ŞİİR KÖŞESİ

HAYAL KIZ

SORKUNLU

BİR GÜZELE TUTULMAK

TUTULDUM(12)-DÜŞ

Askerlik uzundu bir buçuk sene

Bir mektup aldım isimsiz yine

Mormenekşe koymuş zarfa bir tane

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Topladım erleri açtım aleni

Mormenekşe neydi var mı bileni

Gösterdim onlara zarfta geleni

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


‘’Gönlüm sende ‘’diyor, dedi birisi

Kararsızdı belli erat yarısı

Tasdik etti cümle kalan gerisi

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Dağıtım olacaktım dört ayın sonu

Merakım yükseldi düşündüm onu

Neden yazmamıştı ne idi konu

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Giderken söyledim postaya bizim

Gelirse bir mektup kaybetme izim

Adresimde burda kendi el yazım

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Bir daha gelmedi o meçhul mektup

Gelseydi bilirdi hep bizim tertip

Şafak saydım her gün kalemi kertip

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Geçmeyen günlerim sonunda bitti

Yarın çıkacaktım son güneş battı

Bütün koğuş sessiz yekûnu yattı

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Deprem oldu sandım sallandı bina

Uyandırdı beni ”kalk!” diyor bana

Dikilmiş başıma; dedim ki; ‘’Ana!”

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Uyku sersemiydim şaşırdım birden

Sevmek yürek işi sevilmek erdem

Gönül kora düşmüş yanıyor her dem

Bir hayal kurmuşum sorkun köyünde

Adnan SİVRİ/BOZKIR-İ 02.02.2016

TUTULDUM(11)-O MEKTUP

Bir gün zil çalmıştı; anam baktı

Beni de çağırdı yüreğim aktı

Dedi ki celp gelmiş askerlik vakti

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Üzüldüm çaresiz yapmasak olmaz

Vatan hizmetinden asla kaçılmaz

Gitmek kolaydı da sevdiğim bilmez

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Fazla geçmemişti toplanıp gittim

Özlem kor gibi sardı eridim bittim

Eleşkirt ilçesi dar geldi yittim

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Günler günler geçti bilmedim ayı

Her gün çentik atıp tutarken sayı

Komutan çağırdı postan var deyi

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Gönderen ismini yazmadan atmış

Belki içindedir zarfa unutmuş

Açtım zarfı baktım bir gül kurutmuş

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Kim idi acep bu? beynimi yordu

Bozkır-i bunaldı akılsa durdu

Gönlüm ki sürekli; ‘’O mudur’’? sordu

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde

Adnan SİVRİ/BOZKIR-İ 25.01.2016

TUTULDUM(10)-BARTLI YOLUNDA

Dediler ‘’bartlıya ılkıya gider’’

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde

Bazen de toplayıp oğlağı güder

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Aklımda yer etti bu bartlı sözü

Durdurmak ne mümkün gönülü özü

Bıraktım korkumdan gitmedim düzü

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Çardüğün yolundan dediyi aştım

Öğleye bartlıya zorla ulaştım

Aradım taradım siper dolaştım

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Çeşmenin başında bir koca söğüt

Dalına tırmandım yürekte ağıt

Çığırdım bir türkü heyecan dağıt

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Ağacın yaprağı haylice sıktı

Beklemek yolları canımı sıktı

Ayaklarım şişmiş ayağım sıktı

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


”Of” derken uzaktan göründü kızlar

Bir düzineden de birazcık azlar

Ellerinde helki sağımda uzlar

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Çeşmeyi görecek bir dala indim

Yaprağın ardına iyice sindim

Gelişini ne güzel gizliden öndüm

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Ağaca yanaştı yüreğim coştu

Desem ki bir ceylan; ceylandan hoştu

O ne güzel endam ne asil baştı

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Sıkıca tutundum bir daha dala

Kalbim durdu sandım bire beş kala

Düşersem ağaçtan binerim sala

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


En yakın olmuştu bu son görüşüm

Birkaç metre üstte dalda duruşum

Dinlese duyardı kabi vuruşum

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde

Adnan SİVRİ /BOZKIR-İ 17.01.2016

TUTULDUM(9)-KAYBEDİŞ.

Gelmedi fazlaca daha beriye

Yavaşça dönerek yönün geriye

Yürüdü öteye karşı yarıya

Bizim köyün üstü o engin evde


Son kere dönüp de ardına baktı

Biraz da utandım kadınlar çoktu

Arada bir engel sütrede yoktu

Bizim köyün üstü o engin evde


Oynarken kadınlar meydan karıştı

Oyunda cümlesi toptan yarıştı

Aklımla hislerim orda vuruştu

Bizim köyün üstü o engin evde


Dediler gençlere siz öte geçin

Dinlenin oturun çay falan için

İçimde cız etti diyemem niçin

Bizim köyün üstü o engin evde


İndik ya aşağı gözüm süzüyor

”Görmek için belki yolda geziyor”

”Giderse” diyerek gönül üzüyor

Bizim köyün üstü o engin evde


Birazdan dağılmış kadınlar kızlar

Oynarken görmedik uzaktan bizler

Bir anda karardı aydınlık yazlar

Bizim köyün üstü o engin evde


Bıraktım oyunu etrafa baktım

Arabayla gitmiş olayı çaktım

Daha da duramam abayı yaktım

Bizim köyün üstü o engin evde

Adnan SİVRİ/BOZKIR-İ 14.01.2016

TUTULDUM(8)-DÜĞÜNDE

Dediler ”düğün var, gidelim birlik”

Bizim köyün üstü o engin evde

Oynarız çalarız muhabbet dirlik

Bizim köyün üstü o engin evde


Toplandık birkaç genç yukarı aştık

Erkekler ayrıydı eğlendik coştuk

Hopladık zıpladık birazca taştık

Bizim köyün üstü o engin evde


Oturdum kenara dinlenmek kastı

Arkadaş ‘’kalk’’ dedi suratın astı

Kalkacaktım tam ki ayağa bastı

Bizim köyün üstü o engin evde


Kaldırdım kafamı, baktım asabi

Kastiyse sayacam soyu nesebi

Düşünüp yaparken ince hesabı

Bizim köyün üstü o engin evde


Gözüme karşıda biri ilişti

”Gizlice bakarak içten gülüştü

Sinirim yatıştı gözüm alıştı

Bizim köyün üstü o engin evde


Bir anda kalbimin ritmi bozuldu

Dikildi karşıma durdu süzüldü

Belli ki ince bir yazı yazıldı

Bizim köyün üstü o engin evde


O yana döndüğüm ayan olmuştu

Eğilip yerden de bir şey almıştı

Benim gördüğümü o da bilmişti

Bizim köyün üstü o engin evde

Adnan SİVRİ/BOZKIR-İ 14.01.2016

TUTULDUM(7)-ARAŞTIRMA

Teyzemi gönderdi; ”hele bir sorsun”

”Evini barkını gözüyle görsün”

Sevinçten uçmuşum ”çabucak varsın”

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Ne hayaller kurdum ne düşler gördüm

Nice senaryoyu kendime sordum

Cevabı her sefer hayrıma yordum

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Akşama gelmişti teyzem geriye

Dedi ki ”gel oğlum yaklaş beriye”’

Kalbimde bir ritim taktı seriye

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Gülüyordu yüzü şen idi çehre

”Gitmene gerek yok bu sene şehre”

Deyince düşmüşüm deryaya bahre

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Baktı ki şoktayım okşadı başım

”Helaldir o kıza ekmeğim aşım”

”Sen de gözündür ben deyim kaşım”

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


”Anası asildir babası yiğit”

”Bir kısrak tay ki gözünle eğit”

”Kaçıran yakıyor ardından ağıt”

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


”Gönlü yok lakin babasının az”

”Anası küçük diyor ediyorlar naz”

”He deyin hele gelecek yaz”

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Bizde rahatladık anlattı özü

”Bir evin bir kızı hanenin gözü”

”Ay gibi parlıyor inanın yüzü”

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


”Kızı kaçırmayın isteyin varın”

Hem de geç kalmayın tez elden yarın”

”Gidin danışın âleme sorun””

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Duyunca bu sözü rükû ve secde

El açtım yalvardım gelmiştim vecde

Dua ettim içten sanki de hacda

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde

Adnan SİVRİ/BOZKIR-İ 12.01.2016

TUTULDUM(6)-MECNUN

Birkaç gün gezdim Leyla gibiydim

Aklıma değil de hisse tabiydim

Aşktan habersizdim tam bir sabiydim

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Anam babam şaştı açınca sözü

Bildiler yanıyor yüreği özü

”Solmuş” dedi ebem ”baksana gözü”

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Düşündü büyükler ”nasıl ederiz”

”İş güç vaktidir sonra gideriz”

Kesede tam takır toptan hederiz

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


”Siz isteyin kızı giderim dışa”

”Üç beş kuruş kazanır gelirim kışa”

”Düğün dernek kurar” dedim de boşa

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Emmiler dayılar araya girdi

Herkesin farklıydı çözümü derdi

Dediler ”bu mevzu ortamı gerdi”

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Baktım ki olmuyor dedeme gittim

Ağladım sızladım yoruldum bittim

İkna oldu sonra ”sen korkma yettim”

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde

Adnan SİVRİ/BOZKIR-İ 12.01.2016

TUTULDUM(5)-DÖNÜŞ YOLUNDA

Diklitaş’a vardım halamın evi

Güçlüydüm burada döverdim devi

Kartalın pençesi bırakmaz avı

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Sordular demedim niçin gelmişim

”bir iş mi var dedi” biraz gülmüşüm

Dedi ki enişte ”tamam bilmişim”

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Dedi ki ”oğlum bak; herzeyi bırak”

”Aynı köyden olsun bununki ırak”

Anladı kalbimi buydu son durak

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Odunda çay pişti yanına tahin

Doldurdu yeniden bitince sahın

Korktular sevdanın alırız ahın

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Gelmişiz yaylaya çabuk duyulduk

Soru sual ettiler laftan bayıldık

Karnımız doyunca yola koyulduk

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Sarnıçtan Heseli yokuşu indim

Bir cip geldi arttan el ettim bindim

Uzattım ayağı yorgundum dindim

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Bozkır-i çaresiz halinden bizar

Sonradan duydum ki anası kızar

Yaylada duyulmuş işitmiş azar

Görünce tutuldum Sorkun köyünde

Adnan SİVRİ/BOZKIR-İ 12.01.2016

TUTULDUM(4)- O SABAH

Sabah oldu inde üşüdüm biraz

Duyanlar olursa ederler garaz

İçimden temenni ‘’çıkmasın maraz’’

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Yaylacı sürerken yazıya sığır

Baktım ki göründü yürüyor ağır

İçimden dedim ki yanına çağır

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Cesaretim yoktu direk varmaya

Yaklaşıp yanına halin sormaya

Başladım sopayla yere vurmaya

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Niyetim ne idi bende şaşırdım

Belki de bardağı fazla taşırdım

Küsüp de giderse kalpte üşürdüm

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Bakıp da halime tebessüm etti

Döndü de geriye evine gitti

Belki de bu sevda burada bitti

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Korkmuştum biraz görürler diye

Sorarsa birisi ”gelişin niye”

”Davar kaybettim de” diyecem güya

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Gördüğüm yeterdi bu günlük bize

Yokuşu tırmandım varmıştım düze

Mevsimde yakındı sonbahar güze

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde

Adnan SİVRİ/BOZKIR-İ 12.01.2016

TUTULDUM(3)-YAYLA YOLUNDA

Öğrendim yerini yayla yolunu

Beş mugarda iki ayrım kolunu

Takip ettim daim yolun solunu

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Yaylaya uzaktan birazcık baktım

Aklıma geldikçe eridim aktım

Sevdayı büyüttüm abayı yaktım

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Obada durmam da şüphe uyarı

İlk günden ters teper kaçar ayarı

Diyerek yürüdüm buldum mugarı

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Aç karna su gitmez içmedim fazla

Ayrıldım gönülsüz gönülse nazla

Bu günlük yetindim görmeyi azla

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Demeye ne gerek edilmez tarif

Tavus gibi güzel ceylandan zarif

Görgülü kültürlü yetişmiş arif

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Yad idim burada açıkta kaldım

Taşların altında mağara buldum

Kalmaya gecede kovuğa daldım

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde

Adnan SİVRİ/BOZKIR-İ 12.01.2016

TUTULDUM(2)-ARAYIŞ

Heseli Kızılçal dolaştım durdum

Gizliden bilene adını sordum

Belli ki kendimi haybeden yordum

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Farklıydı köyleri bilen çıkmadı

Dönüp de yüzüme kimse bakmadı

Gözlerim kurudu yaşı akmadı

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Dediler beyhude uğraş boşuna

Duydukça üzüldüm gitmez hoşuna

Yirmisinde gelir işler başına

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Gezdikçe yollarda dikkati çektim

Milletin kalbine şüpheyi ektim

Tavırlar değişti duruma baktım

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Ahali ne bilsin halimden uzak

Kurmuşlar gizliden oturup tuzak

Hırsız mı arsız mı öğrenip çözek

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Mahalle fark etmiş gönül işidir

Damaltı köyünden filan kişidir

Dediler o güzel kızlar başıdır

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde


Bizlerden onların yaylası ayrı

Burada fazlaca arama gayrı

Süleğe giderken soluna doğru

Bir kıza tutuldum Sorkun köyünde

Adnan SİVRİ/BOZKIR-İ 12.01.2016

TUTULDUM(1)-İLK GÖRÜŞ

Yol boyu gezerken önüme çıktı

Görünce tutuldum Sorkun köyünde

Yayladan gelirmiş yüzüme baktı

Görünce tutuldum Sorkun köyünde


Faslak kırmış dağdan yükü ağırdı

Ses eyledi eve bacı çağırdı

Bir kenara koydu helki yoğurdu

Görünce tutuldum Sorkun köyünde


Eşeğin denginde sicimi çözdü

Uzaktan bakışı sonradan sezdi

Usulca saçını yazmasın düzdü

Görünce tutuldum Sorkun köyünde


Baktım ki gönlü var kaçmıyor öte

Çokta göremedim avlusu sote

Kapıyı birazcık eliyle ite

Görünce tutuldum Sorkun köyünde


Beklerken kenarda anası geldi

Sanırsam halimden durumu bildi

Kızını çağırıp içeri aldı

Görünce tutuldum Sorkun köyünde


Sorkun’un yolunu meskenim ettim

Yollarda yatmaktan yoruldum bittim

Gelmedi bir daha umudu güttüm

Görünce tutuldum Sorkun köyünde

Adnan SİVRİ/BOZKIR-İ 12.01.2016

Adnan Sivri

BOZKIR’IM SANA

Yetmiş iki köydü sekiz kasaba

Sırısdat diyeyim Bozkır’ım sana

Çeşit çeşit boydur gelmez hesaba

Sırısdat diyeyim Bozkır’ım sana


Toros dağlarını yiğit süslemiş

Heybetli bir efe sırtın yaslamış

Uzatmış ayağın suya ıslamış

Sırısdat diyeyim Bozkır’ım sana


Deve ıhmış gibi görkemli dağlar

Zümrüt yeşilinde muhteşem bağlar

Ardıç ağaçları yaşamış çağlar

Sırısdat diyeyim Bozkır’ım sana


Abıhayat deren ortadan geçer

Yolcular kar beyaz suyundan içer

Mis gibi çam tüter ferahlar uçar

Sırısdat diyeyim Bozkır’ım sana


Atamın tuttuğu en güzel yurtsun

Özünde doğrusun dürüstsün mertsin

Yalçın kayalar gibi iklimce sertsin

Sırısdat diyeyim Bozkır’ım sana


Bozkıri  evleri toprak düz damlı

Dağların ladinli meşeli çamlı

Söğüdün gölgesi muhabbet demli

Sırısdat diyeyim Bozkır’ım sana

Adnan SİVRİ/BOZKIR-İ   23.08.2015


ESKİDE KADIN

Yurttaş Ana

Horozlar ötmeden sığalı eli

İşine gücüne bakardı kadın

Ocağı derleyip ayırıp külü

Közleri üfleyip yakardı kadın


Çorbayı ateşe evvela vurur

O kaynarken diğer işlere yürür

Çocuğu emzirip üstünü bürür

Sevgisi içine akardı kadın


Süpürüp avluyu etrafı yolu

İneği eşeği sığırı mali

Kopeğin önüne konulan yalı

Gün doğmadan önce dökerdi kadın


Orağı vururdu çocuk belinde

İşlerdi otları seher yelinde

Eşeğin ardında yayla yolunda

Ceylanla yarışır sekerdi kadın


Bahçeyi o kazar hamaldı işte

Koşturur durmadan çalışır başta

Fark etmez olsa da altmışlı yaşta

Kazmayı o sallar sökerdi kadın


Bozkırî anlattı yüzde birini

O serer herkesin yatma yerini

Yaşardı hayatın hayli zorunu

Canından vaz geçer bıkardı kadın

Adnan SİVRİ/BOZKIRÎ 27.01.2017

foto: gezgin yörükler den alıntıdır

ALDANMA SAKIN

Celal Ünal

Ömrünü çok uzun sanma

Aldanma

Üç yüz eşittir üçe

Üç gün gibi   gelir

Ölüm vaktin gelince

Üç yüz yıl  yaşasan da

İyi düşün

Bir kul hakkına el uzattığında

Bir zulme  kalkıştığında

Ne olur halin  bir tasavvur et hele

Son nefesini veriverirsen az sonra

Hiç ölmeyecekmiş gibi  dünya için yaşarken

Sakın  ahireti unutma.

Unutma ki  pişman olanlardan olma

Dönüşü olmayan o yolculukta

Celal ÜNAL, 20.01.2018 10:07

Resim

Al Başını Kaç Bu Şehirden

Al başını kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgarın kekik kokularını taşıdığı yerlere git
Git gidebildiğin yere diyordum.

Ağaçların yeşili kalmadı şehirlerde
Gökyüzünün mavisi yok
Bu dağlar bu dağlar değil
Rüzgarlarında kekik kokusu yok
benim bu çaresiz adam
Bu kıpkırmızı gözler kimin
Kaç gecedir uykusu yok
Gündüzü yok
Gecesi yok
Yok
Kaçamıyorum bu şehirden ama bir fırsat geçer elbet
iki tekerim bir dünyam olduktan sonra…..

Hüseyin Çetin (Yurttaş Hüseyin)

Çocuklarıma Bakıyorum Çocukluğumu Hatırlıyorum


Berber parası yoktu herhalde,
Anam sındı ile keserdi saçımı,
Haşhaş kozalağı gibi olurdu başım,
Çocuklarıma bakıyorum, çocukluğumu hatırlıyorum.
X X X
Banyomuz yoktu, sıcak sulu,
Leğende kirli çamaşırların üstüne oturtup,
Kalıp sabunla yıkardı anam beni.
Çocuklarıma bakıyorum, çocukluğumu hatırlıyorum.
X X X
Terzimiz yoktu takım elbise dikecek.
Siyah şayak bez en iyi urbalıktı.
Anamın diktiği askılı pantolon en güzel esvaptı.
Çocuklarıma bakıyorum, çocukluğumu hatırlıyorum.
X X X
Renk renk gazeteler yoktu; okumak için.
Yerde yazılı bir kağıt parçası görsem,
Merakla kapar, her tarafını okurdum.
Çocuklarıma bakıyorum, çocukluğumu hatırlıyorum.
X X X
Babamın akarları yoktu.
Kesilecek bir ormanı,
Odununu taşıyacak bir de boz eşeği vardı.
Çocuklarıma bakıyorum, çocukluğumu hatırlıyorum.
X X X
Keserdik meşe ağaçlarını ormandan,
Yükleyip eşeğe, ekmek fırınlarına satar,
Parasına da arpa, buğday, kalem, defter, kitap alırdım.
Çocuklarıma bakıyorum, çocukluğumu hatırlıyorum.
X X X
Taşlı tarlalardan orakla biçilen ekinleri,
Deste deste denk edip, yüklerdik eşeğe,
Karınca gibi taşırdık evin damına.
Çocuklarıma bakıyorum, çocukluğumu hatırlıyorum.
X X X
Çakmak taşlı düvene, koşardık eşekle ineği.
Deh, ho deyip sürerdik sapı.
Yel estikçe savururduk, daneyi samandan ayırmak için.
Çocuklarıma bakıyorum, çocukluğumu hatırlıyorum.
Hüseyin Çetin, Konya, 12.12.2007

Celal Ünal

Saldım

Ahımı  karlı dağlara saldım

Gün olur bir gün bulurlar seni

Yüreğimi kızgın çöllere  verdim

Gözyaşlarım sel olur alırlar seni

Bu yetim yüreğe revamı ceza

Tövbe ettim türküye   şarkıya saza

Bu sabırsız   gönlüm çıkar mı yaza

Ben seni dönülmez yollara saldım

Celal ÜNAL

10.12.2014 00:47

Hüseyin Çetin (Yurttaş)

KENDİNLE SÖYLEŞMEK

Hüseyin, yaratılanların en güzelisin.
Aklını kullanırsan; her şeyin üstesinden geleceksin.
Zamanı gelince, ele ayağa düşeceksin.
Malın, mülkün bir şey ifade etmediğini göreceksin.
Hayal edip, zaman tünelinde gezineceksin.
Nerede evladım, nerede akrabam, eşim, dostum diyeceksin.
Ah edip gözyaşlarını dökeceksin.
Tüm sırlarınla  kara toprağa gireceksin.
Hayırlıysan güzel, hayırsızsan çirkin yad edileceksin.
Bu dünyaya ne ektiysen; öbür dünyada onu biçeceksin.

Hüseyin Çetin (Yurttaş)
Gemlik, 09/11/2014

Üstün Dökmen

Selam
Yola çıkınca her sabah
Bulutlara selam ver
Taşlara, kuşlara
Atlara, otlara,
İnsanlara selam ver.
Sonra çıkarıp cebinden aynanı
Bir selam da kendine ver
Hatırın kalmasın el gün yanında
Bu dünyada sen de varsın!
Üleştir dostluğunu varlığa,
Bir kısmı da seni sarsın.
Üstün Dökmen

Bir Cevap Yazın

Go to Top