Sorkun’un Tarihçesi

BOZKIR SORKUN

BOZKIR SORKUN

TARİHÇESİ VE SOSYO-EKONOMİK YAPISI

Editör

Halil ÇİFTÇİ

Hazırlayanlar

Zeynep UYAR

Mesut BENGİ

Caner HİÇKORKMAZ

Hilal YENTÜRK

İÇİNDEKİLER

ÖN SÖZ.. i

BİRİNCİ BÖLÜM

SORKUN’UN TARİHİ VE YAPILARI

II. Sorkun’un Tarihçesi 3

A. SORKUN’UN YAPILARI 6

I. Mescit ve Camiler 6

II. Eğitim Kurumları 11

III. Köy Odaları 14

IV. Meskenler 15

V. Mezarlıklar 16

1. Aşağı Sorkun Mezarlığı 16

2. Toplar Mezarlığı 16

3. İsali Mezarlığı 17

VI. Köprüler 18

1. Kızılçal Köprüsü. 18

2. Tuzla Köprüsü. 18

3. Aşağı Sorkun Köprüsü. 18

4. Mustafa Şevik Köprüsü. 19

1. İdari Merkezler 20

a. Sorkun Belediyesi 20

2. Sağlık Kurumları 21

a. Sorkun Kasabası Sağlık Ocağı 21

İKİNCİ BÖLÜM

COĞRAFİ DURUMU, NÜFUS VE İDARİ YAPI

B. COĞRAFİ DURUM… 23

I. Coğrafi Konum, Sınırlar ve Komşu Köyler 23

II. Kasabanın iklimi ve Bitki Örtüsü ilgili bilgiler 24

2. Bitki Örtüsü. 25

III. Yeryüzü Şekilleri 25

IV. Sular 26

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

KÜLTÜREL YAPI VE FOLKLOR

1. Kasabanın Kültürel Aktiviteleriyle İlgili Bilgiler 33

2. Şairler 34

3. OYUNLAR.. 35

a. Nişan. 36

b. Düğün. 36

c. Mehr 39

d. Evlenme. 39

4. Kız İsteme ve Söz Kesimi 40

5. Bayram.. 41

6. Aşure. 42

Sünnet 43

Cenaze Töreni 43

7. İnançlar 43

8. Kasabaya özgü kıyafetler 44

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

EKONOMİ

1. Hayvancılık ve Hayvanlar 47

2. Tarım.. 47

3. Sanayi 48

4. Ormancılık. 49

5. Ticaret 49

6. Ulaşım.. 49

7. İşçilik. 50

8. Vergiler 50

BİBLİYOGRAFYA…………………………………………………76

ÖN SÖZ

Türkiye’ de geçmişte yapılan bilimsel araştırmalara bakıldığında genel tarih alanının dışına çıkılmamış; devleti oluşturan şehir, kasaba ve köylerin üzerinde çok durulmamıştır. Son senelerde bunun eksikliği hissedilerek çok sayıda şehir ve kasabanın bilimsel metotlarla tarihi yazılmıştır. Bağlı bulundukları şehirlerin tarihini öğrenenler, bu kez köylerinin geçmişini merak etmeye başlamışlardır.

Köy araştırması adı altında yaptığımız bu çalışmanın verimli olabilmesi için öncelikle “köy” kavramının üzerinde durmakta fayda olduğunu düşündük. Köy; geçim kaynağı genel itibariyle tarım ve hayvancılığa dayanan, sahip oldukları kültürel değerleri içten ve samimi bir şekilde yaşayan ve yaşatma arzusu güden, geniş ailelerin hep bir arada yaşadığı yerdir. Köy, tüm yerleşmelerin çekirdeğini oluşturur. Çekirdeğinin bilinmediği bir yapı nasıl tam anlamıyla çözümlenemezse, geçmişin ilk yerleşmelerini oluşturan köylerin bilinmemesi de aynı şekilde köylerden sonra kurulan kasaba ve şehirlerin tam anlamıyla bilinmemesine yol açmaktadır. Bu nedenle köy araştırması yerleşmelerin incelenmesi açısından önemli bir yer arz eder.

Geçmişten günümüze özellikle küreselleşen dünyada, kültürel özelliklerin kalıcılığını sağlamak amacıyla köy araştırması adı altında ortaya çıkardığımız bu eserin gelecek nesillere önemli bir kaynak olacağı kanaatindeyiz.

Sorkun kasabası adını verdiğimiz bu kitap dört bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm’de Sorkun’un tarihi ve köyde bulunan yapılar; İkinci Bölüm’de köyün coğrafi konumu, nüfus durumu ve idari yapısı; Üçüncü Bölüm’de kültürel durumu ile folkloru; Dördüncü Bölüm’de ise köyün ekonomisi geçmişten günümüze incelenmiştir.

Bu çalışmanın ortaya çıkmasında büyük katkı sağlayan hocamız Prof. Dr. Yusuf KÜÇÜKDAĞ, çalışma sırasında bizden yardımlarını esirgemeyen Sorkun Belediye Başkanı Abdurrahman KEŞİR, Kızılçal Mahalle Muhtarı Ahmet KONAKTAŞ, Sorkun Derneği Başkanı Hüseyin ÇETİN, Süleyman-Fatma GÜLDAĞI, İbrahim-Teslime UYAR, Yusuf KARABACAK, Mustafa DURNA ve isimlerini sayamadığımız Sorkun halkına, ayrıca araştırma ve kitap yazımının her aşamasında grup bilincini ve disiplinini bozmadan, destekçim olan grup arkadaşlarım Zeynep UYAR, Hilâl YENTÜRK,  Caner HİÇKORKMAZ ve Mesut BENGİ’ ye teşekkür ederim.

BİRİNCİ BÖLÜM

SORKUN’UN TARİHİ VE YAPILARI

SORKUN’UN TARİHİ

I. Sorkun Adı, Sorkunluların Menşei ve Sorkun’un Yeri

1. Sorkun Adı

Sorkun Köyü’nün adı bir rivayete göre ‘SORGUN’ dan gelmektedir. Sorgun; kavak, söğüt gibi ağaçların bulunduğu sulak alanlara verilen addır. Tahminlere göre Sorkun Köyü sulak alanların bol olduğu bir yer olduğu için bu ad verilmiştir. İlk zamanlar Sorgun diye adlandırılan köyün adı geçmişten günümüze değişerek Sorkun halini almıştır. Bir başka rivayete göre ise Sorkun adını Oğuzların bir boyundan aldığı belirtilmektedir. [1]

2. Sorkun’un Menşei

Sorkun Kasabası’nın menşeine dair kesin bilgiler bulunmamakla birlikte Kızılçal Mahallesi’nin batısında bulunan Kuyucak ve güneyindeki Maşat civarında antik kalıntılar bulunmaktadır. Kuruçay mevkiindeki Dodurga’da bulunan harabelerden ve buranın Dodurga adını almasından bölgeye ilk yerleşenlerin Dodurga Türkmen boyu olduğu tahmin edilmektedir. Bu boy Oğuzların Bozok koluna mensuptur. Bunların köye yerleşen ilk Türkler olduğu tahmin edilmektedir. Bunlar köyde ilk Türk unsurunun çekirdeğini oluşturur. Şu an Sorkun’da bulunan halkın çoğu Horasan’dan gelip bölgeye yerleşmişlerdir. Daha sonraki dönemlerde Çerkezler bu bölgeye yerleşmişlerdir, yakın dönemde Yörükler bölgeye gelerek burayı yerleşim yeri olarak kullanmaya başlamışlardır. Yörükler ile yerli halk arasında zaman zaman yerleşim yeri konusunda çatışmalar yaşanmıştır. Yine köye ilk gelip yerleşenlerin Türk boylarından Oğuzların kollarından biri olduğu halk arasında rivayet edilmektedir.[2]

3. Sorkun’un Yeri

Malazgirt Zaferi’nden sonra (1071) kısa sürede fethedilen Anadolu topraklarına guruplar halinde gelen Türkmen aşiretleri, yerleşik hayata geçerek göçebeliğe son verdiler. Bunlar kendilerine gösterilen yerlere ya yeni köyler kurmuşlar ya Bizans halkının terk edip gittikleri eski köylere yerleşmişler, ya da az sayıda halkın meskûn oldukları köylerdeki boş evlere oturmuş, gayrimüslimlerle yaşamaya başlamışlardır. [3]

Bozkır İlçesi’ne bağlı Sorkun Kasabası’nın ilk iskânına dair kesin bilgiler bulunmamaktadır. Sözlü nakiller ve Tahrir Defterleri araştırma yazılarından hareketle köyün Dere Kasabasının bir mahallesi halinde olduğu daha sonrasında köy haline geldiği belirtilmektedir.  [4]

Köyün mahalle olmadan önce, Mustafa Bey adındaki kişinin çiftliği halinde olduğu, sonrasında yerleşmelerin çoğaldığı belirtilmektedir. Kasabanın Kızılçal Mahallesi’nin Maşat mevkiinde eski mezarlık kalıntılarının olması ilk yerleşmelerin bu alanda olduğunun göstergesi şeklinde tahmin edilmektedir. İlk yerleşenlerin Oğuzların Bozok Koluna mensup bir Türkmen boyu olduğu tahmin edilmektedir.[5]

Kasaba’nın bulunduğu alana yerleşim sebeplerinden en önemlisi sudur. Kasaba su kaynakları bakımından zengindir. Kasabanın ortasından akan Çarşamba Çayı, köyün su ihtiyacını büyük ölçüde karşılamaktadır. Kasabanın bir vadi içinde yer alması yerleşim açısından önemlidir.

II. Sorkun’un Tarihçesi

Sorkun Kasabası’nın tarihçesi, aslında Sorkunluların buraya gelip yerleşmeleriyle başlar. Fakat onlar gelmeden önce de incelediğimiz kasabanın sınırları içinde kurulmuş köy ve kasabaların varlığı hakkında rivayetler söz konusudur. Sorkun sınırları içinde kalan antik köy ve şehirler hakkında kısa da olsa bilgi verilecektir.

1. Türkler’ den Önce Sorkun Yöresi

Köyün çevresindeki antik kalıntılardan, sadece eski zamanlarda da yerleşim bölgesi olduğu tespit edilmiştir. Kimlerin yaşadığına dair şimdilik hiçbir ize rastlanılmamıştır[6]. Yaklaşık 100 yıl önce köyün Kızılçalı Mahallesi taraflarında Ermenilerin olduğu halk tarafından söylenmektedir.[7]

a. Türk İdaresinde Sorkun

Çevresinde bulunan antik eserlerden de anlaşılacağı gibi bölgenin belirli noktalarının antik dönemlerden beri kullanım alanı olduğu görülmektedir. Kızılçal mahallesinin batı tarafında bulunan “Kuyucak” mevkii, aynı mahallenin güneyindeki “maşat” mevkii, yine Çelmeller civarındaki “Saclar” ve “Akpınar” mevkiinde antik kalıntılar mevcuttur.

Ayrıca Kuruçay yolu üzerindeki Dodurga mevkiindeki harabelerden de burasının daha önceden meskûn bir yer olduğu görülür. Dodurga, Oğuzların Bozok koluna mensup bir Türkmen boyudur. Muhtemelen burada yaşayıp ismini verenler bölgeye gelen ilk Müslüman-Türklerdir. Bölgenin Türk unsurunun çekirdeğini oluşturanlar, burada yurt kuranlar da Dodurga Türkleridir.

Köyün ismi, yazılı kaynaklarında ilk defa Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan MAD 567 numaralı ve Hicrî 888, Miladî 1482 tarihli Tahrir Defterinde geçmektedir. Bu defterde mezra olarak kaydedilen Sorkun meskûn değildir. Mezranın vergi gelirinin bir bölümü olan malikâne geliri Mustafa Bey’e aittir. Yıllık malikâne geliri ise 180 akçadır. Daha sonraki kayıtlardan da anlaşılacağı üzere Mustafa Bey’in köyde bir çiftliği olduğu, bu çiftliği kardeşi Ali ile birlikte kullandığı anlaşılmaktadır. Sipahizade olarak kaydedilen ve köyde yerleşen Veli ve Mahmud’da Mustafa Bey’in çocuklarıdır. Bu dönemde “bey” tabiri genelde sancak beyleri (mirlivalar) için kullanılmaktadır. Veli ve Mahmud’un babaları olan Mustafa Bey’in Alaiye beyi olduğu bu defterde “… Mustafa Bey, mir-i Alaiye” şeklinde geçerken, sonraki kayıtlarda “Mustafa veled-i Alaye” (Alaye oğlu Mustafa) şeklinde kaydedilmiştir.

Sorkun ilk defa meskûn bir köy olarak TD 40 numaralı ve Hicrî 906 Miladî 1500 tarihli defterde karşımıza çıkmaktadır. Sorkun bu defterde 5 haneli bir köydür. Köyün toplam vergi geliri 282 akçadır. Bu deftere göre köye ilk yerleşenler:

Zekeriya oğlu Ali

Ali oğlu Yusuf

Musa oğlu Veyis

Hamza oğlu İbrahim

Ece oğlu Alaüddin’dir.

Sonraki tarihlerde (1520-1530 arası) tutulan TD 455, TD 399 ve TD 387 nolu defterlerde köyün nüfusu 12 nefere (yetişkin erkek nüfus) çıktığını ve köyün toplam vergi gelirinin 600 akça olduğunu görürüz. Bu defterlere göre Sorkun’da yaşayanlar:

Ali oğlu Resul

Hamza oğlu İbrahim

Ali oğlu Yusuf

Ali oğlu Nebi

Yusuf oğlu Resul

Yusuf oğlu İsa

Musa oğlu Ulaş

Ulaş oğlu Musa, imam

Ulaş oğlu Yusuf

Nebi oğlu Musa

Mustafa oğlu Veli, Sipahizade

Mustafa oğlu Mahmud, Sipahizade

Ayrıca köyde yukarıda bahsettiğimiz gibi Mustafa oğlu Veli ve Mustafa oğlu Mahmud isminde iki tane Sipahizade bulunmaktadır. Bunlar Mustafa Bey’in çocuklarıdır. Köyde babalarından kalan çiftliği ekip-biçmektedirler.

XVII. ve XVIII. yüzyıllardaki kayıtlarda köyün ismi hiç zikredilmemektedir. Muhtemeldir ki bu tarihlerde Sorkun, nüfusça daha gelişmiş olan Değir menderesi (Dere) köyüne bağlanmıştır.

Sorkun ile ilgili kayıtlara XIX. yüzyılda tutulan Temettuat Defterleri’nde tekrar rastlamaktayız. 1256/1840 sayımında köydeki vergi haneleri direk Dere köyünün içerinde yazılırken Hicrî 1260-1261 Miladî 1844-1845 tarihli sayımda bu köye bağlı bir mahalle olarak karşımıza çıkar. Bu tarihte Dere; Kuzyaka, Demirci, Aşağı, Orta ve Sorkun mahallelerinden oluşmaktadır. Sorkun bu kayda göre Dere karyesine bağlı 70 haneli bir mahalledir. Mahallede yaşayan halkın ekseriyeti geçimini amelelik ve hayvancılıktan temin etmektedir. Bu tarihte Sorkun’da 1 imam, 4 çiftçi, 2 tüccar, 2 hizmetkâr, 2 eskici, 2 asker, 1 yaşlı (vergiden muaf), 56 amele kayıtlıdır. Deftere kaydedilen 85 dönüm ekilelebilir arazi vardır[8].

A. SORKUN’UN YAPILARI

I. Mescit ve Camiler

Caminin küçüğüne mescit denir. Mescitler, Cuma ve bayram namazları kılınan büyük camilerden ayrı olarak mahalle aralarında, sadece beş vakit namazın eda edildiği mabetlerdir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde, Konya ve çevresindeki hemen her Müslüman köyünde bir mescit bulunmuştur.       Sorkun Kasabası’nda ilk mescit 1844 – 45 tarihindeki sayımda Sorkun’un köye bağlı bir mahalle olduğu araştırılmış ve mahallede 1 imamın olduğu tespit edilmiştir. Kaynaklarda da yer aldığı üzere Sorkun’da varlığı tahmin edilen bilinen ilk mescidin bu dönemlerde olduğu söylenmektedir.[9]

1. İsali Mahallesi Camii

Kasabanın İsali Mahallesi’nde bulunan bu caminin 1960lı yıllarda yapıldığı söylenmektedir.1950’li yıllarda mescit olarak kullanılırken, büyütülerek cami haline getirilmiştir.

2. Toplar Mahallesi Camii

Toplar Mahallesi Camii ilk kurulduğunda mescit işlevi yapmaktaydı ilerleyen zamanlarda 1950 – 1960 yılları arsında cami haline getirilmiştir. Cami içinde bulunan işleme ve süslemeler köy vatandaşlarından Mehmet SAĞLAM tarafından yapılmıştır.

60 kişilik kapasitesi olan camini arka tarafına bitişik halde lojmanı bulunmaktadır.[10]

3. Kızılçal Camii

Bu cami 1975 yılında yapılmıştır. Mescit şeklindeyken cami haline getirilmiştir. Lojmanı, minaresi, şadırvanı ve tuvaleti vardır. Minare ve şadırvanın 2000 yılında yapıldığı söylenmektedir. Bu tarihten sonra caminin çevresi düzenlenmiştir. Cami 2006 yılına kadar soba ile ısıtılırken, 2006 yılında kaloriferle ısınma sağlanmıştır.

Caminin tarihi bir özelliği yoktur. Musa Hoca, Kaşıkçı Hoca caminin vatandaşlar tarafından bilinen en eski imamlarıdır. Onlardan bu yana 10 imamın görev yaptığı söyleniyor.

Cami 60 kişilik kapasiteye sahiptir. Namaz vakitlerinde genel katılım azdır. Cuma ve Bayram namazlarında katılım fazladır.

4. Orta Mahalle Camii

1959 yılında imece usulü ile yapılan camii köyün Orta Mahallesi’nde bulunur. Minaresi yoktur. Hemen batısında Durmuş-Bayram-Ayşe-Fatma Gitmez Hayratı (çeşme) bulunmaktadır.

Bu camiinin herhangi bir tarihi özelliği bulunmamaktadır. Şu anda camiinin imamı yoktur. Son görev yapan Kemalettin hoca 6 yıl sürdürmüştür.[11]

5. Aşağı Sorkun Camii

Köyün en eski cami olarak bilinmektedir.1900’lü yılların sonuna doğru yapılmıştır. Sorkunda camiler arasında en ilginç geçmişe sahip olan camidir. Yapımında Ermeni ustalar çalıştığı ifade edilmektedir[12]. Cami yapımında sütten kireci karıştırarak içerisine keçi kılı karıştırarak sıva yapılmıştır. Yapı taş olarak taş yığma şeklinde yapılmıştır.180 m2 alan içerisine kurulu caminin avlusunda yakın dönemde yapılmış olan bir şadırvan mevcuttur. Caminin iç alanı 120 m2 dir. Kapasitesi ise 90 kişidir. Caminin diğer bir mimari özelliği ise çatı kısmının ahşap şekilde yapılmasıdır[13]. Rivayete göre Ermeni ustaların bir kısmı cami inşaatında çalışırken köy halkından birinin sözlerine kızınca cami inşaatında duvarı örerken duvar üstüne çıkıp duvar üstünde yapıyı inşa etmeye başlamıştır. Ermeni ustalar köy halkı yüzünden ördükleri duvarı çürük yapmışlar. Duvar 1989’da çökmüş ve caminin duvarının bir bölümü yerle bir olmuş halk bu durumu görerek kendi aralarında imece usulü köylünün yardımı ile kendi aralarında para toplayarak ve yardımlaşarak duvarı yeniden örmüştür. Özellikle caminin duvar yapımında Dereli Hacı Mustafa’nın duvarın yapımında büyük desteği olduğu belirtilmektedir[14].

6. Tuzla Camii

Bu camii 1976 yılında Kur’an Kursu ve cami olarak hizmete açılmıştır. 1978 yılında caminin minaresi inşa edilmiştir. Cami’nin etrafında ağaçlandırma çalışmaları yapılmıştır.

Caminin belli bölümleri Kur’an eğitimi için kullanılmaktadır. Caminin cemaati için özel büyük odalar yapılmıştır. 1999’a kadar kursta eğitim verilmiştir. 100 civarında hafız yetiştirildiği tahmin edilmektedir. [15]

II. Eğitim Kurumları

Anadolu Selçuklu döneminde eğitimin nasıl yapıldığına dair bilgi veren belgelerden yoksunuz. Osmanlı devrinde ise nerelerde ne şekilde eğitim verildiği tahminlerle sınırlıdır. Bu konuda herhangi bir kayıt söz konusu değildir.

Sorkun Kasabası’nda 1932 yıllarında nakillerden hareketle mescitlerde eğitim verildiğini bilmekteyiz. 1960’lı yıllarda ise ilkokulların varlığı kasaba halkı tarafından belirtilmektedir. [16]

1.    Tuzla Kur’an Kursu

Bu cami 1976 yılında yapılmıştır. 1978 yılında minaresi inşa edilerek cami haline getirilmiştir. Günümüze hem cami hem de Kur’an kursu olarak kullanılmaktadır. Caminin belli odaları Kur’an kursu olarak kullanılmaktadır. Bu kursta eskiden çok sayıda hafızlık eğitimi almış kişiler bulunmuştur. 1999’a kadar bu kursta yatılı eğitim verilmiştir. Yüz civarında hafız yetiştirildiği tahmin edilmektedir. Kursta şu an 23 bayan öğrenci ve bir tane bayan hoca eğitim vermektedir. Caminin arka tarafında iki katlı lojman bulunmaktadır. [17]

2. Sorkun İlköğretim Okulu

Okulun yapımına 1990 yılında Ali Talip Özdemir (dönemin çevre bakanı) tarafından temel atma töreniyle başlanmıştır. Okulun yapım harcamaları tamamen MEB tarafından karşılanmıştır. Okul ilk zamanlar Yatılı İlköğretim Bölge Okulu olarak yapımı düşünülmüş fakat tek katlı bir okul olarak 1993 yılında tamamlanmış ve eğitime açılmıştır. Bu tarihten sonra bağımsız olarak eğitim veren Sorkun Kızılçalı İlkokulu, Sorkun İsali İlkokulu, Aşağı Sorkun İlkokulu kapatılarak bu okulda birleştirilmiştir. 93 yılından itibaren üç okulun öğrencileri burada eğitime başlamışlardır.

97 yılında 8 yıllık eğitim mecburi hale gelince okulun adı Sorkun İlkokulu iken, Sorkun İlköğretim Okulu olarak değiştirilmiştir. Okul Karacahisar Köyü, Sorkun Toplar, Kızılçal Mahallesi ve Kozlu mevkiinden gelen öğrencilere taşımalı olarak eğitim vermiştir.

Okula 2006 yılında anasınıfı açılmıştır. Bir yıl sonra kaloriferli ısınma sistemi oluşturulmuştur. Okulda on derslik, bir idareci odası, bir öğretmenler odası, bir toplantı salonu ve bir yemekhane vardır. Görüldüğü üzere 2006 yılında okulda çok fazla gelişmeler mevcuttur, dönemin Okul Müdürü İsmail Eken’in bunda büyük katkıları vardır.

Okulun bahçesi 2500 m2 bina ise 700 m2dir.

Kasabada okul çağına gelip de okula gitmeyen öğrenci yoktur.

Daha öncesinde kullanılan Kızılçal İlkokulu’nun ve Aşağı Sorkun İlkokulu’nun enkazı bile yoktur. İsali İlkokulu da yıkıma terk edilmiştir. [18]

Sorkun İlköğretim Okulundan Önce Köyün Eğitimi

Kasabada okullar kurulmadan önce mescitlerde okuma yazma eğitimi verilmekteydi.  1932 yılında mescitlerde eğitim verildiği söylenmektedir. [19]

Kasabanın en eski okulu Aşağı Sorkun İlkokulu’dur.  Okulun 1930 – 35 yılları arasında yapıldığı söylenmektedir. Bu okul eskiyince eğitim veremez vaziyete geldiği için öğrenciler okulun bulunduğu alana yakın bir odada bir yıl kadar bir süre eğitim almışlardır. 63 yılının 2. Yarısında okul tamir edilmeyince Kızılçal Mahallesinde bulunan bir kahvehane eğitim yuvası olarak kullanılmıştır. 1964 yılları zamanında ise bu okulun yan tarafına yeni bir okul yapılmıştır. Aşağı Sorkun Mahallesi öğrencileri burada eğitime devam etmişler, Kızılçal Mahallesi’ne de aynı yıl yapılan okulda o mahallenin öğrencileri eğitimlerine burada devam etmişlerdir. Aşağı Sorkun İlkokuluna çevre köylerden (Karacahisar Köyü) öğrenciler gelmiştir. Köy halkı Sorkun İlkokulu kurulana kadar ayrı ayrı okullarda eğitim görmüşlerdir.

3. İsali İlköğretim Okulu

Sorkun İ.Ö.O yapılmadan önce Kızılçalı ve İsalı mahallelerine okul yaptırılmış, eğitime komşu köylere taşımalı olarak giden öğrenciler bu okullara alınmıştır[20]. İsalı İ.Ö.O 1986 da yapılmış, 1993 te Sorkun İ.Ö.O yapıldığı için kapatılmıştır. Şu anda eğitim verilmemektedir[21].

III. Köy Odaları

Köy odaları, Anadolu’nun özellikle küçük yerleşim birimlerinde, bir veya birkaç hayırseverin yaptırdığı binalardır. Burada köy dışından misafireten gelenler, meccanen barındırılır. Ayrıca köy erkeklerinin sık sık bir araya gelip oturdukları mekânlar bu odalardır.[22]

Köy odası bakımından Sorkun kasabası zengin değildir. Köy odası toplamda iki adet mevcuttur. Bunlardan sadece bir tanesi günümüze kadar gelmiştir. Kızılçalı mahallesinde bulunan yerde bulunan köy odası kerpiç bir yapıya sahip iki katlı olup bu odaya daha çok köyden bir şey almak veya satmak için gelen Yörükler ağırlanmaktaydı. Başka bir kullanım amacı yoktur. Şimdi ise kullanılmamaktadır. Diğer bir Köy Odası ise Aşağı sorkun mahallesinde bulunmaktaydı 1960’lı yıllara kadar burada köy çocuklarına eğitim vermek amacıyla kullanılmaktaydı. Şu anda bu yer üzerine mesken inşa edilmiş ve izlerine rastlanılmamaktadır.[23]

IV. Meskenler

Sorkun Köyü’ndeki evler genelde iki kattan oluşur. Meskenlerin çok lüks olanı da vardır. Eski, harabe halindeki evlerde mevcuttur. Evlerin zemin katı hayvanların barındığı yer olarak kullanılmaktadır. Üst katında ise insanlar yaşamaktadır. Evlerin kerpiçten, topraktan ve betondan yapıldığı görülmektedir. . Evlerin eskiden yapımında taş ve kerpiç kullanılırdı. Kimi evlerin tavan kısmı kavak ağacından yapılan tahtalarla döşenmiştir.

Evlerde genelde iki oda, bir mutfak, sofa denilen kiler bulunur. Bazı evlerde eşya koymak için özel odalar yapılmıştır. Eskiden kadınların süt pişirmek, süt ve süt ürünleri elde etmek için kullandıkları odalar mevcuttu. Şu an günümüzde bu amaçla kullanılan odanın bulunduğu evler az sayıda mevcuttur. Bu işler için mutfaklar kullanılmaktadır.

Evlerin hemen yan tarafında ‘çelki’ adı verilen etrafı çevirili yer bulunur. Hayvanlar ahırdan çıkarılınca burada barınırlar. [24]

V. Mezarlıklar

Mezar ölenin toprağa gömüldüğü yer, derin kazılmış çukur bir yerin adı. Kabir kelimesinin çoğulu “Kubur”dur. Birçok kabrin bulunduğu yere “Kabristan” veya “Mezarlık ” denir.[25]

Anadolu köylerinin eskiden beri ölülerini gömdükleri bir veya iki mezarlığı vardır. Dr. Nazmi, XX. yüzyılın ilk çeyreğinde, Konya ve Bozkır’a bağlı köylerde köyün 150-200 metre yakınındaki ufak tepecik ve yamaçlarda bulunduğunu ve ağaçsız, ihata duvarsız birer taş yığını olduğunu yazmaktadır. Aslında Türk toplumu geçmişine değer veren ender milletlerden biridir. Osmanlının çöküş döneminde, demek ki mezarlıklar da ihmal edilmiş; daha doğrusu üst üste gelen problemlerden mezarlıklara köylünün bakacak zamanı olmamıştır. [26]

Sorkun Kasabası’nda üç mezarlık bulunmaktadır. Mezarlıkların hepsi ağaçlık bir alandadır. Sorkun Kasabası’ndaki mezarlıkları ayrı ayrı başlıklar altında görelim:

1. Aşağı Sorkun Mezarlığı

Aşağı Sorkun Mahallesinde bulunan bu mezarlık hakkında çok fazla bilgiye sahip değiliz. Aşağı Sorkun Mahallesi halkı Aşağı Sorkun Köprüsünü kullanarak bu mezarlığa ulaşmaktadır.

2. Toplar Mezarlığı

Toplar Mahallesi’nde bulunur. Yaklaşık 90 – 100 yıl önce kurulmuş bir Türk mezarlığıdır[27]. Bu mezarlık Kızılçal Mahallesi halkı, Toplar Mahallesi halkı ve Orta Mahallesi halkı tarafından kullanılmaktadır.

3. İsali Mezarlığı

Sorkun kasabası sınırları içerisinde İsalı mahallesinde İsalı Mezarlığı bulunmaktadır. Kasabanın Sorkun mezarlığından sonra en eski mezarlığı olarak bilinmektedir.[28]

VI. Köprüler

Kasabada Çarşamba Çayı ve köy pınarları üzerinde kurulu birden fazla köprü mevcuttur.

1. Kızılçal Köprüsü

Kızılçal Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 5 metre uzunluğa sahip olan köprü 1960’lı yıllardan önce tahta halindeydi. Bu tahta köprünün yıkılmasıyla yerine taştan oluşan kemer şeklinde köprü inşa edilmiştir. Aygır ve Kızılçal Pınarı’nın birleştiği yerde kurulu olan, Çarşamba Çayı’nın özellikle kış aylarında debisinin artmasıyla aşınmaya uğrayan kemer köprü yıkılınca yerine betondan tekrar köprü inşa edilmiştir. Bu köprü de yıkıma uğrayınca 2005 yılında geçici olarak tahta halinde kurulan köprü aynı yıl günümüzdeki yenisi inşa edilerek, günümüzdeki halini almıştır.[29]

2. Tuzla Köprüsü

Bu köprünü 50-60 yıl önce inşa edildiği köy halkı tarafından söylenmektedir. Öncesi ahşap olan köprü yıkıldıktan sonra köy vatandaşlarından Hacı Tevfik tarafından betonarme yapı ile inşa edilmiştir. 2011 yılında yine yıkıma uğrayan köprü restore edilerek kullanılabilir hale getirilmiştir.

Küçük bir yapıya sahip olan köprü İsalı su gözünden gelen ve Çarşamba Çayına ulaşan pınarın üzerine kurulmuştur.[30]

3. Aşağı Sorkun Köprüsü

Aşağı sorkun mahallesinde sınırları içerisinde bulunan köprü sorkun kasabası ile sorkun mezarlığına giden yol olarak kullanılmaktadır. Karaca hisar köyü ile sorkun kasabasını bağlamaktadır. Ayrıca Güney Mahallesi ile Çarşamba mahallesine gidebilmek için kullanılmaktadır[31]. 1950’li yıllardan önce ahşap olan köprünün altından Çarşamba çayının kolu olan Kızılçal pınarı akmaktadır. Ayrıca köyün en eski köprüsü olarak bilinmektedir. 1950’li yıllarda yoğun yağışlar nedeni ile yıkılan köprü halkın yardımları ile taştan bir kemerli köprü yapılmıştır. Daha sonra bu köprüde Çarşamba çayının hızlı akıntılarına dayanamayarak bir bölümü tahrip olunca ve bir kısmı da çökünce yerine günümüzde kullanan betonarme direklerle desteklenmiş etrafı demir bariyerlerle örülmüş üzerinden ağır vasıta araçların geçebileceği ancak 2 aracın yan yana gidebildiği genişliğe sahip bir yapıda köy halkının hizmetindedir[32].

4. Mustafa Şevik Köprüsü

İlk olarak 1994’te ahşap halde yapılan köprü sel felaketiyle yıkıma uğramıştır.

2002’de Mustafa Şevik isimli şahıs bütün masrafları üstlenerek betondan yeni bir köprü yaptırmıştır. Köprü yaklaşık 2 metre uzunluktadır.[33]

1. İdari Merkezler

a. Sorkun Belediyesi

Bir belde halkının ortak, mahalle ihtiyaçlarını karşılayan ve hizmetlerini gören, kamu tüzel kişiliğine sahip mahalli idare birimidir. Belediye kelimesi kökü bakımından Arapça olan ve bir insan topluluğunun yerleşme niyeti ile oturduğu yer anlamını taşıyan belde kelimesinden gelir. Bugünkü anlamda ilk belediye yönetimin kurulması çalışmaları Tanzimat’ı takip eden senelerde özellikle 1854-1856 Kırım savaşı sırasında ortaya çıkmış ilk olarak 1855 yılında İstanbul’da belediye kuruluşu girişimine ve denemesi olmuştur[34].

Sorkun Belediye binası Sorkun ilköğretim okulunun, Sorkun Belde Kuran kursu ve Sorkun sağlık ocağının karşısında İhsaniye mahallesinde bulunmaktadır. Sorkun köy statüsünden Kasaba olarak belediyelik verilince bu bina hizmete açılmış 1997’de Belediye olmadan önce tek muhtarlık olarak buradan yönetilirdi kasaba Belediye binası iki katlı olup içerisinde altı oda bulunmaktadır. Belediye binası İhsaniye mahallesine ve toplar mahallesine giden yol ayrımında bulunmaktadır. Belediye binasında ısıtma soba yardımı ile sağlanmaktadır. Bina taş betonarme olarak yapılmıştır. Bina içerisinde zemin fayanslarla kaplanmıştır ancak sadece belediye başkanın makam odasında yerler parke ile kaplanmıştır. Belediye seçimleri ilk 1996-2004’te yapılmış ilk belediye başkanı olarak Ahmet Uyar’dır.2004’ten günümüze Abdurrahman KEŞİR belediye başkanı tarafından belediye binası kullanılmaktadır.[35]

2. Sağlık Kurumları

a. Sorkun Kasabası Sağlık Ocağı

Sorkun Kasabası Sağlık Ocağı yapım çalışmalarına 2005 yılında başlanmış ve bahçesiyle birlikte 2006 yılında tamamlanmıştır. 2006 yılından sonra 2 yıl boyunca görevli olmadığı için hizmet verememiştir. 2008 yılında görevli hemşirenin gelmesiyle hizmete açılmıştır. Sağlık ocağında muayenehane bölümü, doktor ve hemşire odası mevcuttur. Perşembe günleri ilçe Mehmet Öz Sağlık Ocağından aile hekimi ve hemşire gelmekte kasaba halkının sağlık sorunlarıyla ilgilenmektedir. Ayrıca ilaç teminatı için eczacı gelmektedir.

Sağlık ocağından önce kasaba halkı, kasabaya en yakın civarda bulunan Dere Kasabası Sağlık Ocağına giderdi. [36]

İKİNCİ BÖLÜM

COĞRAFİ DURUMU, NÜFUS VE İDARİ YAPI

B. COĞRAFİ DURUM

I. Coğrafi Konum, Sınırlar ve Komşu Köyler

1. Coğrafi Konum

Sorkun kasabası Bozkır ilçesinin 15 km batısında Orta Torosların kuzey eteklerinde kurulmuştur. Toplam yüzölçümü 48 km2’dir. Konya’ya uzaklığı 132 km, Konya- Antalya-Akseki yol kavşağına uzaklığı 22 km’ dir. Kasaba üç vadinin birleştiği dağlık bir alana kurulmuştur.[37]

2. Sınırlar

Sorkun Kasabası’nın idari sınırları kasabadan başlayıp hiç ara vermeden Sorkun Sülek yaylalarının sonundaki Antalya-Konya il sınırı olarak bilinen Göktepe’nin zirvesine ve 2460 metre rakımlı Yıldızlı Dağına kadar uzanmaktadır.[38]

3. Komşu Köyler

Sorkun’un Kuzeyinde Ahırlı; Kuzeybatısında Kuruçay; Güneydoğusunda Karacahisar; Güney ve Güneybatısında Gündoğmuş ile Antalya’nın Akseki ilçesi bulunur[39].

II. Kasabanın iklimi ve Bitki Örtüsü ilgili bilgiler

1. İklim

Sorkun kasabasının İklimi Bozkır ilçesi ve civar köylerdeki iklimle benzerlik göstermektedir. Akdeniz ve Karasal iklim Geçiş bölgesinde bulunmaktadır. Kışın kar yağışı oldukça fazladır. Etraftaki dağlarda kar uzun bir müddet bulunmaktadır. Sorkun kasabası genel itibari ile serin bir havaya sahiptir. Rüzgârlarda bu iklimde önemli pay sahibidirler. Güneyden esen Lodos ve Kuzey bölgesinde esen Poyraz rüzgârları sorkunun ikliminde rol oynamaktadır. Yazları serin kışları ise soğuk ve kar yağışlıdır. Sorkun kasabası normalde çok sıcak olmamasına rağmen genelde köy halkı yaz aylarında yaylalara çıkmayı tercih etmektedir.[40]

2. Bitki Örtüsü

Sorkun Kasabası kısa boylu ot topluluklarına ev sahipliği yapar.  Dağ ve tepelerin yükseltisine göre iğne ve geniş yapraklı ormanlar mevcuttur. Kavak ağacı Sorkun’da önemli bir yere sahiptir. Dağların eteklerinde geven otu, yonca adı verilen bitkilerle hayvanlara yiyecek sağlanmaktadır. [41]

III. Yeryüzü Şekilleri

1. Dağlar

a. Akdağ

Kasabanın batısında bulunur.

b. Yıldızlı Dağı

Köyün güneybatısında bulunmaktadır yükseltisi yaklaşık 2000 metredir.

c. Toros Dağları

Sorkun Kasabası Orta Torosların kuzey eteklerinde kuruludur. Yani Toros Dağları Sorkun Kasabası’nın güneyindedir. Antalya il sınırı olan Toros Dağları Sorkun’un vadiye kurulmuş bir yerleşim yeri olmasında etkendir.[42]

2. Tepeler

a. Domuz Tepesi

Kuzey taraftadır. Köyün belediye binasının karşısında yükselir.

b. Katran burnu Tepesi

Bu tepe kasabanın batısında bulunur.

c. Çavuş Tepesi

Sorkun kasabasının güneybatısında bulunmaktadır.

d. Hacı Ömer Tepesi

Sorkun Kasabası’nın kuzeyinde bulunan tepedir.

e. Yavşanlı Yulak Tepesi:

Köyün batısındadır.

f. Çıra Yolu Tepesi

Sorkun kasabasının Batısı boyunca uzanan tepesidir.

g. Kızılcık Tepesi

Bu tepe kasabanın doğusunda bulunmaktadır.

h. Burnun Taş tepesi

Sorkun kasabasının doğusunda bulunmaktadır.

i. Ufacık Belen Tepesi

Köyün güneybatısında bulunan bu tepe köylülerin yazları göçtükleri yaylaların sınırını oluşturur.

j. Sarı Boyun Tepesi: Kuzeybatı taraftadır.

k. Ali Ekinli Tepesi

Kasabanın kuzeybatı tarafında yer almaktadır.

IV. Sular

1. Denize Ulaşmayan Sular

a. Çarşamba Çayı(Ulu Su)

Sorkun Kasabası’nın mahallelerinden ve Karaca hisar Köyünün batısından doğan pınarların oluşturduğu Çarşamba Çayı, kasabanın en değerli su kaynağıdır. Fakat köyde kanalizasyon çalışmaları 2011 itibariyle başladığı için, pınarların doğduğu yer haricinde içme suyu olarak kullanılmamaktadır. [43]

Bozkır’a kadar uzanan Çarşamba Çayı, oradan da Apa Barajına ulaşmaktadır. [44]

1. Aygır Pınarı

Köyün güneydoğusundaki Karacahisar Köyü yakınlarından doğar. Çarşamba Çayı’nı oluşturan ana koldur.  İlerledikçe diğer kolları da içine alan Aygır Suyu Dere Kasabası ve Bozkır’dan geçerek Apa Barajına ulaşır[45].

2. Kızılçal Pınarı

Sorkun kasabası sınırları içerisinde Kızılçal Mahallesi’nin bulunduğu mevkide Kızılçalı su pınarının kaynağı bulunmaktadır. Buradan çıkan su kasabanın aşağı kısımda akmakta olan çarşambanın kolu ile birleşmektedir. Ayrıca köyün 1900’lü yıllardan daha eski olduğu değirmenlerin dönmesi için gerekli su kaynağından biridir. Ayrıca köylülerin küçük arazilerinde yetiştirdikleri sebze ve meyvelerin sulanmasında kullanılmaktadır[46].

3. İsali Pınarı

İsali Mahallesi’nden doğup Çarşamba Çayı’na katılan bu pınardır.

4. Kozlu Pınarı

Kozlu bölgesinden gelip sularını Çarşamba çayına ulaştıran akarsudur.

5. İçme Suyu

Sorkun Kasabası su kaynakları bakımından zengindir. Köyün içme suları, pınarlardan borularla evlere ve köyün mahallelerinde bulunan çeşmelere ulaştırılmaktadır. Kızılçal su gözünün bulunduğu alana su deposu yapılmıştır. Bu depo sayesinde su arıtılmakta ve bu şekilde evlere ulaşmaktadır.[47]

6. Kasabanın Nüfusu

1840’lı yıllarda köyde 67 kişi olduğu Osmanlı Temettuat defterlerinde kayıtlıdır. 1898’de nüfus 590’dır. 1915’te 731 olan nüfus, 1970’te 2300’leri bulmuştur. 1980’lerde duraklama ve akabinde azalma görülmüştür. Bunun nedeni dışarıya göç vermesidir.2012 verilerine göre nüfus 983’tür[48].

7. Lakaplar

Sorkun Kasabası’nda insanlara verilen lakaplar, genel olarak insanların davranışları doğrultusunda,  fiziki özelliklerine bakılarak, atadan gelme, soyadlar kullanılarak ya da hiç alakası olmayacak şekilde verilmektedir.

Kasabadaki belli başlı lakaplar; Demirel, Altınlı Fatma, İbrahim Efeler, Takavüt, Koca Yusuf, Civcer Musa, Gökmen, Müdür Hasan, Düddü, Kaymakam, Paletli, Perşan, Eskici, Yamuk, Kelek, Tös, Şoförün Yusuf, Arıcı Yusuf, Kıra,  Adil, Cin Yusuf, Bursalı, Karabıyık,Asker, Zındık Ali, Diş Hava, Kara Assıya, Bodur Güssün, Terzi Fatma, Solak, Tophaneli, Arıcı Yusuf, Ata , Bekiroğlu, Karabacak, Hamdiler, Mayırın Yusuf, Hacıbeğ, Hacı, Bayram, Paşa, Köse, Emrullahlar, Macar Ağa, Uzun, Gök Hva , Gara Fatma, Posta, simitçi, Kaynakçı, Kozağaçlı, Kaşıkçı, Bombalı, Karaoğlan, Akgözler, Sepet Hava, Diş Hava.[49]

8) İdari Yapı

a) Bağlı bulunduğu İl, İlçe Bucak

Sorkun Bağlı Bulunduğu İl, İlçe, Bucak

Sorkun kasabası Konya ilimizin Bozkır ilçesine bağlı bulunan bir kasabadır. Bozkır ilçe merkezine uzaklığı 15 km dir[50].Karaman İli eski kayıtlarına göre; Oğuz Türklerinin Sorku soyundan gelenler tarafından 1500’lü yıllardan önce kurulmuştur.

Kozlu, İsalı, Kızılçalı, Toplar ve Aşağı Mahalle adlarındaki  yerleşim birimlerinden oluşmuştur. Oldukça geniş bir yerleşim yerine sahiptir. Köyümüz, belediyelik olduktan sonra; Güney ve Çarşamba adında iki mahalle oluşturulmuştur. Yerel Yönetim birimleri arasında Sorkun Kasabası olarak yerini almıştır[51]. XVII. ve XVIII. yüzyıllardaki kayıtlarda köyün ismi hiç zikredilmemektedir. Muhtemeldir ki bu tarihlerde Sorkun, nüfusça daha gelişmiş olan Değirmenderesi (Dere) köyüne bağlanmıştır. Sorkun ile ilgili kayıtlara XIX. yüzyılda tutulan Temettuat Defterleri’nde tekrar rastlamaktayız. 1256/1840 sayımında köydeki vergi haneleri direk Dere köyünün içerinde yazılırken Hicrî 1260-1261 Miladî 1844-1845 tarihli sayımda bu köye bağlı bir mahalle olarak karşımıza çıkar. Sorkun, daha sonraki yıllarda yayınlanan salnamelerde (yıllıklarda) ise müstakil köy olarak karşımıza çıkmaktadır. Hicrî 1314 Miladî 1898 yılına ait salnamede Sorkun 103 hane ve 590 nüfustan müteşekkil bir köy dür[52].

b) İdari Görevliler

1. İmam

Kızılçal Camii imamları: Musa Hoca, Kaşıkçı Hoca, Abdullah Hoca, Süleyman Hoca, Emin Hoca, Rıza Hoca, Mustafa Hoca, Mustafa Doğan, durmuş Hoca, Mehmet Emin Hoca

Toplar Camii imamları: İbrahim öz.

Orta Mahalle Camii imamları: Adem Koçak, Kemalettin Hoca

Aşağı Sorkun Camii imamları: Mehmet Altun

Tuzla Camii: Ebubekir Ak, Osman Dolma, Mehmet Çevik, Hasan Hüseyin Gürses, Niyazi Turhal, Mehmet Eroğlu, Sefer Ceylan, İbrahim Kaynarca

2. Muhtar

Sorkun Kasabası’nın muhtarları; Kadir Taşlı, Ünal Çelik, Ali İhsan, Bakkal Hüseyin, Veli Akgül, Ahmet Konaktaş

3. Öğretmen

1993 yılında eğitim ve öğretime açılan Sorkun İlköğretim Okulu’nda sırasıyla; Yusuf Büyükşahin, Şafak Sarı, Şükrü Tutar, Ali Keser, İsmail Eken ve Osman Balcı okul müdürü olmuşlardır. [53] Okulun o yıldan günümüze kadar görev alan öğretmenleri ise; Yusuf Aymelek, Sultan Keser, Aynur Tutar, Tuncay Demir, Ahmet Ali Savaş, Mehmet Ali Doğan, Ramazan Ulaş Türkmen, Emine Türkmen, Hatice Cebeci, Bediha Dursunoğlu, Muhammed Abdulgani Kayra, Osman Savaş, Emine Savaş, Dursun Say[54], Halil Dirican, Erkan Kaplan,  Zeynep Demiryakan, Aslı Şentürk, Cemil Sarıot, Songül Yatar, Ayşe Güney, Servet Çıbık, Abdullah Sanıgök, Emin Özümağı, Havva Özümağı, Mustafa Doğan, Ali Karşıyaka, Feray Akan, Nadire Akbulut, Mustafa Avdal, Lokman Serbes, Hüseyin Erkan Yılmaz, Bilhan Özümağı, Soner Yılmaz Türk, Neslihan Dinçarslan, Mehmet Ali Zeybek [55]

b. Toprak İdaresi

1840’lı yıllarda Osmanlı Temettuat defterlerinde kayıtlı 85 dönüm arazi vardır[56]. Herkes kendine ait arazisini ekip biçerdi. Defterde kayıtlı isimlere bakıldığında Mustafa oğlu Mahmud ile Veli, babalarından kalan çiftliği ekip biçerlerdi. Günümüzde de aynı şekilde herkesin az da olsa kendine ait arazisi vardır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

KÜLTÜREL YAPI VE FOLKLOR

1. Kasabanın Kültürel Aktiviteleriyle İlgili Bilgiler

Sorkun Kasabasında her sene düzenli olarak Sorkun Yayla Şenlikleri düzenlenmektedir. Şenliklerde halk toplanır ve bir arada yemek yenir. Sorkun Kasabası’ndan olan halkla beraber diğer köylerden gelen katılımcılarla beraber yemek yendikten sonra çeşitli oyunlar oynanır yarışmalar yapılır. Genelde Ramazan ayından önceki günlerde yapılmaktadır[57]. Her sene Temmuz aylarında yayla şenlikleri yapılmaktadır. Yayla şenliklerinden Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen Sorkunlular hasret gidermektedir. Şenlikte bazı oyunlar oynanmakta ve hediyeler dağıtılmaktadır. Bu oyunlar şöyledir;

Çuval oyunu,

Yumurta oyunu,

Balon oyunu,

Sandalye oyunu,

Urgan oyunu,

Yoğurt yarışması yapılmaktadır.

Gelen misafirleri sekiz-on kişilik masalara oturularak sergiler üzerinde etli pilav ikram edilmektedir. Gene gelen misafirlere yöreye has yayık ayranı ve sac böreği ikram edilip yöre tanıtılmaktadır.[58]

2. Şairler

Kasabada bir tane şair olduğu bilinmektedir. Celal Ünal ismindeki bu şair aynı zamanda öğretmendir. Kasabada doğup büyüyen Celal Ünal aynı zamanda kasabada öğretmenlik yapmıştır. Çeşitli şiirleri ve yazıları vardır.

BULAMADIM

Sürgün oldu gönül yar yüreğinden,

Çöle düştü yolum,

Konacak kuru dal bulamadım.

Mevsim hazan olmuş sevda bağında,

Gönlünce eğlenecek gül bulamadım…

Yaylalarda sökmüş yörük çadırı,

Sararmış yaylanın çimeni, kırı,

Haramiler basmış sen olası Bozkır’ı,

Sinem yandı hasretle,

Sılaya varacak yol bulamadım…

Çarşambam’a

Çarşambam ’a
Geceleri ninnileriyle uyuduğum,
Neden böyle mahzunsun,
Rengin de sararmış,
Kederden mi, kirden mi?
Dargınsın biliyorum,
Yok o eski delikanlılığın,
Kesilmiş sesin,
Duyulmuyor naraların.
Çarşambam biliyorum kahırlısın.
Yıllarca sende serinledi çocuklar,
Seni içtik kana, kana,
Sen de yundu esvaplar.
Ama bak şimdi,
Her türlü kir sende,
Kül kömür sen de,
Lağım kokmaktasın.
Belki de ondan böyle,
İçli durgun akmaktasın.
Sen utanma Çarşambam
Seni bu hale, getirenler utansın

3. OYUNLAR

Gıcı: 5 adet taşın üst üste konulmasıyla oynanan bir oyundur. Taşların başında bir ebe bulunur. Ebenin 3 metre uzağında oyuncular bulunur. Oyuncular ellerinde bulunan düz ve yuvarlak taşlarla, üst üste dizimiş olan taşları devirmeye çalışırlar. Taşlar devrilirse ebe onları tekrar üst üste koyana kadar oyuncular taşlarını alıp yerlerine geçerler. Eğer ebe taşları dizer ve oyuncular yerlerine geçmeden birini yakalarsa o kişi ebe olur.

Cilit: söğüt ağacından yapılan sopalar yere temas edecek şekilde ileri doğru atılır. Kiminki en uzağa giderse o bütün sopaları kazanır.

Met: Oyun 2 iki kişiliktir. Her oyuncunun elinde birer tane sopa bulunur. Bu sopaları birbirlerine doğru atarlar. Sopayı kim ilk kaparsa o oyunu kazanmış olur.

Yumulcuk: Günümüzdeki saklambaç oyunun aynısıdır.

Aşık Oyunu: Hayvanın aşık kemiğiyle oynanır. Kemik dik bir vaziyette yere konur. Oyuncular ellerinde bulunan taşları uzaktan kemiğe doğru atar. Kim kemiği devirirse oyunu kazanır.

Bittir: uzun sopalarla kısa sopalara vurularak oynanan bir oyundur. Kim kısa sopayı oyunu kazanır.

Cehendem: 5 tane çukur açılır. Çukurların yaklaşık 5 metre ötesinde her çukurun karşısına bir oyuncu gelecek şekilde durulur. Oyuncular ellerindeki taşları çukura doğru atarlar. Çukurun içine taşı atmayı başaran oyunu kazanır. [59]

a. Nişan

Sorkun Kasabasında eskiden nişana ‘ağız tadı’ denirdi.  Söz kesiminden birkaç hafta ya da ay sonra yapılan nişana genellikle yakın akrabalar davet edilmekteydi. Bazı nişan törenlerinde ise tüm mahalleli ve akrabalar davet edilirdi. Nişan sırasında ilk olarak mahalle imamı dua okurdu.  60 yıl öncesinde nişan yüzüğü yoktu. Sarı lira adı verilen altın takılırdı. Oda yoksa hiçbir şey takılmazdı. Leblebi, üzüm, külüçe adı verilen hamur ekmeği yenirdi. Geline hediye olarak kumaş verilirdi. Günümüzde olduğu gibi fazla merasimler yoktu.

Günümüzde Yüzükler takılır, isteyen bilezik ve altın hediye eder.[60] Nişan yüzükleri takıldıktan sonra erkekler nişan alanından giderler. Kimi nişanlarda düğün şeklinde, müzik ve def eşliğinde oynanır. Bu her nişan töreninde olmayabilir. [61]

b. Düğün

Sorkun’da geçmişten günümüze devam eden düğün adetleri mevcuttur. Öncelikle düğünden bir ya da birkaç hafta önce resmi nikâh ve imam nikâhı kıyılır. Önceden resmi nikâh işlemleri ilçede yapılırken günümüzde Sorkun Belediyesi’nde resmi nikâh kıyılmaktadır. İmam nikâhı ise geçmişten günümüze kız evinde kıyılmaktadır. Nikâh işlemlerinden birkaç gün sonra kızın çeyizleri(eskiden çok fazla çeyiz olmazdı) damat evine götürülür burada gelin odası hazırlanır, kızın çeyizleri tüm düğün halkına üç gün boyunca sergilenirdi. Düğünden bir gün önce tüm mahalle halkı üzüm, leblebi varsa baklava ile kız başları yani gelinin yardımcıları tarafından ev ev dolaşarak davet edilirdi. 1950’li yıllardan günümüze kadar bu adetler devam etmektedir. Fakat günümüzde özel davetiyelerde kullanılmaktadır. [62]

Düğünler genelde cumartesi sabahı başlar. Düğünün ilk günü kız evinde tüm mahalle halkı hısım akraba toplanır eğer erkek tarafı da düğün yapacaksa erkekler erkek evine kadınlar da kız evine toplanırlar. Köyde düğünler kadın erkek ayrı yapılır. Karışık düğün yapılmaz.

Kız evi düğüne ‘asbab biçimi’ adı verilen törenle başlar. Yani kıza takılan takılar, kimlerin ne taktığı, verilen paralar, kimlerin ne kadar verdiği, verilen hediyeler(battaniye, kap kacak, vs), kıza alınan eşyalar, giysiler tek tek herkese ilan edilir ve sonrasında düğün yapılır. Eskiden kadınlar def çalıp oynarlarmış, günümüzde hala düğünlerde def çalıp oynanmaktadır. Genelde yaşlılar def çalıp oynar gençlerse müzik eşliğinde oynamaktadır. Düğün Bu şekilde devam eder sonunda nohut, bulgur ve varsa etten oluşan pilav ve ayran ikram edilir. Günümüzde kimi düğünlerde bunlara ek olarak helva ve çorbada ikram edilmektedir. Yemekten sonra düğün sona erer, akşam kına gecesi yapılır. Kına gecesine genelde sadece yakın akrabalar ve komşular davet edilir. Düğün eğlenceli oyunlu bir şekilde başlar. Yine def ve çalgı eşliğinde oynanır. Bazı düğünlerde eğlence amaçlı iki kadın erkek kılığına girerek oynamak istemeyen kadınları, kızları oynamaları için zorlarlar. En sonunda geline kına yakmak için herkes gelinin etrafına toplanır. Gelin avucunu açmak istemez. Kayın valide geline altın verir ve bu şekilde gelin elini açar. Kına merasiminden sonra gelin türkülerle ağlatılmaya çalışılır. Ve sonrasında gelin, annesi ağlar… ve düğün biter. [63]

Ertesi gün gelin alma gerçekleşir. Gelin alma 20 yıl öncesine kadar kimi zaman akşamları gerçekleşirken günümüzde öğle saatlerinde olur. Sabah erken saatlerde tüm mahalle halkı akrabalar gelin almak için davet edilir. Gelen davetlilerin arabalarına havlu takılır. Gelin 20 yıl öncesinde at üzerinde alınırken günümüzde otomobille vs. alınmaktadır.

Gelin, damat ve gelinin ya da damadın kız kardeşi ve sağdıç sabah erkenden gelinin, gelin arabasının hazırlanması fotoğraf vs. gibi durumlar için ilçeye giderler. Eskiden gelinlik olmadığı için gelini evinde hazırlarlar ve gelin kadife entari ya da normal kumaştan entari giyer, kafasına fes takar ve fesin üzerine de sarı bir örtü örterdi. [64]

Gelin bu şekilde hazırlandıktan sonra köye gidilir ve gelin kendi evine bırakılır. Erkek evinde ve kız evinde pilav yenir, öğleden sonra arabalarla kornalar eşliğinde kız evine gelinir. Önceden davul eşliğinde yürüyerek kız evine gelinirmiş. Kız evine geldikten sonra kızın bulunduğu odayı kilitlerler ve kız başları dedikleri gelinin yardımcıları, erkek tarafından para isterler para verilince kapı açılır ve gelin baba ya da abisi tarafından kuşağı bağlanır, mahalle imamı dua eder ve kız evinden çıkılarak gelin arabasıyla birlikte tüm mahalleli, arabalarıyla köyün etrafını dolanırlar. Bu esnada kasabanın çocukları gelin arabasının önünü kesip para isterler. Çocuklara para verilir köy dolaşılır ve damat evine gelinir. Gelin arabadan inmeden önce tekrar dua edilir. Arabadan inme parası istenir. Erkek tarafı para ye da takı hediye eder ve gelin iner damat evine girerken evin kapısının üstüne yağ sürer. [65]

Gelin geldikten sonra erkek evi herkese baklava ikram eder. Baklava yenir ve gelinin çeyizleri hazırlanan oda açılır kadınlar çeyiz odasına girerler. Gelin alma bu şekilde tamamlanır.

Düğünün üçüncü günü yani Pazartesi günü gelin yanı adı verilen düğün yapılır. Yine kadınlar davet edilir, def ve müzik eşliğinde oynanır. En son gelin oynar ve gelinin üzerine leblebi, üzüm şeker atılır. Yine pilav ve ayran ikram edilir ve düğün tamamen sona erer.

c. Mehr

Sorkun’da mehr olarak geçmişten günümüze doğru çok fazla değişiklik yoktur. Eskiden mehr olarak tarla, büyük ya da küçükbaş hayvan, bunlar da yoksa kazan, kap kacak tarzı eşyalar verilirdi. Günümüzde ise yine tarla, bahçe, büyük yada küçükbaş hayvan, takı,para verilmektedir.[66]

d. Evlenme

Sorkun Kasabasında evlilikler genelde görücü usulüyle olmaktadır. 1950’li yıllarda kız ve erkeğin birbirini görmeden ye da en fazla birkaç defa görerek evlendikleri söylenmektedir. O yıllarda evlenecek olan kızlara bazen fikirleri sorulmayıp, büyükler tarafından uygun görülerek kendilerinden yaşça büyük kişilerle de evlendirildikleri söylenmektedir.[67] Genelde o yıllarda evlilikler akraba evliliği şeklinde gerçekleşmekteydi.  Kızların bu dönemlerde evlilik yaşı 13 ile 18, erkeklerinse 18-25 arasında olduğu belirtilmektedir.  [68] “ Evlenmek üzere kız ve erkek adayın toplumun huzurunda birbirine söz vermesine ve bunun için yapılan törene nişan denir”[69]. Bunun ilk adımı kız isteme ile başlar ve söz kesimiyle devam eder.

Kız isteme, eskiden günümüze kadar çok fazla değişikliğe uğramamıştır. 1950’li yıllarda önce kızı akrabalarından ya da tanıdıklarından araştırırlardı. Eğer kız sözlü ya da nişanlı değilse ve aileye uygunsa aile büyüklerinden birkaç kişi ki bunlar genelde kadınlar olmakta yani erkeğin annesi, halası, teyzesi vs. yakın akrabalar tarafından kız istenirdi. O zamanlarda kızın fikri sorulmazdı. Genelde ilk isteme günü kıza ve aile büyüklerine danışma amaçlı kesin bir yanıt verilmezdi. Birkaç gün sonra tekrar gelinir ve eğer yanıt olumluysa 3-4 gün içinde söz kesilirdi[70]. Bugün kız isteme şekli yine aynı fakat o evliliğe kızın gönlünün olup olmadığı sorulur ve istemezse verilmez. Söz kesiminde genelde fazla merasim olmaz. Yakın akrabalar toplanır, eskiden yani 1950’li yıllarda 60 yıl öncesinde yüzük takılmazdı, geline sadece sarı lira adı verilen altın takılırdı. Kimi aileler söz ve nişanda hiçbir şey takmazlar sadece düğünlerde altın takarlardı. Günümüzde ise yüzük takılır ve bu şekilde söz kesilir.[71]

4. Kız İsteme ve Söz Kesimi

Kız isteme eskiden günümüze kadar çok fazla değişikliğe uğramamıştır. Önce kızı akrabalarından ya da tanıdıklarından araştırırlar. Eğer kız sözlü ya da nişanlı değilse aile büyüklerinden birkaç kişi ki bunlar genelde kadınlar olmakta yani erkeğin annesi halası teyzesi vs. yakın akraba tarafından kız istenmektedir. Eski zamanlarda kıza fikri fazla sorulmazdı. Günümüzde ise kıza sorulmaktadır. Genelde ilk isteme günü kıza ve aile büyüklerine danışma amaçlı kesin bir yanıt verilmez. Birkaç gün sonra tekrar gelinir ve eğer yanıt olumluysa, birkaç gün sonra söz kesilir. Söz kesiminde genelde fazla merasim olmaz. Yakın akrabalar toplanır, eskiden yani 1950’li yıllarda 60 yıl öncesinde yüzük takılmazdı geline sadece sarı lira adı verilen altın takılıyordu. Kimi aileler söz ve nişanda hiçbir şey takmazlar sadece düğünlerde altın takılırdı. Günümüzde ise yüzük takılır ve bu şekilde söz kesilir.

5. Bayram

Dini Bayramlar

Ramazan Bayramı: 1950’li yıllarda bayram arifesinde hanımlar, misafirlere ikram edilecek yemekler ve baklavalar hazırlar ve evlerinin temizliğini yaparlardı. Beyler ise evin halkına yeni kıyafetler ve gelen misafirlere ikram etmek için bayram şekeri alırlardı. Bayram sabahı camiye giden beyler oradan çıkınca mezarlıklara gidip dua ederlerdi. Her bayram bir mahallede yemek sırası olurdu, bütün köylü oraya gider yemek yer ve herkes birbiriyle bayramlaşırdı. Köy halkı oradan ayrıldıktan sonra birbirlerine ziyarete giderken, Çocuklar da evleri birer birer dolaşır leblebi ve üzüm toplarlardı. Bu gelenek o yıllarda başlamış ve günümüze kadar gelmiştir. Günümüzde farklı olarak üzüm, leblebi yerine çikolata ve şeker ikram edilmektedir.

Kurban Bayram

1950’lere bakıldığında erkekler mezarlık ziyaretinden çıkınca evlerine gidip önce kurbanlarını keserler, etin bir kısmını dağıtırlardı. Daha sonra yemek sırası hangi mahalledeyse oraya gidip yemek yerlerdi. Şimdi de bu şekilde devam etmektedir[72].

Milli Bayramlar

Okullarda kutlanır. Öğrenciler şiirlerini, yazılarını okurlar, çeşitli oyunlar oynarlar. Halkta izlemeye gelir. Bu, okul yapıldığından beri böyle devam etmektedir[73].

6. Aşure

Hicri senenin ilk ayı olan Muharrem’in onuncu gününde pişirilip dağıtılan karışık tatlıya aşure denir. Aşure kelimesinin “âşȗrâ” olup, on sayısı ile ilgili olan Arapça aşr ve aşir kelimesinden türediği tahmin edilmektedir. Eskiden beri Müslüman Türkler’in dini halk gelenekleri arasında önemli bir yeri bulunan aşurenin Anadolu’nun diğer yerlerinde olduğu gibi yapılmaktadır[74].

Sorkun kasabasında aşure genelde her yerde olduğu gibi içine yedi çeşit malzemenin konulması ile yapılır. Komşular dağıtılmakta gelen misafirlere ikram edilmektedir[75].

Süleyman çelebi’nin meşhur eseri mevlid lügatte “doğmak, doğum zaman, doğum yeri “manalarına gelir.

Mevlid asıl  adı  Vesile tün –Necat (Kurtuluş Vesilesi) dir. Muhammed Aleyhisselam  doğumunu   kutlamak  için  yapılan tören manasında kullanılmaktadır.  Mevlid;”münacat   (Allahü Teâlâ ya yalvarma ), ”viladet”(Peygamber Efendimizin doğumu ), ”Risalet” (Peygamber oluşu),”Miraç”(Göklere çıkışı, cenneti ve cehennemi görmesi),”Rıhlet”(Peygamberimizin vefatı) ve “dua” bölümlerinden ibarettir.[76]

Sorkun kasabasında mevlid genelde ölen kişiler için verilir. Kuranı Kerim okutulur. Mevlide gelenlere yemekler ikram edilir. Yemek olarak pilav, çorba ve helva ikram verilir[77]

Sünnet

Sorkun’da geçmişten günümüze sünnet töreni yapılmamaktadır. Aileler merasim olmadan sünnet işlemlerini gerçekleştirmektedirler.

Cenaze Töreni

Cenaze törenlerinin tarihi, tarih öncesine kadar inmektedir. İslam dininde insan kâinatın küçük bir parçası kabul edildiğinden cenaze merasimlerine büyük bir değer verilmiştir. Bunun için Türkler, ölen yakınlarına İslami adetler çerçevesinde törenler yaparlar[78].

Sorkun kasabasında cenaze olduğunda öncelikle sela okunarak köylüye duyurulur. Daha sonra cenaze evine gidilir cenaze yıkanır. Kefenlenir ardından camide cenaze namazı kılınır. Köylüler sırasıyla omuzlayarak tabutu köyün mezarlığına götürür. Önceden kazılmış mezarlığa cenaze defnedilir. Cenaze evinde Kuran Kerim okunur. Komşular yemek getirerek taziye evine gelenlere ikram edilir.[79]

7. İnançlar

Çocuklarla İlgili İnançlar

Sürekli ağlayan çocuklara nazar değdiği düşünülerek köyde ağır hastalık geçirmiş yaşlı kadınlara okutulur.

Çocuk emeklerse misafir geleceğine inanılır.

Anne hamileliği sırasında kime çok bakarsa çocuk ona benzer.

Annenin canı sürekli tatlı çekiyorsa çocuğun kız olacağına, tuzlu çekiyorsa erkek olacağına işarettir.

Bebeğin aynaya bakması sağlığına zarar verir.

Hastalıklarla İlgili İnançlar

Eğer alerji hastalığı varsa bunun şeytan kabarığı olduğu düşünülerek yıkık bir evin kenarına su, şeker ve unun kaynatılmasından oluşan ‘pelte’ adı verilen yiyecek dökülür. Döküldükten sonra hiç arkaya bakmadan ve konuşmadan oradan uzaklaşılır. Bu şekilde hastalığın iyileşeceğine inanılır.

Elde siğil varsa birkaç tane taş alınır ve bunlar ele sürülür. Taşlar üç yolun kesiştiği yere üst üste konur bu taşlar devrilince eldeki siğillerin geçeceğine inanılır.

Değişik Konulara Göre İnançlar

Giysi üzerindeyken sökük dikmek uğursuzluk getirir.

Karga ötünce kötü haberin geleceğine inanılır.

Göz seyriyince kötü haber geleceğine inanılır.

Ateş yanarken değişik sesler çıkarırsa, hakkında kötü konuşulduğuna inanılır.

Akşam tırnaklar kesilmez, aynaya bakılmaz.

Kapı eşiğinde oturmak iyi olmaz.

Odun veya başka maddelerin külleri üzerine basılınca hastalık getireceğine inanılır.

8. Kasabaya özgü kıyafetler

Erkek Kıyafetleri; Yaşlılardan gençlere doğru şöyledir; keçe pantolon, kumaş pantolon, kot pantolon, şapka, yelek, cepken, lastik ayakkabı, çizme, kuşak.

Bayan Kıyafetleri; Şalvar, etek, gömlek entari, kuşak bağlanır(kuşak erkelerde giyilen otantik unsurdur),bezden yapılan ve adına ‘’paça’’ denilen bir kıyafet etek ya da entari altına giyilir. Örgü yelek ve naylon ya da lastik ayakkabı giyilir.

NOT:1967 yılında İsalı Mahallesi çeşmesinin yapılması için halk eski kıyafetlerini bağışlamıştır bu kıyafetler satılarak geliri ile çeşme yapılmıştır bu nedenle yöresel kıyafetlere örnek yok denecek kadar azdır.[80]

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

EKONOMİ

1. Hayvancılık ve Hayvanlar

Köyde hayvancılık faaliyeti kasaba adının kaynaklara geçtiği yıllardan bu yana yürütülmektedir. Büyükbaş hayvanlardan inek, eşek, at, katır, küçükbaş hayvanlardan keçi, koyun; kümes hayvancılığı olarak ise hindi, tavuk, ördek gibi hayvanlar beslenmektedir.  Bu hayvanlar yaz aylarında yaylalara götürülür ve orada beslenir. Kış aylarında ise dağlardan, bahçelerden toplanılan otlarla beslenirler. Ayrıca saman adı verilen hayvan besin maddesi çevre köylerden getirtilir ve hayvanlar bu şekilde beslenir.[81]

Kasaba halkı ineğin sütünden yararlanmaktadır. Ayrıca besi hayvancılığı yaparak inek alım satımıyla geçimini sağlayanlarda mevcuttur. Kasabaya her gün ilçeden mandıracı gelir ve bazı köylüler süt satımıyla geçinin sağlarlar.

Eşek, at ve katır bahçe işlerinde gücünden yararlanılan hayvanlardır. Eşekle, bahçede üretilen ürünler evlere ulaştırılmaktadır. At ve katır, ekim ve dikim işlerinde toprak işlenirken kullanılan hayvanlardır.

Küçükbaş hayvanlar genellikle Kurban Bayramlarında kurbanlık ticareti için beslenmektedir. [82]

2. Tarım

Köyün arazisinin engebeli olması tarımı yavaşlatmıştır. Arazinin parça parça olduğu köyde halk geçimini sağlayacak kadar ekim-dikim yapar. Köyün su kaynaklarının bol olmasına rağmen sulama İlkel usullerle yapılmaktadır. 2011’e kadar “dönme dolap” adını verdikleri çarkın üzerine teneke kutular bağlanır, bu çark suyun kenarına kurulur. Çevirdikçe kutuların içi suyla dolar ve dolan kutular tarlalara boşaltılır[83].

2011’de damlama sulama sistemine geçilse de köyün bir yarısı halen ilkel usullerle sulama yapmaktadır. Köyde en çok sebze ve meyve yetiştirilir. Bunlar patates,  nohut, fasulye, elma, armut, kiraz, üzüm, ceviz… Halk kendi ihtiyacını karşıladıktan sonra eğer kalırsa akrabalarına, komşularına ya da Bozkır pazarında satışa sunar[84].

3. Sanayi

İnsanların temel gıdası olan unu elde etmek için buğday, arpa gibi tahılların tanelerini öğüten alete ve bu aletin içinde bulunduğu mekâna “değirmen” denir.[85]

Sorkun Kasabasındaki iki tane değirmen bulunmaktadır.130 yıllık olduğu rivayet edilmektedir. İlk başlarda un değirmeni iken 1997’den itibaren artık sadece köyün arazisinin engebeli olması tarımı yavaşlatmıştır. Arazinin parça parça olduğu köyde halk geçimini sağlayacak kadar ekim-dikim yapar. Köyün su kaynaklarının bol olmasına rağmen sulama İlkel usullerle yapılmaktadır. 2011’e kadar “dönme dolap” adını verdikleri çarkın üzerine teneke kutular bağlanır, bu çark suyun kenarına kurulur. Çevirdikçe kutuların içi suyla dolar ve dolan kutular tarlalara boşaltılır[86].

2011’de damlama sulama sistemine geçilse de köyün bir yarısı halen ilkel usullerle sulama yapmaktadır. Köyde en çok sebze ve meyve yetiştirilir. Bunlar patates,  nohut, fasulye, elma, armut, kiraz, üzüm, ceviz… Halk kendi ihtiyacını karşıladıktan sonra eğer kalırsa akrabalarına, komşularına ya da Bozkır pazarında satışa sunar[87].

Tahin üretimi yapılmaktadır. Değirmenler eskiden su ile çalışmaktaydı. Kızılçalı su pınarından gelen su değirmenin hareketini sağlardı. Günümüzde hem elektrik hem de su ile çalışabilecek fonksiyona sahiptir. Üretilen tahinler Bozkır ilçe merkezinde Sorkun Kahvesi civarında ve bozkırlardaki marketlerde satılmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin çeşitli illerine de pazarlanmaktadır.[88]

4. Ormancılık

Sorkun Köyü orman bakımından eskiden günümüze kadar zenginliğini kaybetmiştir. İnsanların yakacak odun elde etme, bağ bahçe ve konaklama yeri oluşturma amaçlı tahribatı nedeniyle ormanların büyük bir kısmı yok olmuştur. Köyde ağaçlandırma çalışmaları fazla yapılmamaktadır.

5. Ticaret

Köyde ticaret çok fazla gelişmemiştir. Elma, patates, fasulye gibi ürünler, ilçeye götürülür ve satılır. Büyük ve küçükbaş hayvancılığı ticareti yapılır. Arıcılık faaliyeti sonucunda bal ticareti yapılmaktadır. Ayrıca köyde tahin değirmenleri bulunması ve tahin üretilmesi sebebiyle tahin ticareti de mevcuttur. Eskiden köyün geçimini sağlayacak şekilde üretilen ürünler, günümüzde ticarete açılmıştır.[89]

6. Ulaşım

Sorkun Kasabası’nda dağlık ve engebeli alanların varlığı yol yapım çalışmalarında zorluklar oluşturmuştur. Kasabanın Aşağı Sorkun Mahallesi mevkiinde ilçeye ve Antalya- Akseki Kavşağına doğru uzanan farklı yollar bulunmaktadır. Kasaba’nın dış mevkilere ulaşımı bu güzergâhlarla sağlanmaktadır.[90]

7. İşçilik

1980’lerden önce köy halkının geneli tarım işçisiydi. Kendi topraklarında çalışırlardı. 1980’lerden sonra yurt içinde köyden kente ve yurtdışına yoğun göç olmuştur. Göç edenler sanayi işçisi olarak çalışırlardı[91]. Günümüzde kimileri, yaz mevsiminde Antalya’ya çalışmak için; kimileri ise sürekli orada çalışmak suretiyle Konya, Seydişehir, İstanbul gibi yerlere giderler. İşçilik özellikle gençler arasında yaygındır. Bu nedenle köyde genç nüfus azdır.

8. Vergiler

Sorkun ilk defa meskûn bir köy olarak TD 40 numaralı ve Hicrî 906 Miladî 1500 tarihli defterde karşımıza çıkmaktadır. Sorkun bu defterde 5 haneli bir köydür. Köyün toplam vergi geliri 282 akçadır Bu deftere göre köye ilk yerleşenler:

Zekeriya oğlu Ali

Ali oğlu Yusuf

Musa oğlu Veyis

Hamza oğlu İbrahim

Ece oğlu Alaüddin’dir.

Sonraki tarihlerde (1520-1530 arası) tutulan TD 455, TD 399 ve TD 387 nolu defterlerde köyün nüfusu 12 nefere (yetişkin erkek nüfus) çıktığını ve köyün toplam vergi gelirinin 600 akça olduğunu görürüz. Bu defterlere göre Sorkun’da yaşayanlar:

Ali oğlu Resul

Hamza oğlu İbrahim

Ali oğlu Yusuf

Ali oğlu Nebi

Yusuf oğlu Resul

Yusuf oğlu İsa

Musa oğlu Ulaş

Ulaş oğlu Musa, imam

Ulaş oğlu Yusuf

Nebi oğlu Musa

Mustafa oğlu Veli, sipahizade

Mustafa oğlu Mahmud, sipahizade Sorkun ile ilgili kayıtlara XIX. yüzyılda tutulan Temettuat Defterleri’nde tekrar rastlamaktayız. 1256/1840 sayımında köydeki vergi haneleri direk Dere köyünün içerinde yazılırken Hicrî 1260-1261 Miladî 1844-1845 tarihli sayımda bu köye bağlı bir mahalle olarak karşımıza çıkar. bu tarihte Dere; Kuzyaka, Demirci, Aşağı, Orta ve Sorkun mahallelerinden oluşmaktadır. Sorkun bu kayda göre Dere karyesine bağlı 70 haneli bir mahalledir. Mahallede yaşayan halkın ekseriyeti geçimini amelelik ve hayvancılıktan temin etmektedir. Bu tarihte Sorkun’da 1 imam, 4 çiftçi, 2 tüccar, 2 hizmetkâr, 2 eskici, 2 asker, 1 yaşlı (vergiden muaf), 56 amele kayıtlıdır. Deftere kaydedilen 85 dönüm ekilelebilir arazi vardır.[92]

1844-1845 Tarihinde Sorkun’da Yaşayanların Emlak, Hayvanat ve Gelirleri[93]

(Konya sancağı eyaleti dâhilinde bulunan Bozkır kazası köylerinden Dere köyü mahallelerinden Sorkun mahallesindeki İslam ahalinin emlak ve arazisini içeren defterdir.)

1-Mehmed oğlu Yusuf Efendi, İmam

Tarla

4 dönüm

Sağmal inek

2

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Öküz

2

Merkep

1

Toplam geliri: 983

2-Abbas Mehmed oğlu Mehmedi, Çiftci

Tarla

2 dönüm

Öküz

2

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

2

Asiyab (değirmen)

1

Bargir (yük hayvanı)

1

Toplam geliri: 1.854

3-Kerim oğlu Abdulkadir, Çiftci

Tarla

2 dönüm

Öküz

2

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

Toplam geliri: 1.030

4-Mustafa oğlu Abdulkadir, Çiftci

Tarla

2 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

6

Oğlak

6

Merkep

1

266

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 566

5-Abbas Mustafa oğlu Ali, Çiftci

Tarla

2 dönüm

Öküz

2

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Merkep

1

354

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 654

6-Kalaycı Mustafa oğlu Süleyman, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Merkep

1

254

Amelelikden: 500

Toplam geliri: 754

7-Abbas Ahmed oğlu İbrahim, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal keçi

3

Oğlak

3

Merkep

118

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 418

8-Kelle/Kelek? Ahmed oğlu Halil, Tüccar

Tarla

2 dönüm

Öküz

2

Sağmal inek

2

Erkek buzağı

1

Merkep

1

Sağmal keçi

8

Oğlak

3

Arı kovanı

8

788

Amelelikden: 1.000

Toplam geliri: 1.788

9-Kelek Mehmed oğlu Ali, Amele

Sakin olduğu hanesinden başka bir nesnesi olmayıp amele olduğu

Toplam geliri: 300

10-Kelek Mehmed oğlu Ahmed , Amele

Tarla

1 dönüm, ahara icareye verdiği

Bargir (yük hayvanı)

1

50

Amelelikden: 150

Toplam geliri: 200

11-Hasan oğlu Ali, Amele, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Erkek buzağı

1

504

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 804

12-Abdullah oğlu Yusuf, Amele

Tarla

2 dönüm

Öküz

2

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Merkep

1

Bargir (yük hayvanı)

1

454

Amelelikden: 900

Toplam geliri: 1.354

13-Ali oğlu Habib, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Merkep

1

Bargir (yük hayvanı)

1

54

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 354

14-Hüseyin oğlu Hasan, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

156

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 456

15-Alipaşa oğlu Mehmed, Amele

Sâkin olduğu henesinden başka bir nesnesi olmayıp fakat amele olduğu.

Toplam geliri: 250

16-Mehmed oğlu Ak İbrahim, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

230

Amelelikden: 350

Toplam geliri: 580

17-Mustafa oğlu Abdullah, Hizmetkâr (diğer defterde Abdullah bin Sipahi Mustafa)

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

2

Oğlak

2

92

Hizmetkarlık: 300

Toplam geliri: 392

18-Hacı Musa oğlu Hacı Veli, Amele

Tarla

3 dönüm

Öküz

2

Asiyab (değirmen)

2

Merkep

1

1.800

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 2.100

19-Ahmed oğlu Veli, Amele (diğer defterde Veli bin Yörük Ahmed)

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

54

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 354

20-Top Hasan oğlu Yusuf, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

254

Amelelikden: 600

Toplam geliri: 854

21-Top Hasan oğlu Abdurrahman, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

530

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 230

22-Abdurrahman oğlu Mustafa Efendi, amalmande

Sâkin olduğu henesinden başka bir nesnesi olmayıp şunun bunun ianesiyle idare olunmakta olduğu

23-Abdurrahman oğlu Ahmed, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Merkep

1

Arı kovanı

6

214

Amelelikden: 500

Toplam geliri: 714

24-Ömer oğlu İsa, Amele

1 dönüm nadas tarla

Amelelikden: 300

25-Mehmed oğlu Hasan, Amele (diğer defterde Hasan bin Gederetli Mehmed)

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Arı kovanı

2

Merkep

1

174

Amelelikden: 500

Toplam geliri: 674

26-Osman oğlu Ali, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

2

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

2

Merkep

1

184

Amelelikden: 850

Toplam geliri: 1.034

27-Tabur Ali oğlu Mehmed, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Bargir (yük hayvanı)

1

54

Amelelikden: 400

Toplam geliri: 454

28-Abdullah oğlu Abdullah, Amele

Sâkin olduğu henesinden başka bir nesnesi olmayıp hizmetkarlıkla geçindiği

Toplam geliri: 250

29-Hızır Bali Mehmed oğlu Ahmed. Tüccar

Tarla

1 dönüm

Öküz

2

Sağmal inek

2

Erkek buzağı

2

Sağmal keçi

4

Oğlak

3

Merkep

1

384

Ticaretden: 2.000

Toplam geliri: 2.384

30-Çırnaz Mustafa oğlu Veli, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

2

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Merkep

1

284

Amelelikden: 800

Toplam geliri: 1.084

31-Çırnaz Mustafa oğlu Mehmed, Hidmetkar

1 dönüm Tarla

Hizmetkarlıkdan: 200

32-Ağzıkoca Hüseyin oğlu Ahmed, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

2

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

8

Oğlak

6

Merkep

1

258

Amelelikden: 600

Toplam geliri: 858

33-Ağzıkoca Hüseyin oğlu Mehmed, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

204

Amelelikden: 600

Toplam geliri: 804

34-Çakal Kadir oğlu Ahmed, Amele

1 Dönüm tarla

Amelelikden: 200

35-Karaca? Mehmed oğlu Mehmed, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

174

Amelelikden: 350

Toplam geliri: 524

36-Nazlı Mehmed oğlu Mehmed, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

30

Amelelikden: 200

Toplam geliri: 230

37-Mustafa Efendi oğlu Abdurrahman, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

3

Oğlak

3

48

Amelelikden: 200

Toplam geliri: 248

38-Ağzıkoca Hüseyin oğlu Abdullah, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Merkep

1

54

Amelelikden: 250

Toplam geliri: 304

39-Ağzıkoca Hüseyin oğlu Süleyman, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Merkep

1

304

Amelelikden: 200

Toplam geliri: 504

40-Dede oğlu İbrahim, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Bargir (yük hayvanı)

1

54

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 354

41-Mustafa oğlu Musa, Amele (diğer defterde Mustafaoğlu Öneği Musa)

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

200

Amelelikden: 200

Toplam geliri: 400

42-Abdullah oğlu Kasım, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Merkep

1

224

Amelelikden: 500

Toplam geliri: 724

43-Mehmed oğlu İbrahim, Amele

Tarla

2 dönüm

Arı kovanı

2

Merkep

1

220

Amelelikden: 400

Toplam geliri: 620

44-İmam Mehmed oğlu Mehmed, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

230

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 530

45-Süleyman oğlu Kıllı Mehmed, Amele (diğer defterde Süleymanoğlu Kıllıbaş Mehmed)

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Sağmal keçi

4

Erkek buzağı

1

Oğlak

4

Merkep

1

354

Amelelikden: 600

Toplam geliri: 954

46-Süleyman oğlu Kıllı Ahmed, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Arı kovanı

2

Sağmal keçi

4

Merkep

1

150

Amelelikden: 400

Toplam geliri: 550

47-İbrahim oğlu Mustafa, Eskici

Tarla

2 dönüm

Sağmal inek

1

Sağmal keçi

4

Erkek buzağı

1

Oğlak

4

Merkep

1

374

Eskicilikden: 600

Toplam geliri: 974

48-Zeybek İbrahim oğlu İsmail, Amele

Tarla

2 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Merkep

1

374

Eskicilikden: 300

Toplam geliri: 674

49-İbrahim oğlu Ömer, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

130

Amelelikden: 400

Toplam geliri: 530

50-İbrahim oğlu İbrahim, Amele

Sakin olduğu hanesinden başka bir nesnesi olmayıp, fakat amele

Toplam geliri: 400

51-İmam Mustafa oğlu Süleyman, Amele

Tarla

3 dönüm

Sağmal keçi

8

Oğlak

8

Arı kovanı

4

Bargir (yük hayvanı)

1

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

418

Amelelikden: 600

Toplam geliri: 1.018

52-Süleyman oğlu Abdurrahman, Amele

Tarla

2 dönüm

Sağmal İnek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

3

Arı kovanı

8

Merkep

1

334

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 634

53-Süleyman oğlu Musa, Amele

Tarla

2 dönüm

Sağmal İnek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Arı kovanı

4

Merkep

1

326

Eskicilikden: 600

Toplam geliri: 926

54-İsa oğlu Hasan, Eskici

Tarla

2 dönüm

Sağmal İnek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Arı kovanı

4

Merkep

1

644

Eskicilikden: 150

Toplam geliri: 794

55-İsa oğlu Ali, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal keçi

2

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

142

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 442

56-Veli oğlu Bağrıaçık Musa, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal İnek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

130

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 430

57-İsa oğlu Mustafa, Amele

Tarla

1 dönüm

Merkep

1

100

Amelelikden: 400

Toplam geliri: 500

58-Memiş oğlu Osman, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal İnek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

120

Amelelikden: 400

Toplam geliri: 520

59-Memiş oğlu İsa, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal İnek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

120

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 420

60-Memiş oğlu Bayram, Amele

Tarla

2 dönüm

Sağmal inek

1

Sağmal keçi

8

Oğlak

8

Merkep

1

278

Amelelikden: 500

Toplam geliri: 778

61-Süleyman oğlu Hasan, Asker

Tarla

1 dönüm, Ahara icâreyle vermiş

Toplam geliri: 50

62-Tingiş Ali oğlu Hüseyin, Amele

Tarla

2 dönüm

Sağmal inek

2

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

6

Oğlak

6

Merkep

1

296

Amelelikden: 600

Toplam geliri: 896

63-Ali oğlu Musa, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Merkep

1

154

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 454

64-Ali oğlu Mehmed, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal İnek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

130

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 430

65-Musa oğlu Hasan, Amele

Tarla

1 dönüm

Sağmal İnek

1

Erkek buzağı

1

Merkep

1

120

Amelelikden: 300

Toplam geliri: 420

66-Ali oğlu Osman, Amele

Tarla

2 dönüm

Sağmal İnek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

4

Arı kovanı

4

Merkep

1

294

Amelelikden: 800

Toplam geliri: 1.094

67-Mustafa oğlu Musa, Asker

Sâkin olduğu hanesinde başka bir nesnesi olmayıp, Asâkir-i Nizâmiyye-i Şahânede

68-Abdullah oğlu Eytam Abdullah, yetim, 3 yaşında, vasisi validesi

Tarla

2 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

2

Merkep

1

Toplam geliri: 254

69-Mustafa Hoca oğlu Hüseyin, Amele

Tarla

2 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

6

Oğlak

6

Merkep

1

266

Amelelikden: 500

Toplam geliri: 766

70-Molla Yusuf oğlu Abdurrahman

Tarla

2 dönüm

Sağmal inek

1

Erkek buzağı

1

Sağmal keçi

4

Oğlak

1

Merkep

1

254

Amelelikden: 600

Dereköyü imamı

(Mühür)

Dereköyü 1. muhtarı

(Mühür)

Dereköyü 2. muhtarı

(Mühür)

Toplam geliri: 854

1)

2)

BİBLİYOGRAFYA

“Belediye” , Yeni Rehber Ansiklopedisi, VI, İSTANBUL,1993, s.329

“Kabir” , Yeni Rehber Ansiklopedisi, X,İSTANBUL,1993,s.363

A. COŞKUN, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, İstanbul

A. COŞKUN, Sorkun Köyü, Elit Bozkır,  s.94

A. COŞKUN, Sorkun Köyü, Elit Bozkır, s.94

A. KEŞİR,  ‘’Orta Toros Dağları’’ Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

A. KEŞİR,  “Köyün Komşuları” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

A. KEŞİR, ‘’ Bitki Örtüsü’’ Konulu Görüşme, SORKUN, 30.03.2012

A. KEŞİR, “ Camiler”, Sorkun, 30.03.2012

A. KEŞİR, “Pınarlar” Konulu Görüşme”

A. KEŞİR, “Sorkun Kasabası’nın Menşei” Konulu Görüşme, SORKUN, 30.03.2012

A. KEŞİR, Sorkun belediye başkanı, “Aşağı Sorkun Cami” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

A. KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı, “Aşağı Sorkun Köprüsü” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

A. KONAKTAŞ, Sorkun Kasabası’nın Coğrafi Hakkında Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

A. PANTIR, “Yöreye Özgü Oyunlar” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

A.KEŞİR, Kasabada “Ticaret” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

A.KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı ‘’Sorkun’un Sınırları’’,Sorkun, 30.03.2012

A.KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı, aynı konu, Sorkun, 30.03.2012

A.KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı, aynı konu, Sorkun, 30.03.2012

Abdurrahman KEŞİR, ‘’ Ulaşım’’ Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

ABDURRAHMAN KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı, ‘’Sorkun’un Yeri’’ konulu görüşme,30.03.2012

Abdurrahman KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı, “Sorkun’un Adı” Konulu Görüşme, SORKUN, 30.03.2012

Abdurrahman KEŞİR, Sorkun belediye başkanı, ”Sorkun’un iklimi”,konulu görüşme, Sorkun,30-03-2012

Abdurrahman Keşir, Sorkun Belediye başkanı,”Kızılçalı su pınarı”,konulu görüşme, SORKUN,30-03-2012

Abdurrahman Keşir, Sorkun Belediye başkanı,”Sorkun Belediye Binası”,konulu görüşme, SORKUN,30-03-2012

Ali COŞKUN , ‘’Sorkun Kasabası’’,Elit Bozkır Dergisi, s.85

Ali COŞKUN,  Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, İstanbul

Ali COŞKUN/ Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü/Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı/Cağaloğlu/İstanbul

BOA, ML VRD TMT 9849

COŞKUN Ali (2012), Sorkun Köyü, Elit Bozkır, s.5, s.94

Fatma COŞKUN, “Tuzla Köprüsü” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03. 2012

Fatma GÜLDAĞ, “Kız İsteme ve Söz Kesme” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Fatma GÜLDAĞI, ‘’Düğün’’ Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Fatma GÜLDAĞI, ‘’Evlenme’’,Sorkun, 30.03.2012

Fatma GÜLDAĞI, “Dini Bayramlar” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Hatice UYAR, ‘’Öğretmen’’, SORKUN, 30.03.2012,

Huriye KARABACAK, ‘’ Düğün’’Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Huriye Karabacak, ‘’Nişan’’Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Hüseyin ÇETİN, Sorkun Derneği başkanı,”Aşağı Sorkun Köprüsü”,Konulu Görüşme, Sorkun, 11.05.2012

İ. KAYNARCA, “Tuzla Camii” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

İ. UYAR, “Tarım” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

İbrahim KAYNARCA, “Tuzla Camii” Hakkında Görüşme, Konya, 30.03.2012

İbrahim KAYNARCA, Sorkun Belde Kuran Kursu hocası,”Aşağı Sorkun Cami” Konulu Görüşme, Sorkun,30.03.2012

İbrahim ÖZ, “Toplar Mahallesi Camii” ,Hakkında Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

İbrahim UYAR, ‘’Kızılçal Köprüsü’’ Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

İbrahim UYAR, “İçme Suyu’’ Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

İbrahim UYAR, “Tarım” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

İbrahim UYAR, “Toplar Mezarlığı” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

İbrahim UYAR, “Türklerden Önce Sorkun” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

  1. KONAKTAŞ, ve Veli AKGÜL, “Meskenler” Konulu Görüşme, Konya. 30.03.2012

M. DURNA, “İsalı İ.Ö.O” Konulu Görüşme, SORKUN, 30.03.2012

M.DURNA, “Mehr ve Başlık Parası” Konulu Görüşme, Sorkun,30.03.2012

Musa ERTEKİN,  ”Değirmenler” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Musa ERTEKİN, ‘’ ’Hayvancılık ve Hayvanlar’’ Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Mustafa DURNA, ‘’Sorkun Kasabası’nda Eğitim’’ Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Mustafa DURNA,’’Sorkun İlköğretim Okulu’ndan Önce Kasaba’nın Eğitimi’’ Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

O. BALCI, aynı konu

Osman BALCI,  Sorkun İ.Ö.O Müdürü, “Sorkun İ.Ö.O Öncesi Eğitim,  Sorkun İlköğretim Okulu’’Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Osman BALCI, Sorkun İ.Ö.O Müdürü, “Milli Bayramlar” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Osman BALCI, Sorkun İlköğretim Okulu Müdürü,’’ Öğretmen’’Konulu Görüşme, SORKUN, 30.03.2012

S. GÜLDAĞI, Ü.DURNA, “Yöresel Kıyafetler” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

S.GÜLDAĞI, ‘’Hayvancılık ve Hayvanlar’’Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Serpil KARAVİRAN, Sorkun Sağlık Ocağı Yardımcı Hemşiresi , ‘’Sorkun Sağlık Ocağı’’ Konulu Görüşme, SORKUN, 30.03.2012

Süleyman GÜLDAĞI, “Çarşamba Çayı’’ Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Süleyman GÜLDAĞI, “İşçilik” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Süleyman GÜLDAĞI,”Aşure”,Konulu Görüşme, Sorkun,30.03.2012

Süleyman GÜLDAĞI,”Köy odaları” , SORKUN, 30-2012

Teslime UYAR, ‘’ Düğün’’ Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Teslime UYAR, ‘’Düğün” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Teslime UYAR, ‘’Lakaplar’’, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Teslime UYAR, ‘’Mehr’’ Konulu Görüşme,Sorkun, 30.03.2012

Teslime UYAR, ‘’Nişan’’Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Teslime UYAR, “Kız İsteme ve Söz Kesme” Konulu Görüşme, Sorkun, 30. 03. 2012

Ümmü DURNA, ‘’Evlenme’’, Sorkun, 30.03.2012

Veli AKGÜL, Güney mahallesi muhtar,”İsalı mezarlığı”,Konulu Görüşme, Sorkun,30.03.2012

Veli AKGÜL, Güney Mahallesi Muhtarı, ”Aşağı Sorkun Cami”, Konulu Görüşme, Sorkun,30.03.2012

Y. KÜÇÜKDAĞ, ‘’Mezarlıklar’’, ARMUTLU, KONYA, 2008,s.55

Y. KÜÇÜKDAĞ, ”Değirmenler” Armutlu, KONYA,2008,s.222

Y. KÜÇÜKDAĞ, Kız İsteme ve Söz Kesme  , Armutlu, Konya 2008, s.175

Y. KÜÇÜKDAĞ,”Köy Odaları”, Armutlu, KONYA,2008,s.41

Yusuf KARABACAK, ‘’ Çarşamba Çayı’’ Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Yusuf KARABACAK, “Mustafa Şevik Köprüsü” Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

Yusuf KÜÇÜKDAĞ, ‘’ Kasaba’nın Yeri’’, KONYA, 2008, s.18

Yusuf KÜÇÜKDAĞ, ”Aşure” Armutlu, KONYA,2008,s.182

Zeynep UYAR ‘’Öğretmen’’ ,SORKUN, 30.03.2012


[1] Abdurrahman KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı, “Sorkun’un Adı” ,Konulu Görüşme, SORKUN, 30.03.2012

[2]A.KEŞİR, “Sorkun Kasabası’nın Menşei”, Konulu Görüşme, SORKUN, 30.03.2012

[3] Yusuf KÜÇÜKDAĞ, ‘’ Kasaba’nın Yeri’’, KONYA, 2008, s.18

[4]ABDURRAHMAN KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı, ‘’Sorkun’un Yeri’’, konulu görüşme,30.03.2012

[5]Ali COŞKUN , ‘’Sorkun Kasabası’’,Elit Bozkır Dergisi, s.85

[6] A.COŞKUN, Sorkun Köyü, Elit Bozkır,  s.94

[7] İbrahim UYAR, “Türklerden Önce Sorkun” ,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[8] A. COŞKUN, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, İstanbul

[9] Ali COŞKUN,  Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, İstanbul

[10] İbrahim ÖZ, “Toplar Mahallesi Camii” ,Hakkında Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[11] A. KEŞİR, “ Camiler”, Sorkun, 30.03.2012

[12] İbrahim KAYNARCA, Sorkun Belde Kuran Kursu hocası,”Aşağı Sorkun Cami”, Konulu Görüşme, Sorkun,30.03.2012

[13] Veli AKGÜL, Güney Mahallesi Muhtarı, ”Aşağı Sorkun Cami”, Konulu Görüşme, Sorkun,30.03.2012

[14] A. KEŞİR, Sorkun belediye başkanı, “Aşağı Sorkun Cami”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[15] İbrahim KAYNARCA, “Tuzla Camii”, Hakkında Görüşme, Konya, 30.03.2012

[16] Mustafa DURNA, ‘’Sorkun Kasabası’nda Eğitim’’ ,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[17] İ. KAYNARCA, “Tuzla Camii”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[18] Osman BALCI,  Sorkun İ.Ö.O Müdürü, “Sorkun İ.Ö.O Öncesi Eğitim,  Sorkun İlköğretim Okulu’’,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[19] Mustafa DURNA,’’Sorkun İlköğretim Okulu’ndan Önce Kasaba’nın Eğitimi’’ ,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[20] M. DURNA, “İsalı İ.Ö.O”, Konulu Görüşme, SORKUN, 30.03.2012

[21] O.BALCI, “İsalı İ.Ö.O”, Konulu Görüşme, SORKUN,30.03.2012

[22] Y. KÜÇÜKDAĞ,”Köy Odaları”, Armutlu, KONYA,2008,s.41

[23] Süleyman GÜLDAĞI,”Köy odaları”Konulu Görüşme ,SORKUN, 30-03-2012

[24] A. KONAKTAŞ ve Veli AKGÜL, “Meskenler”, Konulu Görüşme, Konya, 30.03.2012

[25] “Kabir” , Yeni Rehber Ansiklopedisi, X,İSTANBUL,1993,s.363

[26] Y. KÜÇÜKDAĞ, ‘’Mezarlıklar’’, ARMUTLU, KONYA, 2008,s.55

[27] İbrahim UYAR, “Toplar Mezarlığı” ,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[28] Veli AKGÜL, Güney mahallesi muhtar,”İsalı mezarlığı”,Konulu Görüşme, Sorkun,30.03.2012

[29] İbrahim UYAR, ‘’Kızılçal Köprüsü’’, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[30] Fatma COŞKUN, “Tuzla Köprüsü”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03. 2012

[31] Hüseyin ÇETİN, Sorkun Derneği başkanı,”Aşağı Sorkun Köprüsü”,Konulu Görüşme, Sorkun, 11.05.2012

[32] A. KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı, “Aşağı Sorkun Köprüsü”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[33] Yusuf KARABACAK, “Mustafa Şevik Köprüsü”,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[34] “Belediye” ,Yeni Rehber Ansiklopedisi, VI, İSTANBUL,1993,s.329

[35] Abdurrahman KEŞİR, Sorkun Belediye başkanı,”Sorkun Belediye Binası”,konulu görüşme, SORKUN,30-03-2012

[36] Serpil KARAVİRAN, Sorkun Sağlık Ocağı Yardımcı Hemşiresi , ‘’Sorkun Sağlık Ocağı’’, Konulu Görüşme, SORKUN, 30.03.2012

[37] A. KONAKTAŞ, “Sorkun Kasabası’nın Coğrafi konumu”,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[38] A.KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı ,‘’Sorkun’un Sınırları’’,Sorkun, 30.03.2012

[39] A. KEŞİR,  “Köyün Komşuları”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[40] Abdurrahman KEŞİR, Sorkun belediye başkanı, ”Sorkun’un iklimi”,konulu görüşme, Sorkun,30-03-2012

[41] A. KEŞİR, ‘’ Bitki Örtüsü’’ ,Konulu Görüşme, SORKUN, 30.03.2012

[42] A. KEŞİR,  ‘’Orta Toros Dağları’’, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[43] Süleyman GÜLDAĞI, “Çarşamba Çayı’’, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[44] Yusuf KARABACAK, ‘’ Çarşamba Çayı’’ ,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[45] A. KEŞİR, “Pınarlar”, Konulu Görüşme”, Sorkun,30.03.2012

[46] Abdurrahman KEŞİR, Sorkun Belediye başkanı,”Kızılçalı su pınarı”,konulu görüşme, SORKUN,30-03-2012

[47] İbrahim UYAR, “İçme Suyu’’ ,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[48] Ali COŞKUN, Sorkun Köyü, Elit Bozkır, s.94

[49] Teslime UYAR, ‘’Lakaplar’’, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[50] Abdurrahman KEŞİR, Sorkun Belediye başkanı,”Sorkun bağlı bulunduğu il, ilçe, bucak”,konulu görüşme, SORKUN,30-03-2012

[51] www.sorkun-der.com, sorkunun tanıtımı,20-10-2012

[52] A. COŞKUN, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, İstanbul

[53] Osman BALCI, Sorkun İlköğretim Okulu Müdürü,’’ Öğretmen’’,Konulu Görüşme, SORKUN, 30.03.2012

[54] Hatice UYAR, ‘’Öğretmen’’, SORKUN, 30.03.2012

[55]Zeynep UYAR, ‘’Öğretmen’’ ,SORKUN, 30.03.2012

[56] A. COŞKUN, Sorkun Köyü, Elit Bozkır, s.94

[57] Abdurrahman KEŞİR, Sorkun Belediye başkanı,”Sorkunda kültürel aktiviteler”,konulu görüşme, SORKUN,30-03-2012

[58] Hüseyin ÇETİN, Sorkun Derneği başkanı,” Sorkunda kültürel aktiviteler”,konulu görüşme, KONYA,11-05-2012

[59] Yusuf KARABEL ve Mehmet BAŞAR, “Yöreye Özgü Oyunlar”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[60] Teslime UYAR, ‘’Nişan’’,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[61] Huriye KARABACAK, ‘’Nişan’’,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[62] Teslime UYAR, ‘’Düğün”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[63] Fatma GÜLDAĞI, ‘’Düğün’’, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[64] Huriye KARABACAK, ‘’ Düğün’’,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[65] Teslime UYAR, ‘’ Düğün’’,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[66] M.DURNA, “Mehr ve Başlık Parası”, Konulu Görüşme, Sorkun,30.03.2012

[67] Fatma GÜLDAĞI, ‘’Evlenme’’,Sorkun, 30.03.2012

[68] Ümmü DURNA, ‘’Evlenme’’, Sorkun, 30.03.2012

[69] Y. KÜÇÜKDAĞI, Kız İsteme ve Söz Kesme, Armutlu, Konya 2008, s.175

[70] Fatma GÜLDAĞI, “Kız İsteme ve Söz Kesme” ,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[71] Teslime UYAR, “Kız İsteme ve Söz Kesme” ,Konulu Görüşme, Sorkun, 30. 03. 2012

[72] Fatma GÜLDAĞI, “Dini Bayramlar” ,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[73] Osman BALCI, Sorkun İ.Ö.O Müdürü, “Milli Bayramlar” ,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[74] Yusuf KÜÇÜKDAĞ, ”Aşure”, Armutlu, KONYA,2008,s.182

[75] Süleyman GÜLDAĞI,”Aşure”,Konulu Görüşme, Sorkun,30.03.2012

[76] “Mevlid”,Yeni Rehber Ansiklopedisi, XIV, İSTANBUL,1993,s.85

[77] Süleyman GÜLDAĞI,”Mevlid”,konulu görüşme, SORKUN,30-03-2012

[78] Yusuf KÜÇÜKDAĞ,”Cenaze Töreni” ,Armutlu, KONYA,2008,s.186

[79] Süleyman GÜLDAĞI, “Cenaze töreni”,konulu görüşme, SORKUN,30-03-2012

[80] S. GÜLDAĞI , Ü.DURNA, “Yöresel Kıyafetler” ,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[81] S.GÜLDAĞI, ‘’Hayvancılık ve Hayvanlar’’,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[82] Musa ERTEKİN, ‘’Hayvancılık ve Hayvanlar’’ ,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[83] İbrahim UYAR, “Tarım”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[84] A.KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı, “Tarım”,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[85] Y. KÜÇÜKDAĞ, ”Değirmenler”, Armutlu, KONYA,2008,s.222

[86] İ. UYAR, “Tarım”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[87] A.KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı, “Sanayi”,Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[88] Musa ERTEKİN,”Değirmenler”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[89] A.KEŞİR, Sorkun Belediye Başkanı,“Ticaret”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[90] Abdurrahman KEŞİR,‘’Ulaşım”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[91] Süleyman GÜLDAĞI, “İşçilik”, Konulu Görüşme, Sorkun, 30.03.2012

[92] Ali COŞKUN/ Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü/Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı/Cağaloğlu/İstanbul

[93] BOA, ML VRD TMT 9849

=================================================================================

SORKUN KÖYÜ

Ali Coşkun

Sorkun, kelime olarak söğüt anlamındadır. Çeşetli kaynaklarda sepetci söğüdü olak geçen “sorkun” Türk Dil Kurumu Tarama sözlüğünde “sultanî söğüt” olarak tanımlanmıştır. Köyün ortasından geçen Çarşamba çayının etrafındaki söğüt yoğunluğu dikkate alınırsa köyün ismiyle müsemma bir yer olduğu görülür. Çevresinde bulunan antik eserlerden de anlaşılacağı gibi bölgenin belirli noktalarının antik dönemlerden beri kullanım alanı olduğu görülmektedir. Kızılçal mahallesinin batı tarafında bulunan “Kuyucak” mevkii, aynı mahallenin güneyindeki “maşat” mevkii, yine Çelmeller civarındaki “Saclar” ve “Akpınar” mevkiinde antik kalıntılar mevcuttur.
Ayrıca Kuruçay yolu üzerindeki Dodurga mevkiindeki harabelerden de burasının daha önceden meskun bir yer olduğu görülür. Dodurga, Oğuzlar’ın Bozok koluna mensup bir Türkmen boyudur. Muhtemelen burada yaşayıp ismini verenler bölgeye gelen ilk Müslüman-Türkler’dir. Bölgenin Türk unsurunun çekirdeğini oluşturanlan, burada yurt kuranlar da Dodurga Türkleri’dir.
Köyün ismi, yazılı kaynaklarında ilk defa Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan MAD 567 numaralı ve Hicrî 888, Miladî 1482 tarihli Tahrir Defterinde geçmektedir. Bu defterde mezraa olarak kaydedilen Sorkun meskun değildir. Mezraanın vergi gelirinin bir bölümü olan malikane geliri Mustafa Bey’e aittir. Yıllık malikane geliri ise 180 akçadır. Daha sonraki kayıtlardan da anlaşılacağı üzere Mustafa Bey’in köyde bir çiftliği olduğu, bu çiftliği kardeşi Ali ile birlikte kullandığı anlaşılmaktadır. Sipahizade olarak kaydedilen ve köyde yerleşen Veli ve Mahmud’da Mustafa Bey’in çocuklarıdır. Bu dönemde “bey” tabiri genelde sancak beyleri (mirlivalar) için kullanılmaktadır. Veli ve Mahmud’un babaları olan Mustafa Bey’in Alaiye beyi olduğu bu defterde “… Mustafa Bey, mir-i Alaiye” şeklinde geçerken, sonraki kayıtlarda “Mustafa veled-i Alaye” (Alaye oğlu Mustafa) şeklinde kaydedilmiştir.
Sorkun ilk defa meskun bir köy olarak TD 40 numaralı ve Hicrî 906 Miladî 1500 tarihli defterde karşımıza çıkmaktadır. Sorkun bu defterde 5 haneli bir köydür. Köyün toplam vergi geliri 282 akçadır.Bu deftere göre köye ilk yerleşenler:
Zekeriya oğlu Ali
Ali oğlu Yusuf
Musa oğlu Veyis
Hamza oğlu İbrahim
Ece oğlu Alaüddin’dir.
Sonraki tarihlerde (1520-1530 arası) tutulan TD 455, TD 399 ve TD 387 nolu defterlerde köyün nüfusu 12 nefere (yetişkin erkek nüfus) çıktığını ve köyün toplam vergi gelirinin 600 akça olduğunu görürüz. Bu defterlere göre Sorkun’da yaşayanlar:
Ali oğlu Resul
Hamza oğlu İbrahim
Ali oğlu Yusuf
Ali oğlu Nebi
Yusuf oğlu Resul
Yusuf oğlu İsa
Musa oğlu Ulaş
Ulaş oğlu Musa, imam
Ulaş oğlu Yusuf
Nebi oğlu Musa
Mustafa oğlu Veli, sipahizade
Mustafa oğlu Mahmud, sipahizade
Ayrıca köyde yukarıda bahsettiğimiz gibi Mustafa oğlu Veli ve Mustafa oğlu Mahmud isminde iki tane sipahizade bulunmaktadır. Bunlar Mustafa Bey’in çocuklarıdır. Köyde babalarından kalan çiftliği ekip-biçmektedirler.
XVII. ve XVIII. yüzyıllardaki kayıtlarda köyün ismi hiç zikredilmemektedir. Muhtemeldirki bu tarihlerde Sorkun, nüfusça daha gelişmiş olan Değirmenderesi (Dere) köyüne bağlanmıştır.
Sorkun ile ilgili kayıtlara XIX. yüzyılda tutulan Temettuat Defterleri’nde tekrar rastlamaktayız. 1256/1840 sayımında köydeki vergi haneleri direk Dere köyünün içerinde yazılırken Hicrî 1260-1261 Miladî 1844-1845 tarihli sayımda bu köye bağlı bir mahalle olarak karşımıza çıkar. bu tarihte Dere; Kuzyaka, Demirci, Aşağı, Orta ve Sorkun mahellelerinden oluşmaktadır. Sorkun bu kayda göre Dere karyesine bağlı 70 haneli bir mahalledir. Mahallede yaşayan halkın ekseriyeti geçimini amelelik ve hayvancılıktan temin etmektedir. Bu tarihte Sorkun’da 1 imam, 4 çiftçi, 2 tüccar, 2 hidmetkar, 2 eskici, 2 asker, 1 yaşlı (vergiden muaf), 56 amele kayıtlıdır. Deftere kaydedilen 85 dönüm ekilelebilir arazi vardır.
1844-1845 Tarihinde Sorkun’da Yaşayanların Emlak, Hayvanat ve Gelirleri
(Konya sancağı eyaleti dahilinde bulunan Bozkır kazası köylerinden Dereköyü mahallelerinden Sorkun mahallesindeki islam ahalinin emlak ve arazisini içeren defterdir.)
1-Mehmed oğlu Yusuf Efendi, İmâm
Tarla
4 dönüm Sağmal inek
2 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4

Oğlak
4 Öküz
2 Merkep
1
Toplam geliri: 983

2-Abbas Mehmed oğlu Mehmedi, Çiftci
Tarla
2 dönüm Öküz
2 Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4

Oğlak
2 Asiyab (değirmen)
1 Bargir (yük hayvanı)
1
Toplam geliri: 1.854
3-Kerim oğlu Abdulkadir, Çiftci
Tarla
2 dönüm Öküz
2 Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
Toplam geliri: 1.030
4-Mustafa oğlu Abdulkadir, Çiftci
Tarla
2 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
6 Oğlak
6 Merkep
1
266
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 566
5-Abbas Mustafa oğlu Ali, Çiftci
Tarla
2 dönüm Öküz
2 Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4

Merkep
1
354
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 654
6-Kalaycı Mustafa oğlu Süleyman, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4 Merkep
1
254
Amelelikden: 500
Toplam geliri: 754
7-Abbas Ahmed oğlu İbrahim, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal keçi
3 Oğlak
3 Merkep
118
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 418
8-Kelle/Kelek? Ahmed oğlu Halil, Tüccar
Tarla
2 dönüm Öküz
2 Sağmal inek
2 Erkek buzağı
1 Merkep
1

Sağmal keçi
8 Oğlak
3 Arı kovanı
8
788
Amelelikden: 1.000
Toplam geliri: 1.788
9-Kelek Mehmed oğlu Ali, Amele
Sakin olduğu hanesinden başka bir nesnesi olmayıp amele olduğu
Toplam geliri: 300
10-Kelek Mehmed oğlu Ahmed , Amele
Tarla
1 dönüm, ahara icareye verdiği Bargir (yük hayvanı)
1
50
Amelelikden: 150
Toplam geliri: 200
11-Hasan oğlu Ali, Amele, Amele

Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4 Erkek buzağı
1
504
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 804
12-Abdullah oğlu Yusuf, Amele
Tarla
2 dönüm Öküz
2 Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4

Oğlak
4 Merkep
1 Bargir (yük hayvanı)
1
454
Amelelikden: 900
Toplam geliri: 1.354
13-Ali oğlu Habib, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4 Merkep
1

Bargir (yük hayvanı)
1
54
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 354
14-Hüseyin oğlu Hasan, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4

156
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 456
15-Alipaşa oğlu Mehmed, Amele
Sâkin olduğu henesinden başka bir nesnesi olmayıp fakat amele olduğu.
Toplam geliri: 250
16-Mehmed oğlu Ak İbrahim, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
230
Amelelikden: 350
Toplam geliri: 580
17-Mustafa oğlu Abdullah, Hizmetkâr (diğer defterde Abdullah bin Sipahi Mustafa)

Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
2 Oğlak
2
92
Hizmetkarlık: 300
Toplam geliri: 392
18-Hacı Musa oğlu Hacı Veli, Amele
Tarla
3 dönüm Öküz
2 Asiyab (değirmen)
2 Merkep
1
1.800
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 2.100
19-Ahmed oğlu Veli, Amele (diğer defterde Veli bin Yörük Ahmed)
Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4
54
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 354
20-Top Hasan oğlu Yusuf, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4
254
Amelelikden: 600
Toplam geliri: 854
21-Top Hasan oğlu Abdurrahman, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1
530
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 230
22-Abdurrahman oğlu Mustafa Efendi, amalmande
Sâkin olduğu henesinden başka bir nesnesi olmayıp şunun bunun ianesiyle idare olunmakta olduğu
23-Abdurrahman oğlu Ahmed, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4 Merkep
1

Arı kovanı
6
214
Amelelikden: 500
Toplam geliri: 714
24-Ömer oğlu İsa, Amele
1 dönüm nadas tarla
Amelelikden: 300
25-Mehmed oğlu Hasan, Amele (diğer defterde Hasan bin Gederetli Mehmed)
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4

Oğlak
4 Arı kovanı
2 Merkep
1
174
Amelelikden: 500
Toplam geliri: 674
26-Osman oğlu Ali, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
2 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
2 Merkep
1
184
Amelelikden: 850
Toplam geliri: 1.034
27-Tabur Ali oğlu Mehmed, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4 Bargir (yük hayvanı)
1
54
Amelelikden: 400
Toplam geliri: 454
28-Abdullah oğlu Abdullah, Amele
Sâkin olduğu henesinden başka bir nesnesi olmayıp hidmetkarlıkla geçindiği
Toplam geliri: 250
29-Hızır Bali Mehmed oğlu Ahmed. Tüccar
Tarla
1 dönüm Öküz
2 Sağmal inek
2

Erkek buzağı
2 Sağmal keçi
4 Oğlak
3 Merkep
1
384
Ticaretden: 2.000
Toplam geliri: 2.384
30-Çırnaz Mustafa oğlu Veli, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
2 Sağmal keçi
4 Oğlak
4 Merkep
1
284
Amelelikden: 800
Toplam geliri: 1.084
31-Çırnaz Mustafa oğlu Mehmed, Hidmetkar
1 dönüm Tarla
Hizmetkarlıkdan: 200
32-Ağzıkoca Hüseyin oğlu Ahmed, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
2 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
8 Oğlak
6 Merkep
1
258
Amelelikden: 600
Toplam geliri: 858
33-Ağzıkoca Hüseyin oğlu Mehmed, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4
204
Amelelikden: 600
Toplam geliri: 804
34-Çakal Kadir oğlu Ahmed, Amele
1 Dönüm tarla
Amelelikden: 200
35-Karaca? Mehmed oğlu Mehmed, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4
174
Amelelikden: 350
Toplam geliri: 524
36-Nazlı Mehmed oğlu Mehmed, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
30
Amelelikden: 200
Toplam geliri: 230
37-Mustafa Efendi oğlu Abdurrahman, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
3 Oğlak
3
48
Amelelikden: 200
Toplam geliri: 248
38-Ağzıkoca Hüseyin oğlu Abdullah, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4 Merkep
1
54
Amelelikden: 250
Toplam geliri: 304
39-Ağzıkoca Hüseyin oğlu Süleyman, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4 Merkep
1
304
Amelelikden: 200
Toplam geliri: 504
40-Dede oğlu İbrahim, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4 Bargir (yük hayvanı)
1
54
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 354
41-Mustafa oğlu Musa, Amele (diğer defterde Mustafaoğlu Öneği Musa)

Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
200
Amelelikden: 200
Toplam geliri: 400
42-Abdullah oğlu Kasım, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal keçi
4 Oğlak
4 Merkep
1
224
Amelelikden: 500
Toplam geliri: 724
43-Mehmed oğlu İbrahim, Amele
Tarla
2 dönüm Arı kovanı
2 Merkep
1
220
Amelelikden: 400
Toplam geliri: 620
44-İmam Mehmed oğlu Mehmed, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
230
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 530
45-Süleyman oğlu Kıllı Mehmed, Amele (diğer defterde Süleymanoğlu Kıllıbaş Mehmed)
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Sağmal keçi
4 Erkek buzağı
1 Oğlak
4 Merkep
1
354
Amelelikden: 600
Toplam geliri: 954
46-Süleyman oğlu Kıllı Ahmed, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Arı kovanı
2 Sağmal keçi
4 Merkep
1
150
Amelelikden: 400
Toplam geliri: 550
47-İbrahim oğlu Mustafa, Eskici
Tarla
2 dönüm Sağmal inek
1 Sağmal keçi
4 Erkek buzağı
1 Oğlak
4 Merkep
1
374
Eskicilikden: 600
Toplam geliri: 974
48-Zeybek İbrahim oğlu İsmail, Amele
Tarla
2 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4 Merkep
1
374
Eskicilikden: 300
Toplam geliri: 674
49-İbrahim oğlu Ömer, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
130
Amelelikden: 400
Toplam geliri: 530
50-İbrahim oğlu İbrahim, Amele
Sakin olduğu hanesinden başka bir nesnesi olmayıp, fakat amele
Toplam geliri: 400
51-İmam Mustafa oğlu Süleyman, Amele
Tarla
3 dönüm Sağmal keçi
8 Oğlak
8 Arı kovanı
4

Bargir (yük hayvanı)
1 Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
418
Amelelikden: 600
Toplam geliri: 1.018
52-Süleyman oğlu Abdurrahman, Amele
Tarla
2 dönüm Sağmal İnek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4

Oğlak
3 Arı kovanı
8 Merkep
1
334
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 634
53-Süleyman oğlu Musa, Amele
Tarla
2 dönüm Sağmal İnek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4

Oğlak
4 Arı kovanı
4 Merkep
1
326
Eskicilikden: 600
Toplam geliri: 926
54-İsa oğlu Hasan, Eskici
Tarla
2 dönüm Sağmal İnek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4

Oğlak
4 Arı kovanı
4 Merkep
1
644
Eskicilikden: 150
Toplam geliri: 794
55-İsa oğlu Ali, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal keçi
2 Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
142
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 442
56-Veli oğlu Bağrıaçık Musa, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal İnek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
130
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 430
57-İsa oğlu Mustafa, Amele
Tarla
1 dönüm Merkep
1
100
Amelelikden: 400
Toplam geliri: 500
58-Memiş oğlu Osman, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal İnek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
120
Amelelikden: 400
Toplam geliri: 520
59-Memiş oğlu İsa, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal İnek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
120
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 420
60-Memiş oğlu Bayram, Amele
Tarla
2 dönüm Sağmal inek
1 Sağmal keçi
8 Oğlak
8 Merkep
1
278
Amelelikden: 500
Toplam geliri: 778
61-Süleyman oğlu Hasan, Asker
Tarla
1 dömüm, Ahara icâreyle vermiş
Toplam geliri: 50
62-Tingiş Ali oğlu Hüseyin, Amele
Tarla
2 dönüm Sağmal inek
2 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
6 Oğlak
6 Merkep
1
296
Amelelikden: 600
Toplam geliri: 896
63-Ali oğlu Musa, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
4 Merkep
1
154
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 454
64-Ali oğlu Mehmed, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal İnek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
130
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 430
65-Musa oğlu Hasan, Amele
Tarla
1 dönüm Sağmal İnek
1 Erkek buzağı
1 Merkep
1
120
Amelelikden: 300
Toplam geliri: 420
66-Ali oğlu Osman, Amele
Tarla
2 dönüm Sağmal İnek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4

Oğlak
4 Arı kovanı
4 Merkep
1
294
Amelelikden: 800
Toplam geliri: 1.094
67-Mustafa oğlu Musa, Asker
Sâkin olduğu hanesinde başka bir nesnesi olmayıp, Asâkir-i Nizâmiyye-i Şahânede
68-Abdullah oğlu Eytam Abdullah, yetim, 3 yaşında, vasisi validesi
Tarla
2 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
2 Merkep
1
Toplam geliri: 254
69-Mustafa Hoca oğlu Hüseyin, Amele
Tarla
2 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
6 Oğlak
6 Merkep
1
266
Amelelikden: 500
Toplam geliri: 766
70-Molla Yusuf oğlu Abdurrahman
Tarla
2 dönüm Sağmal inek
1 Erkek buzağı
1 Sağmal keçi
4 Oğlak
1 Merkep
1
254
Amelelikden: 600
Toplam geliri: 854

Dereköyü imamı
(Mühür) Dereköyü 1. muhtarı
(Mühür) Dereköyü 2. muhtarı
(Mühür)

Ayrıca Hicrî 1260 Miladî 1844 tarihinde Osmanlı Devleti genelinde vergi ve asker tespiti için hazırlanan nüfus defterlerleri vardır. Bu defterlere hane reisleri ve hanede yaşayan erkek nüfus kaydedilmiştiş. Bunlardan Bozkır kazasına ait 3321 numaralı defterde Sorkun, Dere köyüne bağlı bir köy olarak geçmekte ve köyde 70 hanede 198 erkek nüfusun bulunmaktadır .
(AÇIKLAMA: Aşağıdaki tabloda isimler arasında geçen “bin” tabiri “oğul, oğlu” manasına gelir. Aşağıdaki tabloda bold (koyu siyah) olarak gösterilenlen isileler şahsın kendisi akabinde isimler ise babasıdır. Misal: Yusuf Efendi bin Mehmed=Mehmed oğlu Yusuf Efendi; Abdulkadir bin Kerim Ağa=Kerim Ağa oğlu Abdulkadir.)
1844 TARİHİNDE SORKUN KÖYÜNDE YAŞAYAN ERKEK NÜFUS
HANE SIRA ADI YAŞI
1 1 Orta boylu ak sakallı Şeyh Yusuf Efendi bin Mehmed, köy imamı 60
2 oğlu orta boylu kızıl sakallı Mustafa Efendi 35
3 diğeri orta boylu ter bıyıklı (tazebıyıklı) Mehmed 18
4 diğeri İsmail 12
5 diğeri Hasan 8
2 6 Orta boylu kızıl sakallı Çiftçi Mehmed bin Abbasoğlu Mehmed 35
7 oğlu Abdulkadir 14
3 8 Uzun boylu kara sakallı Rençber Abdulkadir bin Kerim Ağa 30
9 oğlu Abdulkerim 12
10 diğeri Süleyman 7
11 diğeri Mehmed 5
12 diğeri Abbas 1
4 13 Orta boylu kumral sakallı Çiftçi Abdulkadir bin Abbasoğlu Mustafa 30
14 oğlu Mustafa 9
15 diğeri Mehmed 5
16 diğeri Abbas 1
5 17 Orta boylu az bıyıklı/ter bıyıklı Çiftçi Ali bin Abbasoğlu Mustafa 21
6 18 Orta boylu kumral sakallı Çiftçi Süleyman bin Kalaycıoğlu Mustafa 27
7 19 Orta boylu ak sakallı çiftçi İbrahim bin Abbasoğlu Ahmed 60
20 oğlu Ahmed 8
21 diğeri Mehmed 5
8 22 Orta boylu kara sakallı Çiftçi Halil bin Güllüoğlu (Kelle/Kelekoğlu) Ahmed 40
23 oğlu Ahmed 11
24 diğer oğlu Mehmed 5
9 25 Orta boylu az kırkara sakallı Çiftçi Ali bin Göllüoğlu Ahmed (Kelek Mehmetoğlu Ali) 40
10 26 Orta boylu köse sakallı Rençber Kelek Ahmed bin Mehmed, 1 ay önce çalışmak için Bayındır’a gitmiş (İzmir tarafında) 30
11 27 Orta boylu az bıyıklı Ali [bin] Abdioğlu Hasan 20
28 karındaşı Abdulbaki 12
12 29 Orta boylu kara sakallı Çiftçi Yusuf bin Abdioğlu Abdullah 35
30 oğlu şabebred Mehmed 13
31 diğeri Abdullah 3
32 karındaşı orta boylu kumrak sakıllı Ali 25
13 33 Orta boylu ter bıyıklı Habib bin Karacalı? Ali 18
34 karındaşı Musa/Kuddüs 13
14 35 Orta boylu kır sakallı Rençber Hasan bin Piri Hüseyin 45
36 oğlu Hüseyin 5
15 37 Mehmed bin Alipaşa 17
16 38 Orta boylu karaca azkır sakallı Rençber İbrahim bin Ak Mehmed 45
39 oğlu Mustafa 14
40 Diğğri Mehmed 13
41 diğeri Hasan 6
42 diğeri Ali 2
17 43 Abdullah bin Sipahi Mustafa 17
44 karındaşı İsa bin Mustafa 16
45 diğer karındaşı Mehmed bin Mustafa 12
46 diğeri İbrahim bin Mustafa 8
18 47 Orta boylu ak sakallı Değirmenci Hacı Veli bin Hacı Musa 65
48 oğlu orta boylu ter bıyıklı Yusuf 19
49 hafidi (torunu) Abbas bin Musa 6
19 50 Orta boylu köse sakallı Çoban Veli bin Yörük Ahmed 30
51 oğlu Hasan 3
20 52 Orta boylu sarı bıyıklı Çiftçi Yusuf bin Top Hasan 25
53 karındaşı orta boylu kumral bıyıklı Musa bin Top Hasan 23
54 diğeri Ahmed 17
55 diğeri Mehmed 10
21 56 Orta boylu kumral sakallı Çiftçi Abdurrahman bin Top Ali (Top Hasan) 40
57 oğlu Ali 14
58 diğeri Ebubekir 12
22 59 Orta boylu ak sakallı Hatib Mustafa Efendi bin Abdurrahman 60
60 oğlu uzun boylu kumral sakallı İbrahim 25
61 diğeri Yusuf 15
23 62 Orta boylu kır sakallı Rençber Ahmed bin Abdurrahman, 5 ay önce tahsil için Alanya tarafına gitmiş 45
24 63 Orta boylu köse kara sakallı İsa bin Ömer 45
64 oğlu Ömer 13
25 65 Orta boylu kır sakallı Hasan bin Gederetli Mehmed 40
66 oğlu Mehmed 5
26 67 Orta boylu kır sakallı Çiftçi Ali bin Osman 45
68 oğlu orta boylu kumral sakallı Mehmed 25
69 diğeri orta boylu kumral sakallı Ahmed 23
diğeri Süleyman, Rumeli ordusunda asker 18
70 hafidi (torunu) Osman bin Ahmed 3
27 71 Orta boylu ak sakallı Rençber Tabur Mehmed bin Ali 60
28 72 Abdullah [bin] Pabışoğlu? Abdullah 15
29 73 Orta boylu kır sakallı Çiftçi Ahmed bin Hızırbali Hasan 45
74 oğlu orta boylu ter bıyıklı Mehmed 18
30 75 Uzun boylu kır sakallı Rençber Veli bin Cırnaz Mustafa 46
76 oğlu Ali, yekçeşm (tekgözü kör) 11
77 diğeri Mehmed 8
31 78 Mehmed bin Cırnaz Mustafa 13
32 79 Ortaboylu köse kır sakallı Çiftçi Ahmed bin Ağzıkoca Hüseyin 45
80 oğlu şab-ebred Hüseyin 17
81 diğeri Halil 11
82 diğeri Ali 8
83 diğeri Mehmed 1
33 84 Ortaboylu az kırköse sakallı Çiftçi Mehmed bin Ağzıkoca Hüseyin 45
85 Ortaboylu ter bıyıklı Mustafa 19
diğeri Hasan, Rumeli ordusunda asker 17
86 diğeri Ahmed 14
87 diğeri Halil 2
34 88 Ortaboylu kumral sakallı Rençber Ahmed bin Çakaloğlu Abdulkadir 30
89 oğlu Mehmed bin Dede 14
35 90 Ortaboylu köse sakallı Mehmed bin Nazlı Abdullah 20
36 91 Ortaboylu kumral sakallı Abdurrahman Hoca bin Mustafa 35
92 oğlu Mehmed 1
37 93 Ortaboylu kumral az kır sakallı Çiftçi Abdullah bin Ağzıkocaoğlu Hüseyin 41
94 oğlu Ali 6
95 diğeri Abdi 3
38 96 Ortaboylu kumral sakallı Rençber Süleyman bin Ağzıkoca Hüseyin 35
97 oğlu Hüseyin 6
39 98 Ortaboylu kumral sakallı Rençber İbrahim bin Dede 30
99 oğlu Ali 8
40 100 Ortaboylu kumral sakallı Rençber Öneği Musa bin Mustafa 35
101 oğlu Mustafa 15
102 diğeri Hasan 7
103 diğeri Hüseyin 3
104 diğeri Mehmed 1
41 105 Ortaboylu ak sakallı Kasım bin Abdullah 70
106 oğlu Ortaboylu kumral sakallı Mehmed 25
107 hafidi (torunu) Mustafa bin Hasan 7
108 diğeri Mehmed bin Hasan 3
42 109 Ortaboylu sarı sakallı Çiftçi İbrahim bin İmamoğlu Mehmed 30
43 110 Ortaboylu ter bıyıklı Mahmud bin İmamoğlu Mehmed 19
44 111 Ortaboylu kumral bıyıklı Kasap Mehmed bin İmamoğlu Mehmed 21
45 112 Ortaboylu kara sakallı Rençber Kıllıbaş Mehmed bin Süleyman 30
113 oğlu Hasan 14
114 diğeri Ali 8
46 115 Ortaboylu kumral sakallı Rençber Köse Ahmed bin Süleyman 40
116 oğlu Süleyman 13
117 diğeri Mehmed 11
118 diğeri Hüseyin 8
119 diğeri Musa 6
120 diğeri Mustafa 2
47 121 Ortaboylu kumral sakallı Eskici Mustafa bin İbrahim 36
122 oğlu İbrahim 15
123 diğeri Osman 8
124 diğeri Hüseyin 5
48 125 Orta boylu kara sakallı Rençber İbrahim bin Zeybek İbrahim 33
126 oğlu İbrahim 12
127 diğeri Osman 8
49 128 Ortaboylu kumral sakallı İsmail bin Zeybek İbrahim 28
50 129 Ortaboylu kumral sakallı Çiftçi Ömer bin Zeybek İbrahim 25
130 oğlu Osman 5
131 diğeri İbrahim 3
51 132 Ortaboylu ak sakallı Çiftçi Süleyman bin İsaoğlu Mustafa 80
133 oğlu orta uzun boylu kır sakallı İsa 45
134 hafidi (torunu) Mustafa bin İsa 18
135 diğeri Süleyman bin İsa 16
136 diğeri Salih 14
137 hafidi (torunu) Mehmed bin Mustafa 3
52 138 Ortaboylu kumral sakallı Çiftçi Abdurrahman bin İsaoğlu Süleyman 45
139 oğlu Ali 17
140 diğeri Hasan 13
141 diğeri İbrahim 10
142 diğeri Osman 7
143 diğeri Mustafa 5
53 144 Ortaboylu kumral sakallı Çiftçi Musa bin İsaoğlu Süleyman 41
145 oğlu orta boylu müzellef (seyrek) sakallı Ahmed, mecnun (zihinsel engelli) 20
146 diğeri Mehmed 16
54 147 Ortaboylu kumral sakallı Eskici Hasan bin İsa 30
148 oğlu Hüseyin 7
karındaşı orta boylu ter bıyıklı Mehmed, Rumeli ordusunda asker 18
149 diğer karındaşı Mustafa bin İsa 14
55 150 Ortaboylu kara sakallı Çiftçi Ali bin İsaoğlu Ali 30
151 oğlu Hüseyin 6
152 diğeri Mehmed 2
56 153 Ortaboylu kır sakallı Bağrıaçık Musa bin Veli 45
154 oğlu orta boylu ter bıyıklı Veli 19
57 155 Ortaboylu kumral sakallı Çiftçi Mustafa bin İsaoğlu Memiş 30
156 oğlu Memiş Mehmed 9
157 diğeri İbrahim 6
158 diğeri Hüseyin 5
159 diğeri Abdurrahman 3
58 160 Ortaboylu kumral sakallı Çiftçi Osman bin İsaoğlu Memiş 28
161 oğlu Memiş 8
162 diğeri İsa 1
59 163 Ortaboylu kumral sakallı Veli bin İsaoğlu Memiş 23
60 Orta boylu ter bıyıklı Bayram bin İsaoğlu Memiş, redif askerlerinden olup firari olarak gelmiş 20
164 karındaşı Mehmed bin Memiş 17
61 Hasan bin Koca Süleyman, Rumeli ordusunda asker 19
165 karındaşı Yusuf [bin] Süleyman 17
62 166 Orta boylu kır sakallı Rençber Tingiş Hasan bin Ali 50
167 oğlu Ali 8
168 diğeri Ahmed 5
169 diğeri Süleyman 1
63 170 Ortaboylu kumral sakallı Rençber Gök Musa bin Ali 30
171 oğlu Ali 8
172 diğeri Veli 4
64 173 Ortaboylu kumral sakallı Rençber Yağır Mehmed bin Ali 25
65 174 Uzun boylu kır sakallı Çiftçi Hasan bin Tingişoğlu Musa 50
oğlu Mehmed, Şam ordusunda asker 18
175 diğeri Mustafa 14
176 diğeri Musa 12
177 diğeri Hüseyin 4
66 178 Ortaboylu kumral sakallı Çiftçi Osman bin Ali 30
179 oğlu Ali 8
180 diğeri İbrahim 5
181 diğeri Ömer 3
67 Musa bin Tingişoğlu Mustafa, Rumeli ordusunda asker 18
182 karındaşı Mehmed bin Mustafa 15
183 Abdullah bin Abdullah Usta 3
68 184 Orta boylu kır sakallı Hüseyin Hoca bin Mustafa 50
185 oğlu uzun boylu kumral sakallı Hasan 30
186 hafidi (torunu) Mustafa bin Hasan 13
187 diğeri Musa bin Hasan 2
69 188 Ortaboylu kumral sakallı Rençber Mustafa bin Burunlu? Mehmed 20
189 oğlu Mehmed 3
70 190 Orta boylu ak sakallı Çiftçi Abdurrahman bin Molla Yusuf 60
191 oğlu orta boylu ter bıyıklı Abdurrahman 18
Aded nefer: 198

Sorkun, daha sonraki yıllarda yayınlanan salnamelerde (yıllıklarda) ise müstakil köy olarak karşımıza çıkmaktadır. Hicrî 1314 Miladî 1898 yılına ait salnamede Sorkun 103 hane ve 590 nüfustan müteşekkil bir köy dür.
Ali Coşkun
Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü
Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı
Cağaloğlu/İstanbul

coskun.ali@mynet.com
ali.coskun@basbakanlik.gov.tr

=================================================================================
Köyümüz (Kasabamı) :

Karaman İli eski kayıtlarına göre; Oğuz Türklerinin Sorku soyundan gelenler tarafından 1500 lü yıllardan önce kurulmuştur.

Sorku adı zaman içerisinde söyleyiş değişikliğine uğrayarayarak bugünkü Sorkun adını almıştır.

Sorkun Kasabamız: Bavlas, Sorkun, Kozlu,İsalı,Kızılçalı,Sugözü,Hıdırbal,Toplar ve Aşağı Mahalle adlarındaki yerleşim birimlerinden oluşmuştur.Oldukça geniş bir yerleşim yerine sahiptir.

Köyümüz, belediyelik olduktan sonra; Güney ve Çarşamba adında iki mahalleden oluşturulmuştur.
1830′dan sonra oluşturulmaya başlanan muhtarlık teşkilatıyla Sorkun nüfusça daha gelişmiş olan Değirmen deresi (Dere) köyüne bağlanmıştır. 1840 ve 1846 tarihli Temettuat defterlerinde bu köye bağlı bir mahalle olarak karşımıza çıkar. 1840 tarihli defterde Sorkun direk Dere karyesi içerisde kaydedilirken, 1846 tarihli kayıtlarda Dere karyesine bağlı 70 haneli bir mahalledir. Mahallede yaşayan halkın ekseriyeti geçimini amelelik ve hayvancılıktan temin etmektedir. Bu tarihte Sorkun’da 1 imam, 4 çiftçi, 2 tüccar, 2 hidmetkar, 2 eskici, 2 asker, 1 yaşlı (vergiden muaf), 56 amele kayıtlıdır. Deftere kaydedilen 85 dönüm ekilelebilir arazi vardır.

Sorkun, daha sonraki yıllarda yayınlanan salnamelerde (yıllıklarda) ise müstakil köy olarak kaydedilmiştir. 1898 yılına ait salnamede Sorkun 103 hane ve 590 nüfustan müteşekkil bir köy dür.

1915′teki sayımda ise köyün nüfusu 146 hanede 342′si erkek 389′u kadın olmak üzere 731 olarak belirlenmiş.

1846 Tarihli Temettuat Defteri’ne göre Sorkun’daki Hane reisleri (Her nekadar isimler yazılırken lakab kullanılmamışsada ilgilenenlere bir fikir verebilir.)

1-Muharrem oğlu Yusuf Efendi, imam

2-Abbas Mehmed oğlu Mehmedi, çiftci

3-Kerim oğlu Abdulkadir, çiftci

4-Mustafa oğlu Abdulkadir, çiftci

5-Abbas Mustafa oğlu Ali, çiftci

6-Molla Yahya Mustafa oğlu Süleyman, amele

7-Abbas Ahmed oğlu İbrahim, amele

8-Kelle Ahmed oğlu Halil, tüccar

9-Kelek Mehmed oğlu Ali, amele (Çolaklar mahlesinden olmalı)

10-Kelek Mehmed oğlu Ahmed , amele (Çolaklar mahlesinden olmalı)

11-Hasan oğlu Ali, amele

12-Abdullah oğlu Yusuf, amele

13-Ali oğlu Habib, amele (Aşağı Sorkun camisinin eski imamı rahmetli Habib dayının ad aldığı dedesi. Ayrıca 1862 doğumlu Fatma Uygun baba adı Habib)

14-Hüseyin oğlu Hasan, amele

15-Ali Paşa oğlu Mehmed, amele

16-Mehmed oğlu Ak İbrahim, amele

17-Mustafa oğlu Abdullah, hizmetkâr

18-Hacı Musa oğlu Hacı Veli, amele

19-Ahmed oğlu Veli, amele

20-Top Hasan oğlu Yusuf, amele (Toplar mahallesinden)

21-Top Hasan oğlu Abdurrahman, amele (Çolaklar mahlesinden olmalı)

22-Abdurrahman oğlu Mustafa Efendi, amelmande (ihtiyar)

23-Abdurrahman oğlu Ahmed, amele

24-Ömer oğlu İsa, amele

25-Mehmed oğlu Hasan, amele

26-Osman oğlu Ali, amele

27-Tayyar Ali oğlu Mehmed, amele

28-Abdurrahman oğlu Abdullah, amele

30-Çırnaz Mustafa oğlu Veli, amele

31-Çırnaz Mustafa oğlu Mehmed, Hidmetkar

32-Ağzıkoca Hüseyin oğlu Ahmed, amele

33-Ağzıkoca Hüseyin oğlu Mehmed, amele

34-Çakal Kadir oğlu Ahmed, amele

36-Nazlı Mehmed oğlu Mehmed, amele

37-Mustafa Efendi oğlu Abdurrahman, amele

38-Ağzıkoca Hüseyin oğlu Abdullah, amele

39-Ağzıkoca Hüseyin oğlu Süleyman, amele

40-Dede oğlu İbrahim, amele

41-Mustafa oğlu Musa, amele

42-Abdullah oğlu Kasım, amele

43-Mehmed oğlu İbrahim, amele

44-İmam Mehmed oğlu Mehmed, amele

45-İmam Mehmed oğlu Mehmed (Mükerrer yazılmış), amele

46-Süleyman oğlu Kıllı Mehmed, amele

47-Süleyman oğlu Kıllı Ahmed, amele

48-İbrahim oğlu Mustafa, Eskici

49-Zeybek İbrahim oğlu İsmail, amele (galiba İsali mahallesinden)

50-İbrahim oğlu Ömer, amele

51-İbrahim oğlu İbrahim, amele

52-İmam Mustafa oğlu Süleyman, amele

53-Süleyman oğlu Abdurrahman, amele

54-Süleyman oğlu Musa, amele

55-İsa oğlu Hasan, eskici

56-İsa oğlu Ali, amele

57-Veli oğlu Bağrıaçık Musa, amele

58-İsa oğlu Mustafa, amele

59-Memiş oğlu Osman, amele

60-Memiş oğlu İsa, amele

61-Memiş oğlu Bayram, amele

62-Süleyman oğlu Hasan, asker’de

63-Tingiş Ali oğlu Hüseyin, amele

64-Ali oğlu Musa, amele

65-Ali oğlu Mehmed, amele

66-Musa oğlu Hasan, amele

67-Ali oğlu Osman, amele

68-Mustafa oğlu Musa, asker’de

69-Abdullah oğlu Eytam Abdullah, yetim

70-Mustafa Hoca oğlu Hüseyin, amele

[71]-Molla Yusuf oğlu Abdurrahman

Osmanlı Arşivleri daire başkanlığı Ali ÇOŞKUN

Go to Top