne zaman gurbete düşse ta uzak diyarlar gitse işte o zaman sevdasıyla yüreği yanmaya başlıyor o zaman anlıyor Bozkırın ne demek olduğunu.O yağmur yağdığında kokan toprak kokusunu ciğerlerine çekmenin insana verdiği mutluluğu.Köprü başında durup saatlerce Çarşambanın kışın hırçın dalgalarını seyretmenin , yazın dingin mırıltılarını dinleyerek.dalıp gitmenin verdiği dinginliği.Ama heyhat! hicran oku yüreğe çoktan saplanmıştır artık,ekmek başka yerde, Bozkır başka yerdedir.Sevda ateşiyle yanar durur yürek.Bu sevdanın başka bir sevdaya benzemediği işte o zaman anlaşılır. Diyorum ki bu sevda yüreğimiz de bitmesin, diyorum ki uzaklara gitmeden bu sevda yüreğimizde yer etsin ki ,Bozkırlı Bozkır’ına hasret gitmesin.Ve soralım kendimize Bozkır için ne yaptık ne yapabiliriz. Selam olsun Bozkır sevdalısı yüreklere .Selâm olsun Bozkırlı olmanın anlamını bilenlere.
Celal ÜNAL

BOZKIR, KUŞLARA BAK KUŞLARA

0

KuslKuş Bak KusKuşl

Konya’nın Bozkır ilçesinde çekimleri devam eden filmde, Bozkır’ın eşsiz doğal güzellikleri de beyazperdeye yansıtılıyor.
Film hakkında bilgi veren yapımcı-yönetmen Mehmet Tanrısever, Anadolu insanının mertliğini ve kahramanlığını vurgulamak istediklerini söylüyor. Günümüzde insanların ihtiyaçlarının giderek arttığını, buna rağmen mertlik ve cömertlik gibi özelliklerin azaldığını kaydeden Tanrısever, ‘Bazı insani değerlerin yeniden hatırlanmasında fayda var. Filmimi böyle bir amaca hizmet etmeyi hedefliyor’ diye konuşuyor.

Bir kısmı da Sorkun ve Kızılçal/Sugözünde çekilmişti.

KONSİAD’dan duyuru:

Yönetmenliğini Hemşehrimiz Mehmet Tanrısever’in Yaptığı Bozkır, Kuşlara Bak Kuşlara Filminin 14 Nisan Pazar Günü Saat:17.00′da Tim Show Center’da ki Özel Gösterimine Tüm Üyelerimiz Davetlidir. Adres: Büyükdere Cd. Derbent Mevkii (Darüşşafaka Kampüsü Yanı) Maslak-Sarıyer. İrt:5383324942 B021

Hazırlayan:Hu Hüseyin Çetin/SorkunDer Başkanı

KARABACAKLAR SU DEĞİRMENİ

0

Karabacaklar Su DegDeğirm

Dede Yadiğarı Karabacaklar Su değirmenini, Dedem Süleyman Karabacak torunu olarak torunlarımı büyük bir keyifle gezdirdim. Çocukluğumdaki anıları yeniden hatırladım.
Şu an değirmeni işleten 4. Kuşak Süleyman Karabacak’a bu mirası yaşattığı ve gelen misafirlere geleneksel ikramları için teşekkür ederim. Ziyaretçilerin sıcak tahinin tadına bakmalarını tavsiye ederim.
Hüseyin Çetin/SorkunDer Başkanı

KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDEN İSTEKLER

0

SorkunDer

KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDEN:
Konya’ya “Sivil Toplum Merkezi / Yerleşkesi” istiyoruz.”
SORKUNDER
Yaylaları bağlayan Bozkır – Alacabel bağlantı yolunun alfaslt yapılmasını istiyoruz.
SORKUNDER
Bozkır-Çağlayan-Dereköy-Sorkun-Karacahisar dan geçecek Çarşamba/Uluçay güzergahına BELEDİYE OTOBÜSÜ istiyoruz.
SORKUNDER

Hazırlayan: Hüseyin Çetin/SorkunDer Başkanı

TOROSLARIN DOMUZ SORUNU

0

İl Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğü

TOROSLARIN DOMUZ SORUNU

Mithat ARI, Bozkır Küçükhisarlık Mahallesi (Köyü) Mustafa Kızılkaya, Bozkır Çağlayanlılar Derneği Başkanı

Zeki Kıvrak, Konya Hadimliler Derneği Başkanı Mustafa Orhan, Hadim Kırsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı

Hüseyin Çetin, SorkunDer Başkanı olarak Konya İl Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Fevzi Tosun’u ziyaret ettik. Aşağıdaki yazı konularını birlikte irdeledik. Her zaman olduğu gibi mevzuatlara takıldık. Fevzi Bey’in yönlendirmesi ile Avcılık Ve Yaban Hayatı Şube Müdürü  Musa Çelik’i ziyaret ettik. Burda da domuz avcılığı ile ilgili mevzuatları irdeledik. Musa Bey daha sonra Avcılık ve Yaban Hayatı Bölge Müdürü Mustafa Tuğrul Şahin Bey’le hep birlikte konuyu enine boyuna irdeledik. En sonunda Valiliğin Özel İdare desteği ile köylülere kuyruk başı avlama günlerinde beşer adet avlanabilmesinde karar verildi.  Bölge Müdürü,  durumu İl Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğüne ileteceklerini belirtti.  Valilik bu başvurumuzu olumlu bulursa köylüler hem para kazanacak hem de domuz zararlılarından biraz olsun kurtulacaklar.

Hazırlayan: Hüseyin Çetin, Sorkun Kasabası Kalkınma Ve Dayanışma Derneği/SorkunDer Başkanı

TOROSLARIN DOMUZ SORUNU

Bozkır’ın, Hadim’ in sorunları bilindiği gibi çoktur. Tümünü birden anlatmaya çalışmak yanlış olur. Genel olarak ele almak yerine önem sırasına göre ele alıp, çözüm yollarını değerlendirmek yerinde olur diye düşündüm. Bu amaçla başlıktaki sorunu yazmayı uygun buldum. Bozkır, Hadim ve çevresinde görüp, izleyip, dinlediğim bir soruna değinip bazı önerilerde bulunacağım. Yaz aylarında kendi köyüm (mahallem) Bozkır Küçükhisarlık ve Hisarlık, Yelbeyi, Taşbaşı, Tepelice, Dereiçi (Gederet), Söğüt, Üçpınar, Işıklar, Yazdamı, Ulupınar mahallerine uğradım. İnsanlarımızla sohbet ettim. Dağları, bahçeleri , ormanları gezdim.Bozkır merkezde ‘’cuma pazarı’’ günleri eski dostlarla sohbet ettim. Sorunlardan söz edip konuştuk. Gözlemlerimde, sohbetlerimde, yakınmalarda ortak sorunlar ortaya çıktı. En önemli sorun olarak karşımıza ‘’Domuz’’ çıktı. Neden ekip biçmiyorsunuz sorusuna ‘’domuzla başa çıkamı- yoruz’’ oldu. Hadim ve çevresindeki yerleşim yerlerinde de bu sorunun ‘bıkkınlık’ derecede olduğunu gördüm. Domuz hakkında bilgilerimi, araştırmalarımı, incelemelerimi birleştirince aşağıdaki ayrıntı-lar ortaya çıktı. Domuz: Çift tırnaklı 20-30 yıl yaşayabilen bir hayvandır. İyi bir bitki örtüsüne sahip her türlü ortam ve iklimde yaşayabiliyor. Yayvan yapraklı ormanlık alanları seviyorlar. Su kenarları, sık çalılıklarla kaplı meralıklarda yaşıyorlar. Sürüler halinde geceleri dolaşıp, gündüzleri gölgeliklerde yatıyorlar. Sık sık yer değiştirip, bir gecede 5-20 km. çevreyi dolaşabiliyorlar.115 günlük bir gebelikten sonra 4-12 yavru doğurabiliyorlar. Yavruladıkları ve anaçlar kısa sürede gebe kalıp yavrulayabiliyorlar. Hem ot obur, hem et oburdurlar. Meyve-sebze, sürüngenler, solucanlar, böcekler kısaca ne bulurlarsa yiyorlar. Bozkır ve Hadim çevresi domuzların yaşaması ve beslenmesi için gerekli şartlara çok uygun duruma gelmiş. Bu yüzden de domuzlar bölgemizde aşırı çoğalmışlar. Yaşama ortamları ve beslendiği yiyecekler belirtildiği gibi olunca, domuz sayısı artmış. Bölgede tarımın da yapılması mümkün olmamış. Tarım yapılamayıp, bir şeyler üretilemeyince bölge insanı sıkıntıya düşmüş görünüyor. Belirtilen bu büyük sorun çözülemez değildir. Ortak hareket edilip mücadele edilirse kısa sürede insanları sıkıntıya sokan bu sorun halledilir kanaatindeyim. Aşağıda belirteceğim önerilerin hayata geçirilip, başarı elde edilmesi zor olmasa gerek. Yaban domuzlarının en büyük yok edicisi, düşmanı insandır. Bölgede nüfus düşmüş, yaşayan insan sayısı nerede ise yok denecek kadardır. Nüfus azalınca tarım,
hayvancılık vb. yapan da azalmış. Bölgede bitki örtüsü gözle görülür şekilde sıklaşmış. Bu hayvanların düşmanları olan tilkiler ve kurtlar (Domuzların yavrularını çalıp yerler) yok olunca, ortam tam domuzların yaşayacağı yerler olmuş. Bölge tamamen onlara kalmış. İlgili bakanlıklar bölgeye, yaban domuzları ile mücadele amacıyla kurt salmış. Salınan bu kurtlar domuzları avlayacağına daha kolay av olarak; koyun, keçi, eşek, at, inek, öküz gibi evcil hayvanlara saldırmaya başlamışlar. Saldırmakla kalmayıp hayvanları öldürmüş, parça-lamışlar. İnsanlar bu yönden de mağdur olmuşlar. Bozkır ve Hadim bölgesi, bu hayvanlardan arındırılmadıkça tarım yapılamayacak duruma gelmiş. Ekip dikebilenler tarlasını, bahçesini, bağını, bostanını tel örgü ile çevirmek zorunda kalmış. Tel örgü ile ne kadar arazi çevrilebilip, ne kadar tarım yapılabilir?.. Başkaları tarafından çözüm bulunmadığına göre iş başa düşmektedir. Mahalle (köy) muhtarları, belediye başkanları, ilçelerin yöneticileri, sivil toplum örgütleri (dernekler), meslek odaları (öncelikle ziraat odaları), avcılar ve atıcılar derneği, ilçelerin tarım müdürlükleri vb. toplanıp çözüm yolları araştırmalı ve bulmalıdırlar. Asli görevlerinden en önemlisi de bu olsa gerek. Bence; mücadele yolları ve yöntemleri şunlar olabilir : 1-Bölgesel av festivali düzenleme: Belirtilen tüzel ve kamu kuruluşları iş birliği yaparak, ilgili bakanlıktan izin alınabilir. Adı belirtilen festival; ülke geneli ve uluslararası olabilir. İnternet ve av organizasyon acentaları ile işbirliği yapılarak gerekli duyurular yapılabilir. Katılımcılar-dan belirlenen belli bir ücret bile alınabilir. ‘’Dağın taşı ile dağın kuşu avlanmış olur.’’ Devlet eliyle bu tür av festivalleri yapılmaktadır. Çeşitli kolaylıklar sağlanmaktadır. Ayrıca avlanan yaban domuzları ilgili domuz mezbahaneleri ile temasa geçilerek satılıp değerlendirilebilir. (Manavgat’ta bir domuz üretme çiftliği ve mezbahane var. Orada çalışan bir hemşehrimizle 4 sene önce kilosunun kaçak olarak yerinden 8 liraya aldıklarını söylemişti. Eti kaliteli olduğundan tercih ediliyormuş.) Düzenlenen festival geleneksel hale getirilebilir. 2-Bozkır ve Hadim bölgesi tatil yöresi haline gelmiş. Bölgede yaşayan nüfus azalmış. Ekilmeyip, tarım yapılmayan arazi çoğalmış. Bölge hayvancılığa elverişli hale gelmiş. Hayvancılık teşvik edilip, gerekli destek verilirse dağlar hayvanlarla dolar. Dağların dolması domuzların yaşam alanlarını daraltır. Üreyip çoğalmaları zorlaşır. Böylece hem insanlara gelir kapısı açılmış olur, hem de domuz sorunu çözülmüş, halledilmiş olur.
İlgililerin duyarlı olacağı umuduyla saygılar sunarız. 18.03.2019

Mithat ARI, Bozkır Küçükhisarlık Mahallesi (Köyü)

Mustafa Kızılkaya, Bozkır Çağlayanlılar Derneği Başkanı

Zeki Kıvrak,Konya Hadimliler Derneği Başkanı

Mustafa Orhan,Hadim Kırsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı

Hüseyin Çetin,SorkunDer Başkanı

SİVİL TOPLUM YERLEŞKESİ İSTİYORUZ

0

A.B. Diyalog Toplantısı

‘’Sivil Toplum Yerleşkesi’’ İstiyoruz! . . .

Eski Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır’ın öncülüğünde Konya’da yapılan Sivil Toplum Kuruluşları ile yapılan ‘’Diyalog Toplantısı’’nda yaptığım kısa konuşmada: Tüm kültürlerin bir arada buluşacağı bir

‘’Sivil Toplum Yerleşkesi’’nin Konya’da yapılması önerim; toplantıya katılan tüm sivil toplum kuruluşları temsilcileri tarafından kuvvetli bir alkışla desteklenmişti.

Yerel seçimlerde Konya’yı yönetmeye talip olan büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızın vaatlerinde bu öneriye yer vermediklerini fark ettim. Verenler varsa da gönülden teşekkür ederiz.

Değerli adaylar, gönüller şehri Konya’ya; Mevlana’nın:  Gel… gel ne olursan ol, gel! İster kafir, ister mecusi ister putperest ol, gel! Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel!’’ sözüne uygun bir ‘’Sivil Toplum Yerleşkesi’’ yapılmasını gönülden istiyoruz.

Önerimizi dikkate alacak adaylara şimdiden teşekkür eder başarılar dileriz.

https://www.youtube.com/watch?v=BTswpkYCCTw&list=FLEgZxlcUoN3JFidQOYGcyZA&index=10&t=3s

Hüseyin Çetin

Sorkun Kasabası Kalkınma Ve Dayanışma Derneği Başkanı

YEREL SEÇİM/2019

0

Değerli Yurdum insanı,

2019 yerel seçimlerini ve gelecekteki tüm seçimleri iyi değerlendirelim.

Seçimlerde siyasiler için akrabalarımızla komşularımızla ilişkilerimizi bozma yanlışına düşmeyelim. Seçim biter siyasiler çekilir gider bizler yine baş başa kalırız. Bayramlarımızı, düğünümüzü birlikte yapacağız. Cenazemizi birlikte kaldıracağız. Onun için kırgınlıklara meydan vermeyelim.

Seçimler, vatandaşlar için siyasileri sorgulama zamanıdır. Köyümüz için neler istedik neler yapıldı veya neler yapılmadı.  Medeni ölçüler içerisinde sorunlarımızı irdeleyelim.

Köyümüzü ziyarete gelecek siyasilere, başlıca şu soruları yöneltebiliriz:

1-Büyükşehir Yasasının geçiş süreci 2019 yılı itibariyle sona erdi. Mahallemize getireceği yükümlülükler nelerdir? Emlak vergileri, yapı ruhsatları v.b.

2-Hastalarımızı alacak ambulansın, yangınımızı söndürecek itfaiye aracının, cenazemizi alacak cenaze arabasının, samanımızı, eşyalarımızı getirecek araçların geçeceği sokak yollarının büyük bir kısmı yapılmamıştır.

3- İçme suyumuza zaman zaman sel suyu karışıyor. Hanpınarı içme suyundan tüm hat boyundaki köylere su verilmiş bir tek Sorkun’a verilmemiştir. Su akar sorkunlu bakar misali!

4- Sorkun, su kaynakları en çok olan köylerin başında gelir. Tarım için ‘’Damla Suyu Projesi’’yapılalı  on yıl olmuş. Proje eksikleri giderilmediği için büyük oranda atıl duruma düşmüştür. Proje iyi uygulanmadığı içinde sulu köy susuzluk çekmektedir.

5-Köy halkının nişan, düğün ve diğer sosyal faaliyetlerini yapabileceği ‘’Köy Konağı’’ yoktur.

6-Büyükşehir merkezlerindeki gibi emeklilerin de yararlanabileceği toplu taşıma araçları tahsis edilmelidir. Kamu görevi yapan dolmuşlar düzenlenen tarifelere uymalıdır.

7-Tarımın ve hayvancılığın, özellikle organik tarım teşvik edilerek destek verilmelidir.

Daha birçok istekler sıralanabilir. Yeter ki verilen sözler tutulsun.

Seçimler dolayısıyla köyümüzü ziyaret gelen siyasilere, ‘’büyükşehir yasasının ‘’  ilçe ve büyükşehir belediye başkanlarını seçmek olmadığının hatırlatılmasında büyük yarar olduğuna inanıyorum.

Bu seçimlerin köyümüze, ilçemize, ilimize ve tüm ülkemize hayırlı hizmetlere vesile olmasını temenni ederim.

Hüseyin Çetin

Sorkun Kasabası Kalkınma Ve Dayanışma Derneği Başkanı

KENDİ PEYNİRİNİ ÜRETME PROJESİ

0

Peynir Mayası

Değerli  Yurdum  İnsanı,

Gelin kendi peynirimizi kendimiz yapalım
Sarıot-Keklicek-Beşpınar Sorkun/Bozkır marka peynirlerimiz olsa da Ezine  peynirlerine rakip olsa ne güzel olur; değil mi?
https://youtu.be/yXuWDUYWLOM

Bozkır Peynirini kendi üretiyor Projesi – yakupcetincom – Bozkir Videolari https://youtu.be/rIl1yGWx49w #yakupcetincom #Bozkir #Konya

Bozkır İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda Mühendisi Oktay Gündoğay tarafından verilen eğitimde “KOP Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve KOP TEYAP Tarımsal Eğitim ve Yayım Projesi tarafından maddi olarak desteklenen Müdürlüğümüz tarafından gerçekleştirilen eğitimler kapsamında Bozkır’da vatandaşlarımızın ev şartlarında sıhhi ve sağlıklı Beyaz Peynir üretimini anlatacağız.

Şuan en hızlı bir şekilde ilk adım olarak Beyaz Peynir üretimini öğreneceğiz ve proje kapsamında ilerleyen günlerde daha çeşitli peynir üretimlerinin uygulamalı anlatımlarını da göreceğiz. İlçemizde çiftçilerimiz tarafından üretilen sütler uygun şartlarda ısıtılarak ve uygun şartlar altında ısıtılma işlemi sonrasında soğutularak pastörize sütümüzü üretebiliyoruz.

Kendi peynir ürünlerimizi üreterek yerel anlamda tarımsal ihtiyacının yerelden karşılanmasını amaçlamaktayız” dedi.

Proje eğitimi sonrasında örnek uygulama olarak yapılan peynir ikram edilirken, kursiyerlerin evlerinde kendilerinin de peynir üretimi yapabilmesi için maya ve peynir üretim malzemeleri proje kapsamında hediye edildi.
HABER: YAKUP ÇETİN

Mayalama

Süzme İşlemi
Sıkıştırılmış Peynir

Salamura Peynir

VEFA BORCU

0

SORKUNDER

SorkunDer bir gönül birlikteliğidir.

Doğduğumuz topraklara bir vefa borcudur.
Aylık Söyleşi Toplantılarına katılın haslet duyduğumuz güzellikleri paylaşalım.
Tarihi: 27.01.2018 Pazar günü Saat:14.oo de
Yer    : Bozkır Ve Çevresi Dernekleri Federasyonu
Hüseyin Çetin
SORKUNDER YÖNETİM KURULU BAŞKANI
Dernek's RSS Feed
Go to Top